Sağlık ve Sağlıklı yaşam siteniz

Yutak Borusu Divertikülü « Yutak Borusu

Yutak borusu divertikülü nedir?
Yutak borusu adale duvarından salgılı zarların dışarı pırtlaması veya bir fıtığıdır. Bu normal düz olan bir salgılı bez kanalında bir torba biçimi çıkıntının fırlamasına neden olmaktadır.

Divertiküller genellikle nerede olmaktadır?
En yaygın olan alanı, yutak borusunun boyundan geçen kısmındadır. Bu durum göğüsteki kısımda da gelişebilmekte, yutak borusunun orta kısmında olabilmekte ve diyaframa yakın yutak borusunun en alt kısmında rastlanmaktadır.

Divertiküller genellikle belirti gösterirler mi?
Boyunda olanlar sıvı ile dolma eğilimi gösterdiklerinden ve büyümekle yutak borusunda engelleme yaptıklarından genellikle belirti göstermektedirler. Üstelik, divertikülde, toplanan gıda maddeleri ile sıvılar yutak borusu kanalına fırlatılabilir. Bazen bir divertikül kanamaya neden olabilir ve bazı nadir vakalarda bu torbaların birinde habis bir teşekkül gelişebilir.

Bütün divertiküller belirti gösterir mi?
Hayır. Yalnız boyunda ve yutak borusunun en alt kısmında olanlar belirti gösterir. Yutak borusunun orta kısmında gelişenler genellikle hiçbir belirti göstermezler; ancak göğüs boşluğu içerisindeki lenf bezlerinin iltihaplanmalarına yol açarlar.

Yutak borusunda gelişen divertiküller için ne gibi tedavi metotları tavsiye edilmektedir?
Belirti gösteren divertiküllerin cerrahi müdahale ile alınması. Eğer divertikül boyunda ise ensizyon boyundan yapılmaktadır. Eğer divertikül yutak borusunun en alt kısmında ise ameliyat göğüs boşluğundan yapılmaktadır.

Doğum Sonrası Kanamaları « Gebelik ve Doğum

Doğum sonrası kanamaları ne demektir?
Plasentanın gelmesinden veya alınmasından sonra aşırı derecede kan kaybı.

Doğum sonrası kanamaları neden meydana gelir?
a.  Uzun süren doğum halinden sonra rahmin kasılmaması, büyük bir bebekten dolayı rahmin fazla gerilme ve yayılması, boşluğunda fazla su bulunmasından dolayı rahmin fazla gerilip yayılması.
b.  Plasenta dokularının geride kalması, bu hal plasentanın arkasından kanamaya neden olur.
c.  Doğum halinde dölyolunda, servikste ya da rahimde bir yırtılma veya yaralanmanın meydana gelmiş olması

Doğum sonrası kanamaları tehlikeli midir?
Esas tehlike bunun varlığını ve ciddiyetini anlayamamak ve teşhis edememektir. Modern metotlarla bu halin tespiti ile birçok tehlike atlatılmış olmaktadır. Tedavi kan nakilleri ile yapılmaktadır ve doğum yapan hastanelerde bu kan daima her an mevcut bulur maktadır.

Doğum sonrası kanamaları çoğunlukla ne zaman meydana gelir?
Ya doğumdan birkaç saat sonra veya geciken kanama hallerinde doğumdan birkaç gün sonra.

Doğum sonrası kanamalarının belirtileri nelerdir?
Ciddi denebilecek kan kaybı ile birlikte gelen ani tansiyon (kan basıncı) düşmesi ve şok.

Doğum sonrası kanamaların tedavi metotları nedir?
a.  Hasta evinde ise derhal hastaneye kaldırılmalıdır.
b.  Eğer hastanede ise kaybedilen kanı telafi etmek için derhal kan verilmelidir.
c.  Nedeni tespit edilmeli ve tedavisi için gereken tedbirler acele olarak alınmalıdır.

Doğum sonrası kanamaların sebebinin ortadan kaldırılması için n gibi özel tedbirler alınmaktadır?
a.  Eğer rahmin kaşıtmamasından ileri gelmişse bu kasılmayı oluşturacak ilaçların verilmesi.
b.  Eğer dölyolunda, servikste veya rahimdeki bir yırtıktan meydana gelmişse, bu yırtık derhal cerrahi müdahale yapılarak diki] melidir.

Saçların Beyazlaması « Anatomi

Aslında bir saç teli, ortası boş olan ve içinde melanin denilen boya pigmentleri bulunan bir tüpten başka bir şey değildir. Genç yaşlarda bu boşlukta saça renk veren melanini bir arada tutan bir sıvı vardır. Yaşlandıkça derimiz saçlarımızı ve vücudumuzdaki diğer kılları eskisi gibi sağlıklı olarak üretemez. Kılların ortasındaki sıvı kaybolur, boya hücreleri de tutunamadığından sadece hava kalır. Saçlar boyasız hale gelir, beyaz renge yani asıl rengine dönüşür.

Bütün saçlarımızın beyaza dönüşme süreci 10 ila 20 yıl sürebilir. Aslında her bir saç telinin rengi ya siyahtır (sarı, kırmızı, kumral vs.) ya da beyaz. Yani her bir saç teli yavaş yavaş grileşip beyazlanmaz. Ancak bu süreç içinde hepsi aynı anda beyazlanmadığından, beyazların sayısı arttıkça bütün saç gittikçe açılan gri renkte görülür. İşin ilginç tarafı boya hücreleri bazen üretime hız verirler. Gittikçe beyazlaşan saçlar geçici bir süre tekrar biraz koy ulaşmış gibi görünebilirler.

İnsanlar arasında bir şok veya aşırı gerilim geçiren birinin saçlarının bir gecede beyazlaştığı, bir süre sonra da tekrar eski rengine döndüğü söylenir. Hatta bazı tarihçiler Kraliçe Marie Antoinette'nin giyotine gideceği günün gecesinde saçlarının hepsinin bembeyaz olduğunu yazarlar.

Saçların devamlı olarak uzadığı, belirli bir süre sonra dökülüp alttan yeni saç geldiği hatırlanacak olursa, mevcut saçın değil, ancak yeni gelecek saçın beyaz olabileceği, dolayısıyla saçların bir gecede beyazlaşmasının mümkün olmadığı görülüyor. Ancak bilim insanları bu olayın birkaç haftalık bir süreçte olabileceğini söylüyorlar.

Tiroid bezi, şeker gibi hastalıklarda ve aşırı stres veya şok gibi durumlarda kişinin renkli saçları bu süreçte tamamen dökülebilir ve geriye sadece daha önceden beyazlaşmış saçlar kalabilir. Diğer saçlarla birlikte beyazların yerine de daha gür ve siyah saçlar çıkabilir.

Saçların beyazlaşması insanlık tarihinde nedense hep sorun olmuştur. Kimileri onu olgunluğun ve bilgeliğin simgesi olarak görürken, tarih boyu savaş kahramanları, yaşlılığın ve güçsüzlüğün belirtisi olarak görmüşler ve bir şekilde saçlarını boyamışlardır.

Bu arada bir şeyi daha belirtelim; saçlarımızın kıvırcık, dalgalı veya düz olmasını da ebeveynlerimizden aldığımız genler belirliyor. Kıvırcık bir saçı kestiğimizde kesitinin dikdörtgene yakın olduğunu, dalgalı saçın elips, düz saçın kesitinin ise daire olduğunu görebilirsiniz. İşte bu saç kesitlerinden dolayı bazı saçlar dümdüz uzarken bazıları hemen kıvrılmaya başlar. Kıvırcık saçlılar, saçlarınızı boşuna ütülemeyin, saçın yapısını yani kesitinin şeklini değiştirmeden kalıcı bir düz saça sahip olmanız mümkün değil.

oyun