Böbrek Ve İdrar Yolları Taşları « Böbrekler ve İdrar Yolları
Böbrek taşları nasıl meydana gelir?
Bunlar kalsiyum, fosfat, amonyum gibi inorganik tuzların bir bil simidir. İçinde ürik asit veya amino asitlerin bulunduğu organ karışımlardan da meydana gelebilir.
Böbrek taşlarının meydana gelmelerinin sebepleri nelerdir?
Bazı hallerde esas nedenler bilinmektedir. Mesela, gut hastalığı da böbrek ifrazatında yüksek bir kan-ürik asit konsantrasyonu ayrıca yüksek ürik asit konsantrasyonu bulunmaktadır. Bunlar ürik asit türü taşlarının meydana gelmesine yol açmaktadır. Yine bunun benzeri olarak, kalsiyum metabolizma bozukluklarında, idrar ve böbreklerde kalsiyum türü taşlar meydana gelmektedir. Ancak, vakaların çoğunluğunda bunun asıl mekanizması bilinmemektedir. Bununla beraber taşların meydana gelmelerinin çeşitli nedenleri vardır:
a. Düzensiz gıda alımı.
b. İdrarda kimyasal dengesizlikler (bunların nedeni bilinmemektedir).
c. İç salgı bezlerinin düzensiz işlemesi, özellikle boyundaki para-tiroid bezleri.
d. Vitamin eksiklikleri.
e. Böbrekte iltihap.
f. İdrar yolunun bir veya birkaç tarafında yetersiz drenaj kudreti.
Böbrek taşları erkek ve kadınlar arasında aynı oranda mı olur?
Hayır. Erkeklerde olma oranı biraz daha fazladır.
Böbrek taşları herhangi bir yaşta mı meydana gelebilir?
Evet. Bunlar çoğunlukla kırk, elli ve altmış yaşlarında olanlarda rastlanmaktadır. Çocuklarda böbrek taşlarına çok az rastlanır.
Böbrek taşları ne gibi belirtiler gösterir?
Bazı hallerde taşlar hareketsizdir ve belirti göstermezler. Bu tür taşlar ancak kazara meydana çıkabilir. Genellikle taşlar idrarda sancı durumu, cerahat hücreleri, kan, belirtileri gösterir ve çok kez de böbrek fonksiyonunda arıza yaparlar.
Böbrek taşları tek mi veya birden fazla mı olur?
Genellikle tek olur. Ancak birden fazla da olabilirler. Birden fazla oldukları hallerde iki böbrekte de bulunabilirler.
Böbrek taşlarının büyüklüğünde büyük farklar olabilir mi?
Evet. Bunlar kum tanesi boyunda mikroskobik taşlardan mercan veya geyik boynuzu biçiminde böbreğin biçimini almış olan çok büyük taşlar olabilir.
Bütün böbrek taşlarının cerrahi müdahale ile alınması gerekli midir?
Hayır. Bunların birçoğu kendiliklerinden kaybolur. Bunların bazıları hareketsizdir ve sancıya neden olmazlar, enfeksiyon yapmazlar ve böbrek fonksiyonlarını bozmazlar. Bu gibi taşlar kendi hallerinde bırakılmalıdır. Ameliyatla alınması gereken taşlar geçit vermeyecek ölçüde büyük olanlar, tıkama ve enfeksiyonlara, devamlı sancıya ve periyodik şiddetli sancıya neden olanlar, böbrek fonksiyonunu artıcı surette zedelemekte olanlardır.
Böbrek taşlarını dağıtabilecek ilaçlar var mıdır?
Hayır. Bununla beraber az fosforlu diyet, kalevi (alkalik) diyet gibi rejimlerle taşın büyümesi bazen önlenebilinmekte veya yeni taşların meydana gelmesine imkan verilmemektedir. Aynı görevi yapan bazı ilaçlarda vardır: (Basalgel, asitli tuzlar, alkalik tuzlar).
Taşları dağıtabilecek solüsyonlar var mıdır?
Taşları ufaltabilecek solüsyonlar vardır ve bunlar bazı hallerde taşları dağıtmaya bile yararlı olmaktadır. Fakat bu solüsyonların yararlı olabilmesi için taşlarla yeterli bir süre direkt temasta kalmaları gerekmektedir.
Bu demektir ki, eğer taş böbrek içerisindeyse, bu böbreğe bir sonra indirilmeli ve birkaç gün süreyle orada bırakılmalıdır. Bu metot her zaman kullanılamaz ve belli bir tedavi metodu olarak kabul edilemez. Üstelik, bu metodun hatalı kullanılması yüzünden ölümle sonuçlanan vakalara rastlanmıştır.
Böbrek taşları kendiliklerinden dağıldıktan veya cerrahi müdahale ile çıkarıldıktan sonra tekerrür eder mi?
Evet. Ancak rejime riayet edilmesiyle, fazla sıvı ve bazı ilaçların alınmasıyla, idrar yolunda enfeksiyon ve tıkanmalara meydan vermemekle, bunların yenilenmesinin önlenmesine yardımcı olunur. Bütün bu tedbirlere rağmen, bazı hallerde taşlar az bir oranda bile olsa yeniden tekerrür edebilir.
İdrar yolundaki taşlar nedir?
İdrar yolu (ureter), böbreği sidik torbası ile bağlayan boru biçimindeki bir yapıdır. Taşlar nadiren ilk olarak idrar yolunda teşekkül ederler ve genellikle böbrekte teşekkül eden taşlar oradan geçerken saplanıp kalırlar. Orada teşhis edildikleri zaman bunlara mesane yolları taşları adı verilmektedir.
İdrar yolundaki taşlarda ne gibi belirtilere rastlanılır?
Başlıca belirti kolik tipi şiddetli bir sancıdır. Bu sancı o kadar şiddetli olabilir ki en kuvvetli narkotik ilaç bile tesirsiz kalabilir. Eğer taş böbrekten idrar akımını engellerse hastanın ateşi yükselebilir. Eğer gelen idrar enfekte olmuşsa ateş çok yükselebilir ve üşümeden ileri gelen ciddi titremeler de olabilir. Baş dönmesi, kusma ve kabızlık da yaygın belirtilerdir. Devamlı idrar ve idrar etmekte güçlüğe de rastlanmaktadır. Vakaların çoğunluğunda idrarda kan görülür.
İdrar yolundaki taşların tedavisi nasıl yapılır?
İlk önce, sancı kontrol altına alınmalıdır. Ondan sonra, eğer enfeksiyon varsa, antibiyotik veya sulfamitli ilaçlar ile tedaviye girişilmelidir. Eğer sancı ve enfeksiyon bu yollarla kontrol altına alınamamışsa c zaman böbreklerin drenaj usulüyle temizlenmesi gerekecektir. Bu ameliye taşın etrafından bir sistoskop içerisinden bir sondanın geçirilmesiyle yapılmaktadır. Eğer sonra taşın etrafından yerleştirilemezse o zaman cerrahi müdahale gerekir.
İdrar yolunda taş bulunduğu zamanlarda cerrahi müdahale her zaman gerekir mi?
Hayır. Bu gibi taşlar genellikle kendiliklerinden kaybolur. Eğer araya bir enfeksiyon girmediği takdirde, sancı yenilenmezse ve idrar akışı engellenmemişse, o zaman taşın kendiliğinden kaybolmasının beklenmesi tavsiye edilir. Bu durum birkaç gün veya birkaç hafta içerisinde meydana gelebilir.
İdrar yolunda taş bulunduğu hallerde ne zamanlar cerrahi müdahale gerekmektedir?
a. Taş kendiliğinden geçemeyecek kadar büyükse.
b. İdrar akımı uzun zaman engellenmişse.
c. Şiddetli sancılar sık sık tekrarlanmaktaysa.
d. Enfeksiyon inatçıysa.
e. Böbreklerin çalışması bozulmuşsa.
Taş, sistoskop içerisinden geçirilen bir aletle kavranılabilinir mi?
Evet. Taş kavrayıcı aygıtlar vardır ve bunlarla bazı hallerde taş idrar yolundan geçirilebilinir. Bütün bu metotlar başarısız olursa o zaman cerrahi müdahale gerekir.
İdrar yolundan bir taşın ameliyatla çıkarılması ciddi bir cerrahi müdahale sayılır mı?
Ciddi bir müdahale olmakla beraber ölüm tehlikesi yok denebilecek derecede azdır.
İdrar yolundan taş çıkarılması için yapılan bir ameliyattan sonra hastanın ne kadar süre hastanede kalması gereklidir?
On ila on iki gün.
İdrar yolundan ameliyatla taş çıkartılan bir hasta ameliyat sonrası normal bir hayat sürdürebilecek midir?
Evet.
Böbrek taşından bir kez mustarip olan bir hasta periyodik olarak doktoru tarafından muayene edilmeli midir?
Evet. Üstelik taşın yenilenmesine engel olabilmek için yukarıda gösterilen ön tedbirleri alması da gerekecektir.
Homoseksüellik « Seks
Homoseksüelliğin sebepleri hangileridir?
Genellikle erken çocukluk çağında evdeki duygusal problemler ve duygusal davranışlardan ileri gelen bir nevroz olarak kabul edilmektedir. Homoseksüelliğin geçişmesi çocuğun annesi, babası ve kardeşleri ile olan ilişkilerine sımsıkı bağlıdır.
Homoseksüellik fiziki bir sakatlık mıdır?
Hayır. İnsanlar homoseksüel olarak doğmazlar. Çoğunlukla davranışla ileri gelen bir rahatsızlıktır.
Homoseksüellik irsi olabilir mi?
Hayır.
Homoseksüellik eğilimi hangi yaşta meydana çıkar?
Bazı hallerde erginlik çağının başlarında görülebilir.
Erginliğe erişmekte veya erginlik çağının başlarında olan genç erkek veya kızda homoseksüellik eğilimleri görülürse ne yapılmalıdır?
Bu kişi bilgili bir psikiatrise götürülmelidir. Söz konusu erkek veya kızın ihtiyacı olup olmadığını, o kararlaştırabilir.
Homoseksüellik ters çevrilebilinir mi?
Eğer böyle bir kişi karşı cinse seks ilgisi duyan bir kişiliğe sahip olmak istiyorsa, psikiatrik tedavi yoluyla yönünü değiştirmesine yardımcı olunabilir.
Karşı cinse cazibesi olan bir kişi homoseksüellik eğilimine kapılabilir mi?
Ancak bu eğilim belirti göstermeden, şuuraltında var olmuş ve uzun süre karşı cinsle ilişki kurmak olanaklarından mahrum kalmışsa evet.
Homoseksüellik günümüzde artış göstermekte midir?
Öyle zannedilmemektedir. Ancak, homoseksüeller bugün artık eğilimlerini eskiden olduğu kadar gizlemek lüzumunu hissetmemektedirler. Bundan dolayıdır ki, homoseksüelliğin artış kaydetmekte olduğu intibaı uyanmaktadır.
Hiperinsülinizm « Pankreas
Hiperinsülinizm nedir?
Bu durumda insülin üreten hücrelerin (Langerhans adacıkları) normalin çok üstünde insülin ürettikleri ve kan akımına ifraz etmekte oldukları görülmektedir.
Hiperinsülinizm neden meydana gelir?
Bazı vakalar pankreasın içerisinde gelişen bir tümörden meydana gelmektedir. Bu durumda insülin üreten hücreler fazla büyüyerek bu tümörü geliştirmektedirler. Başka vakalar guddenin metabolizmasının bozulmasından ileri gelmektedir. Bu durumda ise anormal derecede artmış miktarda insülin kan akımına ifraz edilmektedir.
Hiperinsülinizmin belirtileri nelerdir?
Birdenbire müthiş bir acıkma, ellerin titremesi, gözlerin önünde siyah noktalar, dalgınlık, bayılmak ve ciddi vakalarda bayılma ile sonuçlanan ispazmozlar. Bu nöbet hallerinde alman kanın muayenesinde kan dolaşımındaki şekerin çok düşük bir düzeyde olduğu görülecektir:
Hangi yaştakiler hiperinsülinizme daha meyilli olurlar?
Genç erginler, yaşlılara nispetle bu hastalığa yakalanmağa daha meyillidirler.
Hiperinsülinizm ile birlikte her zaman pankreasta bir tümör bulunur mu?
Çok vakalardaki hastalar muayeneden geçirildikleri zaman pankreas hiçbir anormallik göstermeyecektir. Ancak, pankreasın bir parçası mikroskopla muayene edildiği vakit bazı hallerde tümör gelişmesi olmadan da insülin üreten hücrelerin fazlasıyla büyümüş olduğu görülecektir.
Pankreasta adenomlar ne boyda olur?
Bunlar 1 ila 2,5 santim çapında olan yara berelerdir. Karnın muayenesinde bunlar hissedilemezler.
Hiperinsülinizm nasıl tedavi edilir?
Önce tıbbi yollar denenir. Bu büyük derecede insülin üretimini tahrik ve teşvik etmemek için gıda rejiminde hastaya çok az miktarda şeker verilmesi olacaktır. Eğer bu tedavi metodu yeterli olmazsa, o zaman karın bir keşif ameliyatı olarak açılır ve bir tümör aranır (pankreas adenomaşı).
Ameliyatta pankreasta tümör bulunmazsa hiperinsülinizm için ne gibi bir cerrahi müdahale yapılması gerekecektir?
Bazı operatörler pankreasın üçte biri veya yarısının alınmasını öngörmektedirler. Başkaları ise bu yöntemin yararlı olamayacağını ve fazla riskli olduğu düşüncesindedirler.
Eğer pankreasta selim bir adenoma bulunmuşsa bu cerrahi müdahale ile çıkarılabilinecek mi?
Evet. Bu tehlikeli bir ameliyat değildir ye hasta genellikle hiperinsülinizmden tedavi edilmiş olunur.
Hiperinsülinizm iyileşir mi?
Vakaların büyük çoğunluğunda evet. Ancak, örneğin iç salgı bezleri, böbreküstü bezleri ve hipofiz guddesi gib başka guddelerin, pankreas fonksiyonu bozukluğuna neden olmadıklarını tespit etmek için, hastanın sıkı bir muayeneden geçirilmesi çok önemlidir.
Hiperinsülinizmin mide veya onikiparmak bağırsağı ile ilişkili olduğu görülür mü?
Evet. Fazla insülin ifraz eden kişilerin peptik ülseri olmaya daha çok eğilimleri oldukları tespit edilmiştir. Bu durum Zollinger-Elli son sendromu olarak da tanınmaktadır.
Zollinger-Ellison sendromu nasıl tedavi edilir?
Eğer pankreasta tek bir tümör bulunmuşsa bu alınmalıdır. Ne var ki her zaman belirli bir tümör bulunmamaktadır ve bu durumda yeni ülserlerin gelişmesini önlemek için bütün midenin alınması gerekebilecektir.
oyun