Sağlık ve Sağlıklı yaşam siteniz

Greyfurt « Besinler ve Özellikleri

Yaz dışında üç mevsim boyunca acımsı tatlı ama çok şifalı suyunu sıkarak keyifle içtiğimiz greyfurt adlı meyvesini veren Altıntop ağacı, Turunçgiller'dendir (Narenciye). Anayurdu Karayipler denizindeki Jamaika adası olan altıntop ağaçları, oradan 17. yüzyılda dünyanın sıcak bölgelerine getirilmiş ve daha sonra ülkemizde, özellikle Akdeniz ve Ege bölgelerinde de yetiştirilmeye başlanmıştır.

4-6 m. kadar boylanabilen altıntop ağacının, toprakta derinlere inebilen sağlam kök bir yapısı ile dik ve düz bir gövdesi vardır. Çok iyi yapılı dallarında, koyu yeşil renkli, sert, parlak ve pürüzsüz yüzeyli iri yaprakları pek sık olarak yer alır. Kışın yaprağını dökmeyen altıntop ağacı, ilkbaharda beyaz renkli, hoş kokulu iri çiçeklerini salkımlar halinde açar.

Sonbaharda olgunlaşan ve portakaldan iri olan greyfurt meyvesi, alt ve üstten basık yuvarlak biçimli, kanarya sarısı renginde, kalın kabuklu ve çeşitlerine göre sarı, kırmızı ya da pembe etlidir. Etinin tadı acımsı olan bu meyve genellikle yenilmez. Suyu sıkılıp ya öylece ya da içine şeker veya taze sıkılmış portakal suyu katılarak içilir.

BESİN DEĞERLERİ

200 gr. taze greyfurtun içerdiği besin değerleri şunlardır: 82 kalori; 1,1 gr. protein; 21.2 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,2 gr. yağ; 0,4 gr. lif; 32 mgr. fosfor; 32 mgr. kalsiyum; 0,8 mgr. demir; 2 mgr. sodyum; 270 mgr. potasyum: 24 mgr. magnezyum; 160 IU A vitamini (kırmızı etlisinde 880 IU A vitamini); 0,08 mgr. B1 vitamini; 0,04 mgr. B2 vitamini; 0,4 mgr. B3 vitamini; 0,64 mgr. B6 vitamini; 4,4 mcgr. folik asit; 76 mgr. C vitamini ve 0,6 mgr. E vitamini.

Tadlandırılmak üzere içine şeker ya da portakal suyu katılan greyfurt suyunun kalorisi doğallıkla artmaktadır.

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

Yukarıda saydığımız önemli besin değerlerinin yanı sıra;

o Greyfurt sağlığımız için şaşırtıcı derecede önemli bir ilaç gibidir: Çünkü, özellikle kötü kolesterolü düşürücü etkisi vardır. Kılcal damarlarımızdaki kan dolaşımını hızlandırır. Damarlarımızı hastalıklardan korur.

o Greyfurt, kansere yakalanma rizikomuzu azaltır: Yapılan araştırmalarda, greyfurtun özellikle mide ve pankreas kanserlerine yakalanma riskini önemli ölçüde azalttığı saptanmıştır.

o Greyfurt yüksek orandaki C vitaminiyle bedenin hastalıklara karşı direncim artırır.

o Ayrıca greyfurt, zengin potasyum içeriğiyle yüksek tansiyonu kontrol altında tutar.

Bütün bu sağlığa yararlı önemli etkilerinden faydalanmak ve özellikle kandaki kötü kolesterol düzeyini düşürmek için greyfurtun meyve suyu şeklinde tüketilmesi değil, aynen portakal gibi dilimlenip etiyle birlikte istenildiği kadar yenmesi öğütlenmektedir.

Dikkat: Yüksek tansiyon, artrit (eklem enfeksiyonu), sedef hastalığı, organ nakli, AIDS ve epilepsi (sara) tedavisi görenler, kullandıkları güçlü ilaçların yan etkilerini artırması rizikosu nedeniyle greyfurt meyvesini yememeli ve suyunu içmemelidir.

ALTINTOP AĞACININ ÜRETİLMESİ

Çarşı ve pazarda meyvesinin greyfurt diye adlandırılmasına karşın, üretici bu meyveyi veren ağacı, altıntop ya da kimi zaman kızmemesi olarak adlandırmaktadır. Altıntop ağacı, turunç ağacı anaçlarına istenen çeşidi aşılanarak üretilir.

Çokyıllık ve değerli bir ağaç olan altıntopu bahçemizde yetiştirmeye niyetlenmişsek bizim için tutulacak doğru yol, herhangi bir üreticiden değil, inanılır ve güvenilir fidan üreticisi kurumlardan, çeşidi belli ve sağlıklı altıntop fidanı satın almak ve soğuklardan zarar görmemesi için özellikle ilkbaharda toprak sıcaklığı 13 dereceye ulaştığında bahçemizde 8 m. aralıklarla açılacak 25-30 cm. genişlik ve derinlikteki ocaklara bu fidanları dikmektir.

ALTINTOP AĞACININ YETİŞTİRİLMESİ

İklim isteği: Tüm turunçgiller gibi, altıntop ağacının da en önemli isteği sıcak bir iklim ortamında yetiştirilmesidir. Altıntop ağacı yetiştiriciliği yapılan yerde sıcaklıkların -2, -3 derecenin altına düşmemesi iyi olur. Çünkü, -9, -10 derecenin altına düşen sıcaklıklarda ağaç donarak ölebilir. Dayanamadığı en yüksek dereceler ise, 45 ve daha yüksek sıcaklıklardır. Altıntop ağaçlarının gelişmesi, 12-13 derecelerde başlar; en hızlı gelişme, 25-31 derecelerde olur ve 37-39 derecelerde gelişme durur.

Meyve bağlaması için en uygun sıcaklık 21 derecedir. Sıcak ve soğuk rüzgârlar, altıntop ağaçlarını kötü biçimde etkilediğinden bulunduğu yerde hâkim rüzgârlara karşı ağaçları korumak için rüzgârkıranlar kurulmalıdır. Ayrıca altıntop ağaçları havanın nispi nem oranından etkilenir. Düşük nem oranındaki hava, ağacın gelişimi ve meyve verimini kötü yönde etkiler.

Toprak isteği: Tüm turunçgiller gibi, altıntop ağaçları da en iyi bol humuslu, derin, süzek (suyu iyi akıntılı), kumlu-tınlı, tınlı ya da killi-tınlı topraklarda yetişir. İyice derine inen köklerinin oksijen gereksinimi fazla olduğundan, altıntop ağacı kesinlikle ağır topraklarda yetiştirilmemelidir. Taban suyunun da genelde toprak yüzeyinin 1,5 m. altında olması istenir. Aksi takdirde toprakta drenaj yapılması gerekir. Toprağın kireç oranına karşı duyarlı olan altıntop ağacı için en uygun pH derecesi, 5,5-6 olmalıdır.

Toprak işleme: Tüm turunçgiller gibi, altıntop ağaçlarının da çok derine inen kökleri vardır. Ama, ağacın köklerinin %90'ı, toprağın 0-90 cm. derinliğindeki yüzlek tabakasındadır. Bu nedenle altıntop ağacının toprak işlemesi, daha derine inilince ağacın kökü kesinlikle parçalanacağından 10 cm. derinlikte yapılmalıdır. Altıntop yetiştiriciliği yapılan bahçenin 15-20 gün aralıklarla yılda 4 kez çapalanması ya da büyük bahçelerde sürülmesi yeterli ve yararlı olur. Yalnız sürme işinde pulluk, derin kazacağından kesinlikle kullanılmamalıdır. Ağacın çevresindeki yabani ot mücadelesi böyle çapalamalarla sağlandığı gibi, herbisit (ot öldürücü) ilaçlarla da yapılabilir.

Sulama: Tüm turunçgiller gibi, altıntop ağaçlarının yıllık su gereksinimi de toprak, iklim ve ağacın gelişme durumuna göre, 800-1.200 mm. arasında değişir. Sulama dönemi olan nisan ayı ortası ile ekim ayı ortası arasındaki 7 aylık sürede, havaların çok sıcak ve kurak olduğu zamanlarda ağaçlara 600-700 mm. arasında değişen miktarda suyun verilmesi gerekir.

Sulama yetersiz olursa ağaç su bulabilmek için köklerini yayar; gelişimi yavaşlar, ürünün verimi ve niteliği düşer. Aşırı sulamada kökleri havasız kalacağından, kök çürüklüğü hastalığı oluşur. Gene meyve verimi ve niteliği düşer. Altıntop ağacının sulama zamanının gelip gelmediği, en kolayca şöyle anlaşılır: Ağacın yaprakları akşam saatlerinde güneş batmadan önce solgunluk gösteriyor ve geceleyin canlanıyorsa ağacın sulama zamanı gelmiş demektir. Öğle saatlerinde meydana gelen geçici solgunluğa aldanmamalıdır.

Gübreleme: Tüm turunçgiller gibi, hepyeşil altıntop ağaçları da topraktan yıl boyunca fazla besin kaldırdığından gübreye gereksinimleri çoktur. Ağaçlara, bulunduğu ortama, yaşına ve gelişmesine uygun olan dengeli gübrelemeyi yapmak için bütün bu faktörlerin ortak etkisini ortaya koyan yaprak ve toprak analizleri yapılmalıdır.

Alınacak sonuçlara göre, ağaçlara verilecek azotlu, potaslı ve fosfatlı fenni kompoze gübre miktarları saptanır. Ayrıca eksikliği duyuluyorsa magnezyum, demir, mangan ve çinko mineralleri verilir. Altıntop ağacına, bu mineral gübrelerden başka 2-3 yılda bir iyi yanmış çiftlik gübresi verilmesi de yarar sağlar.

Budama: Tüm turunçgiller gibi, altıntop ağaçlarına da şekil ve ürün budamaları uygulanır ve genellikle ağaçlara kâse biçimi kazandırılır. Şekil budamasına, ağaçların ürün vermesiyle birlikte başlanır. Turunçgillerde ağaçların budanması ustalık isteyen bir iştir. Bu nedenle budamanın, ağacı iyi tanıyan kişiler tarafından yapılması iyi sonuç verir. Ağaçlarda kurumuş, ezilmiş, hastalanmış, yaralanmış berelenmiş, yaşlanmış dallar kesilip çıkarılmalıdır. Ayrıca obur dalların da ayıklanıp budanması gerekir.

Hasat (Derim): Tüm turunçgiller gibi altıntop ağaçlarının meyvelerinin hasadına da ekim-kasım aylarında başlanır. Ancak, altıntop ağaçları daha erken ve meyve yeşilken hasat edilmeye de başlanabilir. Meyve toplama açık, kuru, güneşli ve ılık havalarda yapılmalı, meyvelerin üzerinde çiy ve kırağı varsa bunların kuruması beklenmelidir. Meyveler ya elle tutulup döndürülerek ve sapı bükülerek kopardır ya da keskin bir bıçakla kesilerek hasat edilir. Hasat sırasında ağaçların dalları kesenkes kırılmamalıdır.

Hastalık ve zararlılarıyla mücadele: Tüm turunçgiller gibi altıntop ağaçlarına dadanan zararlı ve hastalıklarla ilgili de uzmanlara danışılarak, uygun tarım ilacı kullanılıp zamanında, eksiksiz ve aksatılmadan mücadele sürdürülmelidir.

Jet-lag « Hastalıklar

Bütün hayvanların vücutlarının, uyuma, vücut ısısı, üreme zamanı gibi periyodik fonksiyonlarını kontrol eden biyolojik bir iç saatleri vardır. Bu iç saatlerin çoğu, kendi fonksiyonları için kendi zaman dilimlerinde çalışır, ancak ışık ve sıcaklık gibi dış etkenlerden de etkilenir.

Eğer İstanbul'dan Newyork'a uçarsanız, sizin vücut saatiniz hala İstanbul'a ayarlıdır. Örneğin İstanbul'dan saat 12:00'de havalanır, 8 saatlik bir uçuştan sonra Newyork'a varırsanız, vücut saatiniz 20:00'dedir ama Newyork saat 13:00'ü yaşamaktadır. Vücudunuzun saati ortama göre 7 saat ileridedir. Karnınız acıkacak, biraz sonra uykunuz gelecektir ama, akşam olmasına bile daha 7-8 saat vardır,

İşte bu olaya jet-lag denilir. 'Lag'in İngilizce'de anlamı geri kalma, gecikmedir. Bu durumda uçuştan sonra insanda yorgunluk duyulmakta, özellikle okuma, araba kullanma ve iş görüşmeleri gibi konularda motivasyon ve konsantrasyon eksikliği görülmektedir.

Dünya dönüşünü 24 saatte tamamladığından, dünya yüzeyi kuzeyden güneye her biri l saatlik 24 zaman bölgesine bölünmüştür. Örneğin İstanbul ile Newyork arasında 7 zaman bölgesi vardır ve aynı anda İstanbul'da saat 14:00 iken, Newyork'ta sabah 07:00'dir.

NASA'ya göre insan vücudunun biyolojik saatinin her bir zaman bölgesine, yani bir saatlik bir zaman değişimine alışması bir gün almaktadır. Bu durumda İstanbul'dan New York'a gidince vücut kendini ancak 7 gün sonra adapte edebilmektedir. Jet-lag olayı uçma mesafesine değil, kaç zaman bölgesinden geçtiğinize bağlıdır. Aynı mesafe, aynı zaman bölgesinde kuzey-güney mesafesinde gidilince jet-lag olayı görülmemektedir.

Jet-lag olayının doğuya doğru mu, yoksa batıya doğru mu seyahatte daha çok görüldüğü tartışma konusudur. Şüphesiz bu insanların çoğunluğunun yapısına ve yaşam düzeyine bağlıdır. Yapılan anketler sonucunda, çoğunluğun doğuya doğru yapılan uçuşlarda daha çok rahatsız olduğu, insanın vücut saatini hızlandırmada, yavaşlatmaya göre daha fazla zorlandığı görülmektedir.

Küçük çocukların pek etkilenmediği jet-lag olayından en çok etkilenenler ise günlük yaşantısı düzenli ve rutin işler yaparak yaşayanlardır. Uçaktaki havanın kuru olması, seyahat süresince hareketin kısıtlı olması, içki içilmesi, yeterli sıvı içecek alınamaması, farklı iklimde farklı yemekler, insanlarda jet-lag'a karşı direnç kırıcı diğer etkenlerdir.

Difteri « Salgın Hastalıklar

Difteri nedir?
Boğazı ve bazı hallerde hançereyi etkileyen bulaşıcı bir çocuk hastalığıdır.

Difteri neden meydana gelir?
"Klebs-Löffler" denilen bir basilden meydana gelmektedir.

Difteri yaygın olan bir hastalık mıdır?
Hayır. Eskiden bu hastalık salgın halinde gelmekteydi; ancak günümüzde yaklaşık bütün çocuklara önleyici enjeksiyonlar yapılmakta olduğundan, bu hastalık çok nadir hallerde rastlanan bir hastalık haline gelmiştir.

Difteri nasıl bulaşır?
Hastalık bir hastadan başkasına hapşırmakla, öksürmekle veya damlacık enfeksiyonu yoluyla bulaşmaktadır.

Difterinin belirtileri nedir?
Hafif ateş, boğaz ağrısı ve bademciklerde veya boğazda meydana gelen karakteristik zarların gelişmesi. Difteri hançere ve burunu etkilediği zaman nefes almada zorlama meydana getirmektedir.

Difteri bademcik iltihabından nasıl ayırt edilebilir?
Doktor karakteristik difteri zarını tanıyabilecek ve doğru teşhise varabilecektir.

Difteri en çok hangi yaş gruplarında olmaktadır?
Altı aylıktan küçük çocuklar, genellikle hastalığa karşı muafiyetleri (bağışıklıkları) vardır. Altı aylıktan sonra her yaş grubunda hastalık meydana gelebilir.

Difteri doğrudan temas dışında başka yollardan da bulaşabilir mi?
Evet. Bu hastalığın mikropları bulunan sütün içilmesiyle, hastalığın bulaştığı birçok vakada görülmüştür.

Difteri ciddi bir hastalık mıdır?
Evet. Çünkü hançereyi etkilediği hallerde burada yapacağı engelleme ile ölüme neden olabilir veya nefes almayı zorlaştırdığı için hançere felci gelişmesine yol açabilir. Kalp adalesinin ciddi şekilde zedelenmesi de muhtemeldir.