Mısır « Besinler ve Özellikleri
Yaz mevsiminde kebap edilmişini ya da haşlanmışını, kışın patlatılmışını çerez olarak zevkle yediğimiz mısırı veren Mısır bitkisi, Buğdaygiller'dendir. En çok 3-4 m'ye kadar boylanabilen biryıllık bu iri tarım bitkisinin anayurdu Güney Amerika'dır. Oradan denizciler tarafından Avrupa, Afrika, Çin ile Hindistan'a getirilmiş ve daha sonra tüm dünyada yaygın biçimde yetiştirilmeye başlamıştır.
Ülkemizde, Mısır'dan getirildiği için bitkiye bu adın verildiği sanılmaktadır. Mısır bitkisinin 4 cm. çapa erişen sert ve dik gövdesi, boğumlu ve bu boğumlar arasında gövdenin içi boştur. Gövde üzerinde, almaşık dizili yeşil renkli, üstü paralel çizgiler şeklinde damarlı, şerit biçimli yapraklarının ucu sivridir. Bitkinin iki farklı çiçeği vardır: Erkek çiçekleri bitkinin üst ucunda salkım başak biçiminde, dişi çiçekleri yaprak koltuğundan çıkan ve olgunlaştığında 25 cm. uzunluğa erişen koçanlar üzerinde yer alır. Dişi çiçeklerin yaz mevsiminde olgunlaşmasıyla meydana gelen mısır tohumları (taneleri), kalın bir sap olan bu koçanlar üzerinde düzgün sıralar halinde dizilmiştir.
Koçan, yapraksı bir bürgüyle sıkıca sarılıyken tanelerin arasında uzayan esmer kahverengi ipliksi uzantılar (stigmalar) burgunun ucundan çıkar. Bunlara da mısır püskülü adı verilir. Mısırın taneleri, yukarıda belirttiğimiz gibi çerez olarak yenildiği gibi; yağı çıkarılarak; unu, irmiği ve nişastası yapılarak; haşlanıp yemeklere katılarak ve dondurulup saklanarak tüketilir. Çok besleyici olduğundan, kökü dışında bütün kısımları hayvanlara yem olarak verilmektedir.
BESİN DEĞERLERİ
100 gr. mısır tanesinin besin değerleri şöyle sıralanabilir: 83 kalori; 3,2 gr. protein; 18,8 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,1 gr. yağ; 0,7 gr. lif; 89 mgr. fosfor; 3 gr. kalsiyum; 0,6 mgr. demir; 165 mgr. potasyum; 400 IU A vitamini: 0.11 mgr. B1 vitamini: 0,1 mgr. B2 vitamini: 1.3 mgr. B3 vitamini ve 7 mgr. C vitamini.
Tanelerin ezilmesiyle yapılan mısır ununun kalorisi 368 grama, karbonhidratı 76 grama ve yağı 3 grama yükselmektedir. Bu undan yapılan ekmek ve diğer hamur işleri, Karadeniz bölgemizde sıkça tüketilmektedir.
SAĞLIĞIMIZA YARARLARI
Yukarıda verilen değerlerin incelenmesinde de görüleceği gibi mısır kalorisi, karbonhidratı ve potasyum minerali yüksek oranlara erişen yararlı bir besindir. Bunun yanı sıra;
o Mısırdan elde edilen mısırözü yağı, damar sertliğini önleyici etkiye sahiptir: Çünkü doymamış bir yağdır. Kullanmaya alışkın özellikle yaşlı kişilerin, yüksek kan kolesterolünü düşürerek sağlığına büyük yarar sağlamaktadır.
o Mısır, kanseri önleyici maddeler içermektedir: Etkili olduğu kanser türleri arasında kalınbağırsak, göğüs (meme) ve prostat kanserleri sayılabilir.
o Mısır püskülünün sağlığımıza yararlı birçok etkisi vardır: Bu etkileri şöyle sıralayabiliriz: Bedeni güçlendirici toniktir. Sakinleştiricidir. İdrar söktürücüdür. Mesane taşlarını düşürür. Çocuklarda böbrek sorunlarının atlatılmasına yardımcı olur. Üretrit (idrar yolları enfeksiyonu), sistit (mesane enfeksiyonu), prostatit (prostat bezi enfeksiyonu) ile romatizmanın tedavilerinde etkili olur.
Bütün bu yararlı etkileri sağlamak üzere mısır koçanındaki döllenme olayının gerçekleşmesinden önce (yani koçanın tam olgunlaşmasından önce) ortaya çıkan mısır püskülleri alınır. Kurutulduğunda birtakım etkilerini yitireceğinden bunların taze olarak kullanılması daha iyidir. 2 tatlı kaşığı taze ya da kurutulmuş mısır püskülünün üzerine bir bardak kaynar su döküp 10-15 dakika demlendirilerek elde edilen infüzyondan günde iki-üç bardak içilir.
BİTKİSİNİN ÜRETİLMESİ
Mısır bitkisi, tohumlarıyla (kurutulmuş taneleriyle) çoğaltılır. Bitkinin ekileceği toprağın daha önceden kazılmış, iyi yanmış çiftlik gübresiyle gübrelenmiş, kesekleri kırılmış ve tesviye edilmiş olması gerekir. İşte bitki tohumları, doğrudan doğruya, toprağı böylece hazırlanmış bahçe ya da tarlaya sıralar halinde ekilir.
Sıra üzerinde ekim aralığı 40-50 cm'dir. Buralara yan yana ikişer tohum ekilir, daha sonra 10-15 cm. boya erdiğinde zayıf olanı sökülerek bitki seyreltilmiş olur. ilkbaharda ekimin yapılacağı günde sıcaklık 10 derecenin üzerinde olmalıdır. Bu da, Türkiye'nin çeşitli bölgelerine göre ekimin şubat ayından mayıs ortalarına kadar yapılacağı anlamına gelir.
BİTKİSİNİN YETİŞTİRİLMESİ
İklim isteği: Ilıman bölgelerin bitkisi olan mısır, gelişme döneminde sıcak havaları sever. Ülkemizde hemen her yerde bolca yetiştirilmektedir. Ancak bitkinin çiçeklerinin döllenme döneminde sıcak ve kuru rüzgârlar tane tutma oranını düşürmekte, ayrıca yan yatmasına da neden olarak bitkinin verimini azaltmaktadır. Şu halde mısır bitkilerini bahçe ve tarlalarımızda uzun süreler güneş alan ve rüzgârdan korunmalı yerlere ekmemiz iyi olacaktır.
Toprak isteği: Mısır bitkisi, tarıma elverişli olan her türlü toprakta yetiştirilebilir. Ama, süzek (suyu iyi akıntılı) ve organik madde yönünden zengin bol humuslu toprakta bitkiden daha iyi ürün alınır. Toprak pH'ı nötr ya da hafif asitli olmalıdır. Ancak, çok asitli topraklarda toprağa sönmüş kireç eklenerek yüksek asidite oram düşürülebilir. Çok hafif ya da çok ağır bünyeli topraklarda mısır bitkisinden iyi sonuç alınmaz.
Sulama: Mısır bitkisi, gelişme süresince toprakta bol su bulunmasını ister. Özellikle bitkinin boy atması, çiçeklenme ve tanelenme dönemlerinde yaz yağışları yeterli olmalıdır. Sıcak ve kurak geçen bu dönemlerinde mısır bitkisi sulanarak su isteği karşılanır.
Gübreleme: Ekiminden önce toprağa verilen iyi yanmış çiftlik gübresine ek olarak mısır bitkisine gelişme dönemlerinde azotlu, fosfatlı ve potaslı kompoze fenni gübre verilmesi yararlıdır. Bu gübreler verilirken bitkinin yapraklarına değdirilmemeli, gübre, hafif çapalamayla toprağa karıştırılmalıdır.
Toprak işleme ve yabani otlarla mücadele: Mısır bitkisi ilk gelişme döneminde, çevresindeki yabani otlardan büyük zarar görür. Ancak, bu dönemi atlattıktan sonra yabani otların bitkiye verdiği zarar azalır. Öyleyse, ilk dönemde bahçelerimizde çapalamayla, tarlalarda yabani ot öldürücü ilaçlarla ot mücadelesi yapılması gerekmektedir.
Hasat (Derim): Mısır bitkisinin hasadı için mısır koçanlarında olgunluğun belirtisi, tanelerin koçana bağlandığı yerde siyah lekenin oluştuğunun görülmesidir. Hasat, olgunlaşmış koçanların, sapına yakın yerden elle tutulup bükülmesi ve bitkinin gövdesinden koparılmasıyla yapılır.
Hastalık ve zararlılarıyla mücadele: Mısır bitkisine dadanan hastalık ve zararlılarla, uzmanlara danışılarak ve uygun tarım koruma ilaçları kullanılarak zamanında, eksiksiz ve aksatılmadan mücadele sürdürülmelidir.
Plasenta Previa « Gebelik ve Doğum
Plasenta previa nedir?
Plasentanın rahmin alt kısmında, çıkmakta olan bebeğin başının altında veya önünde, bulunması halidir. Bu durumda plasenta serviksin dölyoluna açılışına girmektedir.
Plasenta previa neden ileri gelmektedir?
Asıl nedeni bilinmemektedir.
Hangi tiplerde plasenta previa vardır?
a. Kısmi plasenta previa. Bunda serviksin iç kısmının ağzının yalnız bir kısmı plasenta ile örtülüdür.
b. Komple plasenta previa. Bunda ise serviks kanalının bütün açılış kısmı plasenta ile örtülmüş durumdadır.
Plasenta previa olma oranları nedir?
Yaklaşık sekiz yüz vakanın birinde meydana gelir.
Plasenta previanın anatomisi nedir?
Plasenta rahim duvarına yapışık olacağından daha aşağıda serviksin iç ağzının kenarına yapışmıştır. Doğum halinde rahmin alt kısmı incelip doğuma hazırlanınca, iç ağız genişlemektedir. Bu da plasentanın serviksten ayrılmasına ve böylece kanamaya neden olmaktadır.
Plasenta previa önlenilebilinir mi?
Hayır.
Plasenta previanm belirtileri nedir?
En önemli ve tek belirtisi, gebeliğin ilerlemiş aylarında olan kanamadır. Bu bir damla kan olabildiği gibi taşkın halde bir kanama da olabilir. Kanama derhal durabilir veya devam ederek hastanın hayatını tehlikeye sokabilir.
Plasenta previanm zararlı tarafları nedir?
a. Ciddi kanama olma tehlikesi vardır.
b. Plasenta previa genellikle doğum halinin erken sonuca erdirilmesini gerektirmektedir. Bu erken doğan bebeklere ve bunun bütün getirdiği dezavantajlara neden olabilmektedir.
Plasenta previa nasıl teşhis edilmektedir?
Özellikle serviks gözönünde tutularak dölyolunun muayenesiyle. Doğum doktoru serviksi yoklarken iç alanında plasenta dokularının olup olmadığını araştıracaktır. Plasentanın bebeğin başının altında oluşunun görünmesi bakımından bazen röntgen filmlerinin alınması yararlı olmaktadır.
Bütün plasenta previa hallerinde hastanın hastaneye kaldırılması gerekmekte midir?
Evet.
Plasenta previa en çok hangi zamanlarda olur?
Gebeliğin son iki veya üç ayında.
Plasenta previanm tedavisi nasıl yapılır?
En belli tedavi metodu sezaryen ameliyatıdır. Ancak bazı nadir plasenta previa vakalarında aşağıdan doğuma gidilmesi tavsiye edilmektedir. Ciddi bir kanama olmuşsa derhal kan nakli yapılması gerekmektedir.
Plasenta previadan kurtulma oranları nedir?
Hastanede, iyi bir tedavi sisteminin tatbiki ile yaklaşık bütün hastalar kurtulabilir.
Doğum olduktan sonra plasenta previanm tali tesirleri olmakta mıdır?
Hayır, ancak anne fazla kan kaybından anemik hale gelmemişse.
Plasenta previa geçirmiş bir kadının yeniden gebe kalması emniyetli midir?
Evet.
Plasenta previa gelecek gebeliklerde tekerrür etme eğiliminde midir?
Hayır.
Böcek Isırmaları « Acil Durumlarda İlkyardım
Pire, tatarcık, sivrisinek, yabanarjları, eşekarılan, arılar, ve chiggers (insan etine gömülen bir cins pire) ısırmaları tehlikeli midir?
Eğer bu haşerelerin birine karşı bir kişi allerjik ise, bu gibi ısırmalar ciddi yaralanmalar kategorisine girer ve derhal tedaviye başvurulması gerekli olur.
Böcek ısırmaları için ilk yardım tedavisi nedir?
a. İğne, sokulan yerde kalmışsa yavaşca ve dikkatle dışarı çekilmesi gerekli olacaktır. İğnenin alınırken kırılmaması çok önemlidir.
b. Eğer bir kişinin bir ısırmaya karşı allerjik olduğu bilinmekteyse ve ısırma kol veya bacakta olmuşsa, ışınlan yerin üst kısmına sıkı bir sargı (turnike) yerleştirilmesi iyi olur. Böylece zehir vücuda daha yavaş yayılacaktır. Sıkı sargı yirmi dakika yerinde kaldıktan sonra bunu çözün, on dakika sonra yeniden koyun ve bu usûle birkaç kez devam edin.
c. Fazla şişkinlik meydana gelirse doktora başvurulması gerekir. Doktor bu hallerde antiallerjik ilaçlar verecek veya ısırmanın tesirlerini izole etmek için başka metotlara başvuracaktır.
d. Işınlan veya sokulan yerin kaşınmaması önemlidir; çünkü kaşınma ikinci bir enfeksiyona neden olabilecek ve zehirin daha büyük ölçüde yayılmasına yol açacaktır.
Zehirli bir örümcek (Black widow) ısırması tehlikeli midir?
Evet, özellikle ufak çocuklarda olursa. Birçok ölüm olayları görülmüştür. Bu örümceklerin ısırmalarında meydana gelen karakteristik belirtiler şunlardır: Şiddetli karın ağrıları ve karın kaslarının tahta parçalarıymış gibi sertleşmeleri.
Zehirli bir örümcek nasıl tanınabilir?
Simsiyah renge sahip bir vücudu vardır ve karnında, kum saati biçiminde kırmızı bir işaret bulunmaktadır. Bu türün dişisinden daha çok kaçınmak gerekir. Bunların erkekleri ısırmazlar.
Bir zehirli örümcek ısırmasında başvurulacak ilk yardım metotları nedir?
a. Aynen yılan ısırması gibi tedavi edilmelidir. Işınlan yere haç biçiminde bir kesit yapılmalı ve buradan zehir emilerek alınmalıdır.
b. Işınlan yerin daha üst seviyesine sıkı bir bandaj (turnike) konmalı ve bu sıkılma geriye dönüş kan akımına engel olabilecek ölçüde olmalıdır. Nabız atışı devam edebilmelidir.
c. Zehirli örümcek ısırmasına iyi gelen ilaçlar mevcut olduğundan vakit kaybetmeden hastanın doktora götürülmesi veya doktor getirilmesi gereklidir.
d. Işınlan kişi fiziki hareketler yapmaktan kaçınmalıdır.
Kırkayak, akrep veya tüteyla sokmaları çok ciddi midir?
Genellikle hayır. Bu haşerelerin sokmaları yalnız ufak bebeklerde veya ısırmaların yüzde veya boyunda olduğu hallerde hayat tehlikeye girmektedir.
oyun