Sağlık ve Sağlıklı yaşam siteniz

Biberonla Besleme « Bebeklerin Beslenmesi ve Barsak Fonksiyonları

Eğer anne, bebeğe gereken sütü verememekteyse biberon ile verilecek süt aynı derecede yeterli midir?
Evet. Yeni doğmuş olan bir çocuğa gereken bütün besini temin edecek mükemmel denebilecek mamalar geliştirilmiş bulunmaktadır.

Doğumu müteakip bir bebekte ne kadar süre sonra bu mamalar uygulanmaya başlanabilir?
Sekiz ile on iki saat arası.

İlk başlandığında bebeğe ne miktarda mama verilir?
İlk günü yaklaşık 15 gram, ikinci gününde her verişte 30 gram, üçüncü gününde her verilişte 45-60 gram. Ondan sonra bebeğin ihtiyaç gösterdiği miktarda.

Anne, bir mamanın hazırlanması için gereken maddeleri nasıl tespit edebilir?
Çocuk doktorunuz size bu bilgiyi verebilecektir. Bundan başka birçok doğum hastanesi, anneye doğumdan sonra oradan ayrılmadan önce kendisine bu hususta gerekli bütün bilgileri verebilir.

Anne, sterilizasyon (mikroptan arınma) usulleri   hakkında gereken bilgiyi nereden alabilir?
a.  Doktorundan veya çocuk doktorundan.
b.  Doğum yaptığı hastaneden.
c.  Çocuğa bakan dadıdan.

Ne gibi meme başları veya biberon kullanılmalıdır?
Piyasada bunların en mükemmelleri bulunmaktadır. Bunlar iyi görev yaptığı müddetçe hangilerini kullandığınız bir önem taşımaz. Küçük ve büyük meme başları aynı oranda etkilidir.

Plastik biberon kullanmak emniyetli midir?
Evet; ancak bunlar iyice sterilize olduğu takdirde.

Anne, biberondaki meme başının iyi olup olmadığını nasıl, anlayabilir?
Biberonu ters çevirdiğinizde süt damla damla biberondan serbest akabilmelidir.
           
Meme başından fazla süt akmaktaysa ne yapılmalıdır?
O meme başını atın ve yenisini kullanın.

Bebeklere yerilen mamalarda hangi temel maddeler bulunmaktadır?
Mamaların büyük çoğunluğu pastörize süt, su ve karbonhidratlarla hazırlanmaktadır. Bu karbonhidratlardan çoğunlukla dekstrimaltoz kullanılmaktadır. Bazı doktorlar pastörize süt yerine homojenize edilmiş süt kullanılmasını tercih etmektedirler. Üstelik nasıl su ilavesi gereken hazırlanmış çeşitli mamalar eczanelerden temin edinilebilinmektedir. Bunlar toz veya sıvı halinde satılmaktadır. Çocuk beslenmesinde bütün bu hazır mamalar hiçbir endişe duyulmadan kullanılabilinmektedir.

Mamalarda kullanılan maddelerin oranlan nedir?
Pastörize süt mamalarında genellikle 240 gram pastörize süt, 480 gram kaynatılmış su ve üç çorba kaşığı dekstrimaltöz, iki çorba kaşığı şeker bulunmaktadır. Bu karışım her biri 100 ila 120 gramlık altı veya yedi şişeye doldurulmaktadır. Bu bebek hastaneden ayrıldıktan sonra genellikle ilk olarak kullanılmakta olan mamadır. Halen piyasada sulandırılması gerekmeyen hazır mamalar bulunmaktadır. Bunlar kullanıldığı takdirde annenin tek yapacağı iş şişenin kapağını çıkarıp, şişeye bir meme başı takmaktır. Mama kullanılmak üzere artık hazırdır. Bu tür mama özellikle seyahatlerde çok elverişli olmaktadır. Genellikle bu mamalar su ilavesiyle yapılanlardan çok daha pahalıya mal olmaktadır.

Çocuk büyüyünce mamaların değiştirilmesi gerekir mi?
Evet. Pastörize süt oranı derece derece artırılır. Bu artırma çocuk günde 400 gram pastörize süt, 570 gram kaynatılmış süt ve dört çorba kaşığı dekstrimaltöz alıncaya kadar devam eder.

Bu son karışımın sık sık değiştirilmesi gerekir mi?
Hayır. Bu karışımlar çocuk kaymaklı süt içebilecek duruma gelinceye kadar kullanılır.

Hazır mamalara herhangi başka bir madde eklenmesi gerekir mi?
Hayır. Bunlar genellikle bütün gerekli maddeleri ihtiva eder. Bütün bu mamalar basit ve tam direktiflerle gelir.

Eğer mamalardaki karışım oranları az değişikse bunlar çocuğa zarar verebilir mi?
Hayır.

Bir mamanın hazırlanmasında homojenize edilmiş ve tasvip görmüş sütün kullanılması emniyetli midir?
Evet.

Bir mamadan başka bir mamaya geçmekte kullanılacak en iyi metot hangisidir?
Bu derece derece yapılmalıdır; ta ki ilk mama artık çocuğa yaramayıncaya kadar. Pastörize sütten kaymaklı süt mamalarına geçerken mamadaki bütün maddelerin azaltılarak bunların yerine kaymaklı süt konmalıdır.

Bu mama kaç biberonluktur?
Başında mamayı beheri 100 ila 120 gram gelecek altı veya yedi biberona ayırın. Bundan sonra her biberona 120-180 gram kadar konulacaktır. Çocuk biraz büyüyünce ve kendisine günden güne daha uzun fasılalarla mama verilince beş biberonluk mamanın toplamı 960 gram olacaktır.

Çocuklara ne kadar süre arayla mama verilmelidir?
Bazı çocuklara hemen doğum sonrası dört saat aralıklı program uygulanabilinmektedir. Daha küçük olan bebeklere gündüzleri üçer saat aralıklı, geceleri dörder saat aralıklı, toplam yedi biberon sisteminin tatbik edilmesi gerekir.

Çocuğun değişmez bir beslenme programına bağlanması şart mıdır?
Hayır. Özellikle ilk günlerde bebeğe ihtiyaç gösterdiği zaman besin verilmesi gerekir. Bu "istek programı" olarak adlandırılmıştır. Çocuk, büyüyünce daha kesin bir programa, genellikle dört saat farklı sürekli programa kendisini uyduracaktır.

Süt veya mamalar bebeğe verilmeden önce ısıtılmalı mı?
Hayır. Çocuklar kendilerini, süt veya mamalar soğuk olsun, oda ısısında olsun, veya ısıtılmış olsun, adapte edebilirler.

Dört saat aralıklı programdan ayrılmadığı takdirde bu, bebeğe zararlı olur mu?
Hayır.

Bebek gece maması için uyandırılmak mı?
Çocuğun uyanacağı saati beklemek tercih edilir. Ancak çocuk sabahın dördü veya beşi gibi olumsuz saatlerde uyanmayı alışkanlık haline getirirse, o zaman kendisini uyandırmak gerekir. Bazı anneler kendilerinin daha uykuya yatmadan (saat 23 veya 24'te) çocuğu uyandırıp mamasını vermeyi tercih etmektedirler. Bu şekilde çocuk sabah 6 veya 7'ye kadar aralıksız uyuyabilmektedir.

Çocuklar kaç aylık olduktan sonra gece mamalarında aksama yaparlar?
Çok çocuklar ikinci veya üçüncü aylarını doldurduktan sonra saat 2'deki gece mamalarını almamaya başlarlar. Bu durum çok değişik olabilir ve hepsi de normal sayılır.

Çocuğa mama vermek için en iyi saatler hangileridir?
Bu, ailenin hayat durumuna göre değişir. Bazı çocuklara 6, 10, 14, 18, 22 ve 24 saatleri programı çok iyi gelmektedir. Başka aileler aynı başarı ile 7, 11, 15, vb. gibi programını tatbik edebilmektedirler.

Çocuk mamanın ne kadarım bitirmelidir?
Bu, her çocuğun duyduğu ihtiyaca göre değişir. İlk aylarda 60 gramdan 120 grama kadar alacak, bu sonradan 120 gramdan 180 grama yükselecek ve daha sonra da 180 gram ile 240 gram arası olacaktır. Çocuğun ilk aylık hayat süresi içersinde ortalama günlük gıda alışı 600 ile 750 gram arası olacaktır. Bu besi oranı sonradan 750 ile 960 grama yükselecek ve bazı çocuklarda günde 1200 gram mamaya kadar varabilecektir. Katı gıda maddeleri çocuğun aldığı besine eklenince alacağı mama miktarı azalacaktır.

Bebeklerin çoğunluğu her besinde aynı miktarı mı kullanırlar?
Hayır. Besinlerin alman miktarlar arasında çok farklar olabilir.

Her biberonda aynı miktar mama bulunmalı mıdır?
Evet. Ancak, bebeğe kendi besin programını çizme olanağı verilmelidir. Bebek bir besin periyodunda ötekinden fazla gıda almayı alışkanlık haline getirebilir.

Bebeğin her biberonu sonuna kadar bitirmesi beklenmeli midir?
Hayır.

Biberonlardaki miktarlar değişik olabilir mi?
Eğer anne bebeğin muhtelif besilerde ne miktar aldığını tespit edebilmişse evet.  
                     
Çocuğun almadığı sütle ne yapılmalıdır?
Atılmalıdır.

Bebek, bir besinde 30 gram süt içmişse ve bir saat. sonra yeniden süt isterse ne yapılmalıdır?
Belirli bir müddet için bu alışkanlığa göz yumulmalıdır. Bu durumda artan mama buz dolabına konmalı ve bir kez daha kullanılacağı zaman ısıtılmalıdır.

Bebeğin bir biberonu bitirme süresi ne kadar olmalıdır?
Bebeklerin çoğunluğu ihtiyaçlarını on ila on beş dakika arasında almış olacaklardır. Eğer bebek işi ağırdan alır ve oyalanırsa, ihtiyaç hissettiği besini almış olacağından artan sütü dökünüz.

Çocuğun bir biberonu bir saat sürede içmesine müsaade edilmeli midir?
Hayır. Bazı bebekler oyalama taktiğine başvurmayı bir alışkanlık haline getirebilirler. Onlar bundan vazgeçirilmelidir.

Bebek fazla erken uyandığı zaman maması için ağlamaya başlarsa,
ağlamasına göz yumulmalı mıdır?

"Kendi-istek" programına göre bebeğe genellikle istediği zaman maması verilmelidir. Ancak, bazen bu durumun değiştirilmesi gerekmektedir ve çocuğa maması verilmeden önce biraz ağlaması bir zarar getirmeyecektir. Çocuk ağlamaya başlayınca telaşa düşüp kendisinin beslenilmesine koşulması gereksizdir. Şu da hatırda tutulmalıdır ki, bebek belki de yalnız su istemekte olduğundan ağlamaktadır.

Mamalar arasında bebeğe su verilmeli midir?
Evet. Mamalar arasında günde bir veya iki kez bebeğe 30 ile 90 gram arası kaynatılmış su verilebilir. Su isteği göstermeyen bebeklere zorla su verilmemelidir.

Bebekler çok kez mamalarından fazla ölçüde alırlar mı?
Genellikle bebekler doydukları zaman besiye devam etmezler. Bazen bir bebek fazla mama alırsa bunu kusacaktır. Bundan bir zarar meydana gelmez.

Dört saat aralıklı programdan ayrılındığı takdirde bu, bebeğe zararlı olur mu?
Hayır.

Bebek gece maması için uyandırılmak mı?
Çocuğun uyanacağı saati beklemek tercih edilir. Ancak çocuk sabahın dördü veya beşi gibi olumsuz saatlerde uyanmayı alışkanlık haline getirirse, o zaman kendisini uyandırmak gerekir. Bazı anneler kendilerinin daha uykuya yatmadan (saat 23 veya 24'te) çocuğu uyandırıp mamasını vermeyi tercih etmektedirler. Bu şekilde çocuk sabah 6 veya 7'ye kadar aralıksız uyuyabilmektedir.

Çocuklar kaç aylık olduktan sonra gece mamalarında aksama yaparlar?
Çok çocuklar ikinci veya üçüncü aylarını doldurduktan sonra saat 2'deki gece mamalarını almamaya başlarlar. Bu durum çok değişik olabilir ve hepsi de normal sayılır.

Çocuğa mama vermek için en iyi saatler hangileridir?
Bu, ailenin hayat durumuna göre değişir. Bazı çocuklara 6, 10, 14, 18, 22 ve 24 saatleri programı çok iyi gelmektedir. Başka aileler aynı başarı ile 7, 11, 15, vb. gibi programını tatbik edebilmektedirler.

Çocuk mamanın ne kadarını bitirmelidir?
Bu, her çocuğun duyduğu ihtiyaca göre değişir. İlk aylarda 60 gramdan 120 grama kadar alacak, bu sonradan 120 gramdan 180 grama yükselecek ve daha sonra da 180 gram ile 240 gram arası olacaktır. Çocuğun ilk aylık hayat süresi içersinde ortalama günlük gıda alışı 600 ile 750 gram arası olacaktır. Bu besi oranı sonradan 750 ile 960 grama yükselecek ve bazı çocuklarda günde 1200 gram . mamaya kadar varabilecektir. Katı gıda maddeleri çocuğun aldığı besine eklenince alacağı mama miktarı azalacaktır.

Bebeklerin çoğunluğu her besinde aynı miktarı mı kullanırlar?
Hayır. Besinlerin alınan miktarlar arasında çok farklar olabilir.

Her biberonda aynı miktar mama bulunmalı mıdır?
Evet. Ancak, bebeğe kendi besin programını çizme olanağı verilmelidir. Bebek bir besin periyodunda ötekinden fazla gıda almayı alışkanlık haline getirebilir.

Bebeğin her biberonu sonuna kadar bitirmesi beklenmeli midir?
Hayır.

Gıda rejimine ne vakit vitaminler ilave edilir?
Bebek dört ila altı haftalık olunca.

Genellikle hangi vitamin preparasyonları kullanılır?
Genellikle A, Bl, B2, B6, B12, C, D ve bazen E vitaminlerinin karışımı olan bir multivitamin, (polivitamin) damlası. Piyasadaki vitamin preparasyonlarının büyük çoğunluğunda bu karışımlar bulunmaktadır.

Bu vitaminler nasıl verilmelidir?
Preparasyonların hemen hepsi su, süt. veya meyve suları içerisinde eritilebilir cinstendir. Bunlar ya bu sıvılarda eritilip verilir veya doğrudan doğuya bebeğin diline damlatılır.

Vitaminlerden bebeklere ne miktarda verilmelidir?
İlk birkaç gün birden üç damla arası başlanarak bu miktar günde 15 damlaya kadar yükseltilebilinir. Bu vitaminlerin bütün çoğunluğu damlalıkla satılmakta ve bunlarda kullanış tarzları ayrıntıları ile açıklanmaktadır.

Damlalıklar bebeğin dilini zedeleyebilir mi?
Hayır. Günümüzde damlalıkların büyük çoğunluğu plastikten yapılmaktadır.

Bir günde verilebilinecek en fazla vitamin miktarı nedir?
On beş damla veya 0.6 cc. Bu miktar her gün verilmelidir.

Yaz aylarında da bebeklere vitaminler verilmeli midir?
Evet. Öteki aylarda verilen miktarlar oranında.

Vitaminlerin karıştırıldığı mamayı çocuk bitirmezse bu çok zararlı olabilir mi?
Vitaminlerin karıştırıldığı mamaların alınmasında tek tük aksamalar olursa bu zararlı olmaz.

Sütte tabii şekilde vitamin bulunur mu?
Evet. Her pastörize sütte raşitizmi önleyecek miktarda D vitamini vardır. Hazırlanan bazı mamalara da C ve D vitaminleri ilave edilmektedir.

Bir vitaminin fazla verilmesi mümkün müdür?
Genellikle hayır. Vücudun tahammül derecesi rahatça fazlalığı giderebilecektir. Ancak, bazı vakalarda özellikle A, D ve K vitaminleri fazlalığı zararlı sonuçlara yol açmıştır. Bu nadiren rastlanan bir haldir.

Vitaminler bazen vücutta meydana gelen kızartılara neden olur mu?
Evet.

Vitaminlerden ileri gelen bu gibi kızartılar olunca ne yapılmalıdır?
Bir süre için vitamin verilmesinin tamamen durdurulması gerekebilir. Veya yalnız A, C, ve D vitaminleri bulunan bir preparasyon kullanılmalıdır. Bazı doktorlar A,C,D, preparasyonları ile başlamayı tercih etmektedirler.

Çocuk kaç aylık olunca portakal suyu verilebilinir?
Genellikle iki aylık olduğu zaman.

Portakal suyu bebeğe nasıl verilir?
Bir çay kaşığıyla başlayın. Bunu aynı miktarda kaynatılmış suyla karıştırın. Yavaş yavaş günde 30 gram portakal suyu ve 30 gram kaynatılmış su karışımına kadar artırın.

Taze portakal Suyu kullanılması şart mıdır?
Hayır. Dondurulmuş veya konserve portakal suları da kullanılabilinir.

Bütün çocuklar portakal suyuna tahammül gösterirler mi?
Hayır. Bazı çocuklar portakal suyu verilince kusarlar veya kızartı çıkartırlar. Bu durumda portakal suyu verilmemesi gerekir.

Bir çocuk portakal suyuna tahammül göstermezse bu çocuk için zararlı olabilir mi?
Eğer çocuğa içerisinde C vitamini bulunan bir multivitamin preparasyonu verilmekteyse, portakal suyu almaması çocuğa bir zarar getirmez.

Portakal suyundan başka meyve suları çocuğa verilebilinir mi?
Evet, ancak bunlarda yeterli miktarda C vitamini olduğunu tespit etmek zorunludur.

Vitamin damlaları yerine balık yağı verilebilinir mi?
Evet, ama ancak A ve D vitaminleri yerini doldurmak için. Bu takdirde vitamin damlalar yoluyla veya portakal suyuna karıştırılarak çocuğa verilmelidir.

Multivitamin (polivitamin) den başka damlalar verildiği zamanlarda B vitamininin ilave edilmesi gerekli midir?
Evet. Yalnız balık yağı verildiği zamanlarda B vitamininin ilave edilmesi gereklidir.

Bebeğe katı gıda maddeleri ne zaman verilebilir?
İki ayını doldurduktan sonra. Bazı doktorlara göre bebeklere katı gıda maddeleri iki aylık olmadan önce verilebilir, bazıları da daha sonra vermeye başlarlar.

İlk olarak hangi katı gıda maddeleri verilir?
Ya tahıl maddelerinden yapılma gıda maddeleri veya meyve. Pirinç ve arpadan hazırlanan gıdalar da çok yararlıdır. İlk katı gıda maddeleri olarak ezilmiş elma ve ezilmiş muz da çok kez bebeklere verilir.

Bu gıda maddelerinden ne miktar verilir?
Her zaman bir çay kaşığıyla başlayın ve bunu yavaş yavaş artırın. Miktar genellikle bebeğin yiyecek kapasitesine bağlıdır. Bu miktar her maddeden birkaç çorba kaşığına kadar artırılabilinir.

Katı yemekler mamadan önce mi sonra mı verilmelidir?
Başlangıçta mamadan 30-60 gram kadar ve sonra katı yemeklerden verilmelidir. Daha sonraları katı gıda maddeleri önce ve süt sonra verilmesi tercih edilmektedir.

Katı gıda maddeleri hangi besi periyotlarında verilmelidir?
Bu fark etmez. Genellikle tahıl maddeleri saat 10 ve 18'de, meyveler saat 14'te verilmelidir.

Bütün bebekler katı gıda maddelerini hemen kabul ederler mi?
Hayır? Eğer bebek katı maddeyi tükürerek çıkarırsa, bunu tekrar kendisine veriniz. Eğer bebek bir türlü katı gıda maddelerini alamamaktaysa, o zaman bir-iki hafta aradan sonra yeniden vermeye başlayın.

Katı gıda maddeleri bebeğe nasıl verilmelidir?
Küçük bir kaşıkla.

Katı gıda maddeleri biberonla verilebilinir mi?
Gerekirse evet. Bu durumda biberondaki meme başının üst kısmını kesiniz.

Ne gibi pişirilmiş tahıl maddeleri kullanılabilinir?
Nişasta, buğday kreması ve yulaf ezmesi. Bunlar bebeğe gayet iyi pişirilerek verilmelidir. Bu maddelerin 20 ila 30 dakika pişirilmesi gerekir. Hazır tahıl gıda maddelerinin hazırlanması çok daha kolaydır.

Herhangi bir tahıl maddesi ne zaman verilebilinir?
Bebek iki ila dört ayını doldurduğu zaman.

Konserve olan hazır gıda maddeleri verilebilinir mi?
Evet. Bunların hepsi çok itina ile hazırlanmıştır.

Katı gıda maddeleri rejime nasıl ilave edilir?
Bu çocuğun tercihine ve doktorların kabul etmiş oldukları sistemlere bağlıdır. Aşağıda gösterilen program çok kez tatbik edilmektedir:
Yaşı             İlave
2 aylık           Arpa ve pirinç.
3 aylık           Başka tahıllar ve meyve.
4 aylık           Sebzeler (havuç, yeşil fasulye, bezelye, kabak).
5 aylık           Bütün sebzeler, fırında patates dahil. Bütün bebek çorbaları ve sebze karışımları. Yumurta sarısı, haşlanmış veya alakok.
6 aylık           Bebekler için özel olarak hazırlanmış süzülmüş etler, sığır
sığır ciğeri, ezilmiş sığır yüreği, tavuk ciğeri, ızgara. Meyve özünden jelatinli marmelat, kesilmiş sütten yapılmış kaymak.
7 aylık          Bütün süzülmüş bebek etleri, kreme,   çikolata pudingi yumurta (beyazı ve sarısı).  
  
8, 10, 12 ve 24 aylık olmuş çocuklar için en uygun gıda rejimleri hangileridir?

8 AYLIK ÇOCUK İÇİN GIDA REJİMİ

YATAKTAN KALKARKEN
Vitamin damlaları ve portakal suyu.

KAHVALTI
Tahıllar. Sütle pişirilerek veya önceden pişirilmişse sütle karıştırılarak. Alakok veya katı pişmiş yumurta, mama.

ÖĞLE YEMEĞİ
Sebzeler. Pişirilmiş veya bütün süzülmüş sebzeler ya da bunların karışımları. Taze sebzeler, pişirilmiş veya süzülmüş. Patates fırında veya haşlanmış, tereyağı ilavesiyle.
Etler

Belleği Güçlendirme Yolları « Genel

Belleği Zayıflatan Etmenler

Anımsama yeteneği, yaş faktöründen bağımsız olarak, kişiden kişiye büyük farklılık gösterir. Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi Bellek Hastalıkları Kliniği Başkanı Dr. Barry Gordon'a göre anımsama yeteneği sabit değildir; bu yeteneğin tam kapasite ile çalışmasını engelleyen nedenler teşhis edilmelidir. Bu nedenlerin başında yüksek tansiyon, yetersiz uyku, aşırı alkol, tiroid bezlerinin aşırı veya az çalışması, depresyon, endişe ve uyarıcı eksikliği gelir.

Belleği zedeleyen diğer bir etmen de aşırı bilgi yüklemesidir. ''Eskiden düşünmeye zaman ayırabiliyorduk. Şimdi bilgi bombardımanı altındayız''diye konuşan Gordon, ''Bu bilgiler bize faks, telefon, e-mail, kablolu yayınlar ve gazeteler kanalıyla gönderiliyor. Bu bilgilerin bize ulaşma hızı, bizim onları özümseme hızımızdan daha fazla olduğu için pek çoğu kayıtlara geçmeden arada kaynayıp gidiyor''diyor.

Stres de belleği olumsuz yönde etkileyen önemli bir faktördür. Özellikle kronik stres, doğrudan beynin kimyasal yapısını bozar. Koyu bir kahve gibi, stres de kısa vadede beynin enerjisini arttırır; adrenalin salgısını tetikler. Ancak bu ''savaş ya da kaç''mekanizması süreklilik kazanırsa zararlı olmaya başlar.

Stanford Üniversitesi'nden sinirbilimci Robert Sapolsky, 30 dakika boyunca sürekli salgılanan stres hormonlarının, hipokampusa glukoz taşıyan molekülleri nakavt ettiğini söylüyor. Dolayısıyla beyin enerjisinin bir kısmını yitirir. Daha uzun süren stres durumunda, hormonlar akü asitinin yol açtığı tahribat gibi nöronların arasındaki bağlantıyı tahrip ederek, hipokampusun küçülmesine zemin hazırlar.

Rockfeller Üniversitesi'nden sinirbilimci Bruce McEwen, bu konuda şunları söylüyor: ''Kısa süreli stres durumunda bu tahribat düzelebilir. Ancak aylar ve yıllar süren stres, hipokampal nöronları düzelmeyecek şekilde bozar.''

Belleği Güçlendirme Yolları

Öncelikle yeterli uyku ilk koşuldur. İkincisi, stresi kontrol altına almaktır. Beyin, dolaşım sisteminin insafına kaldığı için kalbi yormayan bir yaşam şekli de belleği güçlendirir. 1997 yılında Madrit'te yapılan bir araştırma, yüksek bellek kapasitesi ile sebze, meyve ve lifli gıdalardan oluşan bir beslenme tarzı arasında doğrudan bir ilişki olduğunu ortaya çıkarttı. Bunun yanısıra spor yapmanın da dolaşım sistemini olumlu yönde etkilediği biliniyor.

Bu arada Batı'da moda olan belleği güçlendirme egzersizlerinin ne denli yararlı olduğu tartışma konusu. Uzmanlar, bu egzersizler yardımıyla dikkati yoğunlaştırma tekniklerinin öğretildiğini belirtiyor. Ayrıca E vitamini veya "Ginkgo Biloba" gibi takviye ilaçların belleği kuvvetlendirip kuvvetlendirmediği konusunda henüz kesin bir kanıt mevcut değil.

Östrojen, belleği güçlendiren unsurların içinde en önemlisi. Bu hormonun belleği ne kadar etkilediği henüz bilinmiyor; ancak beyin fonksiyonlarını güçlendirdiği bilinen bir gerçek. Son yıllarda yapılan araştırmalara göre, östrojen takviyesi özellikle sözel ve görsel belleği etkiliyor.

Diğer çalışmalar ise östrojenin, alzheimer hastalığına yakalanma riskini azalttığını gösteriyor. Bunun yanısıra, nedeni bilinmemekle birlikte östrojen, hipokampal nöronların gelişimini hızlandırıyor. Ne var ki doktorlar, hormonun olumlu etkilerinin yanısıra yan etkilerini de gözönünde bulundurmak zorunda. Öte yandan unutmanın da bazı durumlarda anımsamak kadar önemli olduğuna dikkat çeken uzmanlar, belleği çok fazla zorlamanın da karşısındalar.

Yaşlanma Süresinin Başlangıcı « Yaşlanma

Yaşlanma tam anlamıyla anlaşılmış mıdır?
Hayır. Bütün bu konu günümüzde geniş ölçüde çeşitli araştırmalara tabi tutulmaktadır. Şimdiki birçok düşüncelerimiz ileride değişecek veya değiştirilecektir.

İnsanlar ne zaman yaşlanmaya başlarlar?
İnsanların yaşlanmaya başladıklarını gösteren belirtiler için muayyen bir yaş söz konusu olamaz. Bazı insanlar yirmi yaşlarında iken yaşlanma belirtileri gösterirken, bazıları altmışlarında ve yetmişlerinde bile genç kalmaktadırlar.

Çocukluk yaşlarında yaşlanma belirtilerine rastlanır mı?
Evet. Bazı anatomik değişiklikler yaşlanmanın doğumda başladığını gösterir. Böylece yaşlanma süremiz büyük ölçüde ne kadar çabuk veya ne kadar yavaş yaşlandığımıza bağlıdır.

Vücuttaki çeşitli organlar aynı sürat oranlarında mı yaşlanırlar?
Hayır. Yetmişlerinde olan bir adamın bazı organları hiçbir eskime belirtisi göstermezken, başka organları ileri derecede körelme döneminde olduğu görülebilir. Örneğin bir kadında yumurtalıklar adet kesildiği zaman yaşlanmışsa da, aynı kadının vücudunun başka herhangi bir yerinde yaşlanma belirtileri görülmeyebilir.

İhtiyarlamaktan ileri gelen bunaklık, fiziki yaşlanma ile beraber mi belirir?
Her zaman değil. Çok kişiler vücutları sapasağlam iken bunamaya başlarlarken, bazıları fiziki bakımdan çökmeye yol tuttuktan sonra dimağları genç ve canlı kalmıştır. İkinci duruma çok daha fazla oranda rastlanmaktadır.

oyun