Sağlık ve Sağlıklı yaşam siteniz

Bakla « Besinler ve Özellikleri

İlkbaharın müjdecisi gibi pazara ve manavlara ilk gelen sebzelerden Bakla'yı veren, Baklagiller'in örnek bitkisidir. Anayurdu Avrupa ve Asya kıtaları olan baklanın, 5.000 yıl kadar önceleri Çin'de yetiştirildiği eski metinlerde görülmektedir. Ülkemizde de bol bol yetiştirilen ve tüketilen bakla, 60-100 cm. boylanabilen biryıllık otsu bitkidir. Toprakta l m. kadar derine inebilen güçlü bir kök yapısı ile dört köşe kesitli içi boş gövdesi vardır.

Uygun koşullarda bitki, birkaç gövde birden oluşturup kardeşlenerek ürününü artırmayı sağlar. Bakla bitkisinin iki türlü yaprağı vardır: Asıl yaprakları yeşil renkli, oval biçimli ve bileşik bir sap üzerinde karşılıklı dizilidir. İkincil derecedeki beyazımsı yaprakları oval ya da mızrak biçimli olup kenarları dişlidir. Bunların üzerinde siyah renkli nektar bezleri bulunur.

Bitkinin erselik özellikler taşıyan çiçekleri beyaz renklidir. Ama, üzerlerinde kırmızımtırak çizgiler ve morumsu veya siyah lekeler görülür. Kendi kendilerini dölleyen bu çiçeklerden bitkinin bakla ya da badıç denilen meyveleri oluşur. Baklalar yeşilin çeşitli tonların dadır. Sapa yakın bölümünde siyah renkli bir külah oluşur. Bu külah, bakla çeşitlerine göre farklı olur. Baklanın içindeki taneler (bakla içi denilen çekirdekleri ya da bitkinin tohumları) de bakla çeşitlerine göre irilik, biçim ve sayı bakımından çeşitlilik gösterir.

Taneler tazeyken yeşildir. Kuruyunca kahverengine dönüşür. Bayat taneler çok koyu kahverengi olur. Taze bakla, zeytinyağlı yemeği yapılarak tüketilir. Taze iç bakla, enginarla birlikte pişirilir. Kurutulmuş ya da dondurulmuş iç baklanın gene zeytinyağlı yemeği ile fava denilen özel bir yemeği yapılır.

BESİN DEĞERLERİ

100 gr. baklanın içerdiği besin değerleri şunlardır: 45 kalori; 5 gr. protein; 6 gr. karbonhidrat: 0 kolesterol; 3 gr. yağ; 1.5 gr. lif: 22 mgr. fosfor; 20 mgr. kalsiyum; 0,4 mgr. demir; 85 mgr. sodyum; 110 mgr. potasyum; 150 IU A vitamini: 0,04 mgr. B1 vitamini; 0,03 mgr. B2 vitamini ve 4 mgr. C vitamini.

100 gr. kurutulmuş baklada, protein 23 gr'a ve karbonhidrat 42 gr'a kadar yükselir. Ayrıca, karbonhidrat ile lesitin ve pektin adlı önemli maddelerinde artmalar görülür.

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

Yukarıda görülen bazı önemli besin değerlerinin yanı sıra;

o Bakla, baklagillerdeki tüm sebzeler gibi bedenin kansere yakalanma rizikosunu azaltır.

o Bedenin kötü kolesterol düzeyini düşürür.

o Bakla içerdiği insülinle kan şekerini düzene sokar.

o İçerdiği yüksek orandaki lifle peklik (kabızlık) çekenlere iyi gelir.

o Bakla ayrıca, hemoroit ve diğer kalınbağırsak sorunlarında da sağlığa yararlı etkiler sağlar.

Bütün bu sağlığımız için faydalı etkilerinden yararlanılmak üzere taze bakla ya da iç baklanın diyetimize katılması ve günlük olarak bir fincan dolusu baklanın yenmesi yeterli olacaktır.

Dikkat: Bakla, bu besine karşı duyarlı kişilerde bakla zehirlenmesine (favizm) yol açabilir. Bu duyarlılık kalıtımsal olup böyle kişiler bakla yememelidir. Ayrıca, çok küçük çocuklara bakla yedirilmemesi yerinde olur.

BİTKİSİNİN ÜRETİLMESİ

Bakla bitkisi, tohumlarıyla (kurutulmuş taneleriyle) çoğaltılır. Hava ve toprak koşullarının uygun olduğu dönemde taneler, doğrudan doğruya bitkinin yetiştirileceği toprağa ekilir. Kışı ılık geçiren bölgelerde tohumların ekimi, ekim-kasım aylarında; kışı soğuk geçiren bölgelerde mart-nisan aylarında yapılır. Balda bitkisinin ekileceği günde toprak ısısı 9 ve dışarıda hava sıcaklığı 10-14 derece olmalıdır. Tohumlar toprakta sıra üzerine 15-20 cm. aralıklarla ve toprakta 5-6 cm. derine ekilmelidir.

BİTKİSİNİN YETİŞTİRİLMESİ

İklim isteği: Ilık iklimlerin bitkisi olan bakla, uygun koşullarda serin mevsimde de yetiştirilebilen sebzeler arasında yer alır. Bakla, sıcaklardan korkmadığı gibi soğuklara da bir noktaya kadar dayanabilir. Birçok bakla çeşidinin -4 dereceye kadar dayanabildiği saptanmıştır. Ancak, bitkinin en iyi geliştiği ortam, toprakta 9 ve dışarıda 10-14 derece olan sıcaklıklardır.

Toprak isteği: Bakla bitkisi derin, geçirgen ve organik madde bakımından zengin tınlı toprakları sever. Toprağın asiditesine karşı oldukça duyarlı olan bitki için en uygun pH derecesi 6,7-7,5 arasıdır.

Toprak işleme: Bakla fideleri 5-6 cm. kadar boylandığında, birinci çapalama işlemi yapılır. Ama, çapanın yapıldığı günde havanın soğuk olmamasına dikkat edilmelidir. Aksi takdirde bitkinin kökleri soğuktan zarar görebilir. Bitkinin çiçeklenmesinden önce ikinci çapalama işlemi yapılarak yabani ot mücadelesi ve toprağın kabartılması sağlanır. Baklanın çiçekleri çapa işini yapan kişilerce dokunulduğunda zarar göreceği için çiçek açan bakla bitkisine artık çapalama yapılmaz.

Sulama: Kışı ılık geçiren bölgelerde sonbaharda ekilen bakla bitkisine, kış ve ilkbahar mevsimlerinde sulama yapılmaz. Yağışlar bitkiye yeterli olur. Kışı soğuk geçiren ve bakla tanelerinin ilkbaharda ekilmesi zorunlu olduğu bölgelerde tohumlardan çimlenen bitki çapalandıkça; ayrıca havalar sıcak ve kurak gittiği sürece düzenli olarak sulama yapılmalıdır.

Gübreleme: Bakla bitkisinin iyi gelişmesi ve nitelikli bol ürün alınması için düzenli bir gübreleme yapılmalıdır. Tohumlarının ekiminden önce bakla bitkisinin ekileceği toprağa iyi yanmış çiftlik gübresi verilmeli, ayrıca tohumun ekimiyle birlikte ya da bir hafta önce toprağa bol azotlu fenni gübre atılmalıdır. Ayrıca bakla bitkileri topraktan çok fazla besin maddesi kaldırdığından, fosfatlı ve potaslı fenni gübre verilmesi de gerekir.

Hasat (Derim): Bakla bitkisi yetiştiriciliğinde, taze bakla, taze iç bakla ya da kuru tane alınması isteklerine bağlı olarak hasat zamanları değişir. Taze sebze olarak bakla hasadı için, bitkinin baklalarının normal çeşit iriliğinin 1/3'ü ile 1/2'si arasında bir büyüklüğe ulaşmaları beklenir. Gecikilirse taneler sertleşir ve taze bakla sebze olarak yenilme değerini yitirir.

Bakla bitkisinin gövdesi çok kırılgan olduğundan baklalar elle çekilip koparılmamalı, bunun yerine elle tutulup aşağı doğru sıyrılarak gövdeden ayrılmaları sağlanmalıdır. Toplanan bakla uzun süre üst üste bırakılırsa kararır. Bundan kaçınılmalıdır. Taze iç bakla hasadı için baklaların normal iriliğine erişmeleri beklenir ve hasat bundan sonra yapılır. Kuru iç bakla elde etmek için, baklalar bitkinin üzerine bırakılır ve bitki kuruduğunda sökülen bitkiden baklalar koparılıp alınır.

Hastalık ve zararlılarıyla mücadele: Bakla bitkisine dadanacak zararlı ve hastalıklarla, uzmanlara danışılıp uygun tarıma ilaçları kullanılarak zamanında, eksiksiz ve aksatılmadan mücadele sürdürülmelidir.

Kırıklar « Kemikler Kaslar Kas Kirişleri ve Eklemler

Kırık nedir?
Bir kemikte meydana gelen her kırılmaya kırık nedir?

Hangi tip kırıklar vardır?
a.  Basit kırık: Burada deri yüzeyi ile kırılan kemik arasında bir ilgi yoktur.
b.  Açık kırık: Bunda bir deri yarası vardır ve deri yüzeyi ile kırık yeri arasında bir ilgi bulunmaktadır.

Bu iki tip kırık arasında ayırım yapmak neden önemlidir?
Çünkü açık kırık vakalarında bir enfeksiyon olması ve gerekli şekilde iyileşmemesi imkanı, basit bir kırıktan çok daha fazladır.

Başka ne gibi kırık sınıflandırılmaları vardır?
a.  Çapraz kırık: Kırık kemiğin çaprazına gitmektedir.
b.  Spiral kırık: Kemik etrafında helezoni veya burmalı bir kırık vardır.
c.  Meyilli kırık: Bunda kırık kemiğe meyilli olarak gitmektedir.
d.  Bitmemiş kırık: Bunda kırık kemiğin bütününü aşmamıştır.
e.  Ezik kırık: Bunda kemik iki parçadan fazla olarak kırılmıştır.

Bir kişide bir kemiğin kırık olduğu nasıl anlaşılır?
En sağlam yol bir röntgen filmi aldırmaktır.

Bir doktor çok kez röntgen filmi alınmadan bir kemiğin kırık olup olmadığını tespit edebilir mi?
Vakaların büyük çoğunluğunda evet. Ancak, kırığın asıl mahiyetini öğrenebilmek için doktorun bu teşhisi, bir röntgen filmi ile takviye edilmelidir.

Bir kemik kırılınca her zaman bir çatırdı duyulur mu?
Hayır.

Bütün kırıkların tedavisinde takip edilecek başlıca yöntemler hangileridir?
a.  İlk yapılacak iş hastanın genel durumunun kontrol altına alınmasıdır. Başka deyişle, hasta şok içerisinde ise veya kırık dışında ciddi yaralar almışsa, bunlar kırıktan önce tedavi edilmelidir.
b.  Kırılan kemiğin parçalarının, kemiğin tam iyileşmesi için gereken şekilde yerleştirilmelidir. Bu kemik parçalarının normal pozisyona getirilmesi bir kemiğin düzeltilmesi demektedir.
c.  Tam iyileşme oluncaya kadar kırılan kemik parçalarının yerleştirildiği gibi yerinde kalması temin edilmelidir. Buna; kemiğin hareketsiz kalmasını temin edilmelidir.

Kırılan kemikler nerede yerlerine yerleştirilmelidir?
Ufak kırıklar operatörün muayenehanesinde yerlerine yerleştirilebilinir. Uzun kemiklerin kırılması halinde bunları daha çok gerekli ekipman bulunacak bir hastanede tedavi edilmelidir.

Kırıkları yerlerine oturtmak için genellikle kullanılan metotların bazıları hangileridir?
a.  Kapalı kemiği normal yerine getirtme yöntemi. Burada kırılan parçalar dış manipülasyon ile yerine getirilmekte ve ameliyata başvurulmamaktadır.
b.  Açık kemiği yerine getirme ameliyatı. Bu metotta kırılan alan ameliyatla açılmaktadır. Operatör bundan sonra elleriyle kırılan kemikleri normal pozisyonlarına getirmekte ve kırık uçlarını birbirine oturtmaktadır.
c. Kemikleri normal pozisyonlarda tutmak. Bu aşağıda belirtildiği gibi birçok usullerle temin edilebilmektedir.

Kırık kemik parçalarının normal pozisyonlarında tutmak için kullanılan usullerinden bazıları hangileridir?
a.  Kemikleri gerekli yerde tutacak olan bir alçı kalıbı konması.
b.  Çekme usulü ile. Bu sistemde ağırlıklar ve makaralar kullanılmakta ve kırık kol veya bacağa yerleştirilen ağırlıkların manipülasyonu ile kırık kemikler yerine yerleştirilmekte ve buna engel olabilecek adale çekişleri önlenmektedir.
c.  Metal vidalar uygulanması yoluyla. Bu yöntemde metal vidalar kırık kemikleri yerlerinde tutabilmek için, kırık kemiklere vidalanmaktadır.
d.  Kemiklerin tel ile bağlanması. Başka deyişle kırık parçaların yerlerinde kalmasını sağlamak için bunlar birbirlerine telle bağlanmaktadır.
e.  Kırık kemiklerin levha ile yerlerinde tutulması usulü. Bu usulde kırık kemiğin yanlarına metal levhalar yerleştirilmekte ve levha ile kemik arasında vidalar geçirilmekte, kırık parçalar yerlerinde tutulabilinmektedir.
f.  İki kırık parçayı yerlerinde tutabilmek için metal çivi veya iğnelerin kullanılması ile birbirine raptedilmektedir.
g. İlik kanalı çivileme usulüyle. Bu metotta kırılan kemiğin iki tarafının boşluk yerine uzun bir çelik veya metal çivi yerleştirilmektedir,
h. Kemik ekleme usulüyle. Bu metotta vücudun başka bir yerinden bir kemik parçası alınmakta ve bu parça kırık kemiklerin yanına veya ortasına eklenmektedir.

Günümüzde, kırıkların ameliyat ile tedavisine eskiden daha mı fazla başvurulmaktadır?
Evet. Ameliyat metotları günümüzde çok daha güvenli olduğundan zaman kaybını önlemek için ameliyat usullerine çok daha fazla başvurulmaktadır.

"Kemikleri birleştirmek" deyiminden ne anlaşılmaktadır?
Bu kırılan kemik parçalarının iyileştirilmesi anlamına gelmektedir.

Kemiklerin birleşmesi veya gecikerek birleşmelerinin en genel nedenleri hangileridir?
a. Kemik parçalarının hareketsiz kalmasını teminde başarısızlık.
c. Kemikleri normal pozisyonlarda tutmak. Bu aşağıda belirtildiği gibi bir çok usullerle temin edilebilmektedir.

Kırık kemik parçalarının normal pozisyonlarında tutmak için kullanılan usullerinden bazıları hangileridir?
a.  Kemikleri gerekli yerde tutacak olan bir alçı kalıbı konması.
b.  Çekme usulü ile. Bu sistemde ağırlıklar ve makaralar kullanılmakta ve kırık kol veya bacağa yerleştirilen ağırlıkların manipülasyonu ile kırık kemikler yerine yerleştirilmekte ve buna engel olabilecek adale çekişleri önlenmektedir.
c.  Metal vidalar uygulanması yoluyla. Bu yöntemde metal vidalar kırık kemikleri yerlerinde tutabilmek için, kırık kemiklere vidalanmaktadır.
d.  Kemiklerin tel ile bağlanması. Başka deyişle kırık parçaların yerlerinde kalmasını sağlamak için bunlar birbirlerine telle bağlanmaktadır.
e.  Kırık kemiklerin levha ile yerlerinde tutulması usulü. Bu usulde kırık kemiğin yanlarına metal levhalar yerleştirilmekte ve levha ile kemik arasında vidalar geçirilmekte, kırık parçalar yerlerinde tutulabilinmektedir.
f.  İki kırık parçayı yerlerinde tutabilmek için metal çivi veya iğnelerin kullanılması ile birbirine raptedilmektedir.
g.  İlik kanalı çivileme usulüyle. Bu metotta kırılan kemiğin iki tarafının boşluk yerine uzun bir çelik veya metal çivi yerleştirilmektedir,
h. Kemik ekleme usulüyle. Bu metotta vücudun başka bir yerinden bir kemik parçası alınmakta ve bu parça kırık kemiklerin yanına veya ortasına eklenmektedir.

Günümüzde, kırıkların ameliyat ile tedavisine eskiden daha mı fazla başvurulmaktadır?
Evet. Ameliyat metotları günümüzde çok daha güvenli olduğundan zaman kaybını önlemek için ameliyat usullerine çok daha fazla başvurulmaktadır.

"Kemikleri birleştirmek" deyiminden ne anlaşılmaktadır?
Bu kırılan kemik parçalarının iyileştirilmesi anlamına gelmektedir.

Kemiklerin birleşmesi veya gecikerek birleşmelerinin en genel nedenleri hangileridir?
a. Kemik parçalarının hareketsiz kalmasını teminde başarısızlık.
b.  Kemik parçalarına kan akımının gidişinde engellenme.
c.  Kemik maddesinde kayıplar, böylece kırık parçaların birleştirilmesi imkansız olmaktadır.
d.  Kırığın etrafındaki yumuşak kesimlerde, adale ve kemikleri rapteden bağlarda bir enfeksiyonun gelişmiş olması.
e.  Kırık bölgesinde bir enfeksiyonun gelişmiş olması.
f.  Kırılan kemik parçaları üzerinde fazla çekiş oluşu.
g.  Kırılan  kemiklerin uçlarında iyileşmeyi   engelleyen adaleler ve lifli dokuların bulunması.
h. Hastanın genel sağlık durumunun iyi olmayışı.

Kemiklerin birleşmemesi veya geç birleşmesi ortopedist tarafından başarılı bir şekilde tedavi edilebilir mi?
Evet. İyi oturtulmamış olan kemikler elle manipülasyon veya açık ameliyat metodu ile yerlerinde oturtulabilir.

Kırıkların iyileşmesinde hastanın genel sağlık durumu bir rol oynayabilmekte midir?
Evet. Sağlık durumu iyi olmayan bir kişinin kırılan kemikleri iyileşemeyebilir.

Bütün kırıklar için yapılacak ilk acil yardımın asıl prensipleri ne olmalıdır?
Kırık kemiklerin mümkün olduğu kadar az hareket etmesini temin için, bunları ince bir tahtayla birbirinden ayırmak. Kırık parçaların oynamasını önlemek için herhangi bir maddenin kullanılması yerinde girişilmiş bir hareket olacaktır.

Ortopedistler bir kırığın tedavi sonuçlarını hangi standartlara göre ölçerler?
a.  Anatomik sonuç.
b.  Fonksiyonel sonuç.

Anatomik ve fonksiyonel sonuçlar arasındaki farklar nedir?
Kemikler tam gerektiği gibi yerleştirilmişse bu hal başarılı bir anatomik sonuç olarak kabul edilir. Ancak, bazı hallerde, fonksiyon gayet yetersiz olabilir. Bunun aksine, kemikler tam anatomik bir şekilde yerleşmemiş olabilir, fakat kol veya bacak tam normal fonksiyonlarına kavuşabilir. Bu da yetersiz anatomik bir sonuç olmakla beraber, iyi bir fonksiyonel sonuç olarak kabul edilir.

İyi bir fonksiyonel sonuç mu veya iyi bir anatomik sonuç mu tercih edilmelidir?
Tabiatıyla, iyi fonksiyonel bir sonuç daha önemlidir.

Patolojik kırık nedir?
Yaralanma olmadan veya çok hafif bir yaralanmayla meydana gelen bir kırıktır. Bu gibi kırıklar genellikle bir kist veya tümör gibi bir hastalık sonucu meydana gelir.

Bütün kırıklar olur olmaz oturtulmalı mıdır?
Hayır. Öyle kırıklar vardır ki yumuşak kısımlarda büyük hasara neden olmuşlardır ve bu gibi hallerde kemikler oturtulmadan önce, bu dokuların iyileşmesi için birkaç gün beklenmesi gerekli olabilecektir.

Basit kırıklar ile açık kırıklar için başvurulacak tedavi şekilleri ayrı mıdır?
Evet:
a.  Açık kırıklarda yara iyice temizlenmelidir ve ölü dokular veya yabancı maddeler mevcutsa, bunlar kırık bölgesinden ayıklanmalıdır.
b.  Eğer yara pis ise, tetanos antitoksini ve kangren antitoksini verilmesi gerekli olabilecektir.
c.  Açık kırığın bulunduğu yerde enfeksiyonu önlemek için büyük dozajlarda antibiyotikler verilmelidir. Basit kırıklarda bu yola başvurulması genellikle gerekli olmamaktadır.
d.  Açık kırıkların tedavisinde ameliyatla tedavi metodu çok daha fazla tavsiye edilmektedir.

Birden fazla kemiklerin kırıldığı durumlar, basit bir kırıktan daha zor mu iyileşmektedir?
Evet.

Bir kırığın oturtulması için anestezi genellikle kullanılmakta mıdır?
Evet. Basit ve küçük kırıklarda lokal anestezi kullanılabilinir. Daha büyük kırıkların oturtulmasında genel anestezi kullanılmaktadır.

Bir alçı konurken hasta sancı çeker mi?
Hayır.

Bir alçı çıkarılırken hasta sancı çeker mi?
Hayır.

Alçı yalnız kırık bölgesi üzerine mi yerleştirilir?
Hayır. Alçının yerleştirileceği kısım en azından hem üste hem alta kırığın olduğu yerden bir eklemi geçmelidir.

Alçı konduktan sonra bir veya iki gün sancı devam eder mi?
Evet. Ancak iki veya üç gün içerisinde sancı geçer.

Ayak, alçı içinde iken yürümek imkanı var mıdır?
Evet. Bazı basit ayak kırıklarında alçılı ayak ile yürümeye izin verilmektedir. Bunu temin etmek için alçıya özel bir aygıt yerleştirilmektedir.

Kırık kemikler iyileştikten sonra eskisi kadar kuvvetli olurlar mı?
Evet, gerekli şekilde iyileşmiş bir kemik normal kuvvetine dönüşür.

Kemik alçıda iken hasta kiriş ve kaslar için egzersiz yapmalı mıdır?
Evet, ortopedist sürekli egzersizleri açıklayacaktır.

Hasta alçının ıslanmaması için tedbir almalı mıdır?
Evet. Alçı kırık üzerinde kaldığı sürece kuru olmalıdır.

Bir alçıyı değiştirmek veya kuvvetlendirmek gerekebilir mi?
Evet. Kırıkların iyileşmesi haftalar ve aylar gerektirirse, bunu yapmak çok kez gerekmektedir.

Bir kırığın kaç kez röntgen filmi alınmalıdır?
a.  Kırık oturtulmadan hemen önce.
b.  Kırık oturtulduktan hemen sonra.
c.  Kırık oturtulduktan yaklaşık yedi ila on gün sonra.
d.  Eğer yavaş iyileşmekte olan bir kırıksa yaklaşık her birkaç haftada bir kez.
e.  Alçı alındıktan sonra.

Kırıklar nasıl iyileşir?
Kemik parçaları arasında "kallus" olarak adlandırılan yeni bir kemiğin gelişmesiyle.

Kırıkların daha çabuk iyileşmesi için özel diyetler gerekli midir?
Hayır, ancak bol vitaminli ve mineralli bir diyetin alınması önemlidir.

Bir kol veya bacağın uzun süre alçıda kaldıktan sonra büzülmeleri ve buruşmaları normal midir?
Evet. Adaleler kısmen incelmiş olacaktır; fakat yeniden faaliyete girişildiği vakit normal hallerine döneceklerdir.

Bir alçı alındıktan hemen sonra bir kol veya bacak fonksiyonları normal olacak mıdır?
Hayır. Birçok durumda bunların normale dönüşmesi için birkaç aylık bir fizyoterapiye gerek olacaktır.

Bir kemik bir kez kırılınca yeniden kırılma eğilimi gösterir mi?
Hayır.

Bir kemik kırığı iyileştikten sonra, bazı kişilerin, iyileşen kemik bölgesinde havalar değişince, sancı hissettikleri doğru mudur?
Evet  ama, bu durumun nedeni bilinmemektedir.

Bir kırık iyileştikten sonra, bir kol veya bacak daha kısa kalabilir mi?
Evet. Ancak, bu genellikle kemikte bir dejenerasyon meydana gelmemişse veya kırıldığı zaman kemiğin büyük bir parçası kaybolmamışsa, belli belirsiz bir kısalma olabilecektir.

Kızamıkçık « Salgın Hastalıklar

Kızamıkçık neden meydana gelir?
Bu bir enfeksiyon hastalığıdır ve bir virüsten geldiği sanılmaktadır.

Kızamıkçık kendisini nasıl gösterir?
Normal bir nezleye benzer hafif belirtiler ile başlayan bu hastalıkta, hastada hafif bir ateş olur ve ondan sonra yüzde başlayarak vücudun alt kısımlarına yayılan bir kızıllık meydana gelir. Bu durum bir gün içerisinde gelişir. Belirtiler tek tek gelişen küçük kızılımsı noktalar olup, bu kızıllıklar hastalığın birinci gününde kızamığı andırmaktadır. Hastalık ikinci gününde kızıl hastalığını andıran belirtiler gösterir. Üçüncü gününde belirtiler tamamen ortadan kaybolabilir. Bu belirtiler dışında boyun ve kulakların arkasında büyük lifli guddeler hissedilebilmektedir.

Kızamıkçık bulaşıcı mıdır?
Evet, ancak kızamık ve suçiçeği hastalığı kadar bulaşıcı değildir.

Kızamıkçık genellikle hangi yaşlarda olur?
Bu hastalık genellikle daha büyük yaştaki çocuklarda veya erginlerde olur. Bu hastalık gelişmiş kişilerde de, öteki bulaşıcı hastalıklardan çok daha fazla görülmektedir.

Kızamıkçık hastalığı salgın haline gelir mi?
Evet, yaklaşık her üç ile yedi yıl arası bir kızamıkçık salgınına rastlanmaktadır. Ancak tek vakalara her zaman rastlamak mümkündür.     
                        
Kızamıkçık genellikle hangi mevsimlerde görülür?
Vakaların çoğunluğuna son kış aylarında ve ilkbaharın ilk aylarında rastlanmaktadır.

Kızamıkçık olan hastalarda ateş çok yükselir mi?
Hayır. Ateş 38-38,5 dereceyi aşmaz.

Kızamıkçık olan hasta çok fazla rahatsızlık hisseder mi?
Hayır, ancak erginlerde ve gelişmiş kişilerde olduğu zaman daha ciddi bir hal alabilmektedir.

Kızamıkçık nasıl bulaşır?
Bir kişinin hasta ile doğrudan temas etmesi yoluyla.

Kızamıkçık çok kez başka hastalıklarla karıştırılmakta mıdır?
Evet. Çok kez kızamık, kızıl veya rozeol hastalığı ile karıştırılmaktadır.

Kızamıkçıkta gözler etkilenmekte midir?
Hayır. Kızamıkçıktaki bütün belirtiler kızamıktakinden daha hafif olmaktadır.

Lenf bezlerinin büyümeleri ne kadar süre devam eder?
Yaklaşık bir hafta.

Kızamıkçık bazı komplikasyonlara neden olmakta mıdır?
Bu hastalığın komplikasyonları çok nadirdir.

Kızamıkçığa yakalanmış olan bir çocuğu tecrit etmek gerekmekte midir?
Genellikle, evde olan öteki çocukları hasta çocukla temas ettirmek tercih edilmelidir. Bu şekilde onlar da hastalığa yakalanırlar. Bütün çocukların, özellikle kızların, kızamıkçığı genç yaşta geçirmeleri tercih edilmelidir.

Gebeliğin hangi aylarında kızamıkçık cenin için tehlikeli olmaktadır?
Gebeliğin ilk üç ayında.

Gebeliğin ilk aylarında bir kadın kızamıkçığa yakalanırsa, doğacak çocukta ne gibi zararlar meydana gelebilir?
Gözlerde kataraktlar, sağırlık, geri zekalılık veya kalp anormallikleri. Bunlar tek doğmalık bir hastalık veya birleşik hastalıklar halinde gelişebilir

Gebe kadın kızamıkçığa tutulmuşsa, doğacak çocukların sakat doğmaları oranı nedir?
Vakaların % 15-50 arası. Kesin yüzde hakkında doktorlar arasında bir fikir birliğine varılmamıştır.

Gebe kadın gebeliğin ilerlemiş aylarında kızamıkçığa tutulmuşsa bunun cenine bir zararı dokunur mu?
Hayır.

Kızamıkçığı önlemek için ne yapılabilinir?
Kızamıkçık aşısı bütün çocuklara yapılmalıdır. Bu aşı ayrıca gebe olmayıp çocuk doğuracak yaşta ve hastalığı geçirmemiş olan bütün genç kadınlara da yapılmalıdır. Bu gibi kadınlara aşı yapıldık tan iki ay sonrasına kadar gebe kalmamaları ihtar edilmelidir. Yumurta ve neomisin'e karşı alerjileri olanlara, bu aşı yapılırken çok dikkat edilmelidir. Bu aşı hakkında gelen raporlara göre aşının muafiyeti çok uzun süreli olup, ek aşı yapılması gerekli olmamaktadır.

Gebe bir kadın kızamıkçığa yakalandığı takdirde ne yapılmaktadır?
En doğru yol hastanın doktoruna başvurması ve gerekli hareket için kendisinden talimat almasıdır. Durum kadının yaşına ve bundan önce çocuk doğurup doğurmamış olmasına göre değişik olur.

Kadının gebeliği sırasında, kızamıkçık hastalığına tutulduğu halde, doktor ceninin zedelenmiş olup olmadığını doğumdan önce tespit edebilir mi?
Hayır.

Kızamıkçık nasıl tedavi edilir?
Yatakta istirahat, hafif besleyici bir diyet ve genel temizlikten başka bir tedavinin gereği yoktur.

Antibiyotikler bu hastalığa karşı yararlı mıdırlar?
Hayır. Bir kulak enfeksiyonu veya bir ciğer iltihaplanması gibi bir komplikasyon meydana gelmemişse bunlar hastaya verilmemelidir.

Kızamıkçık olan bir çocuğun bulaşıcı durumu ne kadar sürebilir?
Genellikle hastalığın meydana çıkmasından bir gün öncesinden, geçtikten üç veya dört gün sonrasına kadar.

Kızamıkçık hastalığının tali tepkileri olabilmekte midir?
Genellikle hiçbir tali tepkisi olmamaktadır. Yaklaşık her vakada hasta tamamen iyileşmektedir.

Bir kişi kızamıkçığa bir kereden fazla tutulabilir mi?
Hayır.

oyun