Sağlık ve Sağlıklı yaşam siteniz

Zona « Sinir Hastalıkları

Zona hastalığı nedir?
Bu hastalığa ayrıca "herpes zoster" de denmektedir. Omuriliğin arka köklerinden birisinin iltihaplanması ile meydana gelmektedir. İltihaplanmış sinirin yönü üzerinde aşırı sancı ve bu bölgedeki deride meydana gelen çatlamalarda küçücük kabarcıkların ortaya çıkmasıyla karakterize olmaktadır.

Zona hastalığı neden meydana gelmektedir?
Suçiçeği virüsüne benzer bir virüsten meydana gelmekte olduğu sanılmaktadır.

Zona hastalığının seyri nedir?
Ağrı çok şiddetli olmakta, hastalık birkaç gün ile birkaç hafta arasında değişiklik göstermektedir. Vakaların çoğunluğunda hastalık kendiliğinden geçer.

Zona hastalığı nasıl tedavi edilir?
Bu hastalık için bilinen ve belirli bir tedavi metodu bulunmaktadır. Sancıyı dindirmek için ağrı kesici ilaçların verilmesi gerekebilir. Birçok vakada X ışınları tedavileri, çeşitli ilaçlar ve bazı maddelerin enjeksiyon yoluyla verilmesi yararlı olmuştur; ancak, hastaların büyük çoğunluğu kendiliklerinden iyileşmek zorunda kalacaklardır.

Burun Kanaması « Burun ve Sinüzüt

Burun kanaması neden ileri gelir?
Lokal veya genel nedenlerden veya ikisinin birleşiminden burun kanaması ileri gelebilir. Bazı hallerde hiçbir neden görülmemektedir.

Burun kanamasının bazı lokal nedenleri hangileridir?
a.   Buruna veya kafatasının alt kısmında herhangi bir yaralanma.
b.   Burunda yabancı bir cismin bulunması.
c.   Burun operasyonları.
d.  Aşırı öksürükten, aksırmadan veya burun silinmesinden.
e.  Burun karıştırılmasından.
f.   Frengi veya verem gibi hastalıklardan ileri gelen yaralardan.
g.  Burunda veya sinüslerde bulunan habis tümörlerden.
h.  Burundaki sümük bezlerinde varisli damarlar bulunmasından,
i.   Alerji, sinüzit ve basit nezlede meydana gelebilen sümük bezlerinde akut bir cerahatlanmadan.

Burun kanamasının bazı genel nedenleri hangileridir?
a.  Yüksek kan basıncı.
b.  Hemofili, anemi pernisyöz, purpura, iskorbüt illeti, lösemi ve sarılık gibi kan düzensizlikleri.
c.  Atmosferik değişiklikler, dağcılık, dalıcılık veya denizin çok derinlerine inmek, gibi.

Genel veya lokal bir durumdan  meydana gelen burun kanamaları arasında ayırım nasıl yapılabilinir?
Eğer kanama yalnız bir burun deliğinden gelmekteyse bunun lokal bir kanama olduğu ihtimali fazladır. Ayrıca burun muayene edilince kanama noktası veya kanama nedeni tespit edilmiş olabilecektir.

Burun kanamaları nasıl kontrol altına alınabilir?
Aslında iki cins burun kanaması vardır. Bunların yüzde 90'ı burunun ön kısmındaki septumdan ve bazı nadir vakalarda etmoid kesimin ön tarafından gelir. Lokal anestezi altında dağlama «cauteri-sation» yapılmakla kanama noktası genellikle bulunabilinir ve kontrol altına alınır. Bu operasyon gümüş nitratı, asit kronik gibi kimyasal maddelerin kullanılmasıyla veya elektrikle pıhtılaşma usulüyle yapılır.

Burun kanamasında ilk yardım tedbiri olarak ne yapılmalıdır?
Kanamaların büyük çoğunluğu burun septumunun ön kısmında meydana geldiği için kanayan burun tarafının devamlı tazyikle kapatılmasıyla kanama genellikle durdurulabilinir. Eğer burun damlası varsa bununla ıslatılan bir pamuğun burna sokulması, yoksa ufak bir parça pamuğun kanayan tarafa yerleştirilmesi yararlı olur. Bu pamukla yapılan baskı en azından on dakika sürdürülmelidir. Burundan gelen kanın boğaza akmaması için kanama olan kişi dik oturmalı ve başını öne doğru eğik tutmalıdır.

Burnun arka tarafından gelen bir kanamada ne yapılmalıdır?
Bu tip kanama kendiliğinden kontrol altına alınamaz. Bu gibi hallerde kanama olan kişinin, ağız yoluyla burunun arka tarafının tamponlanması gerekeceğinden, hastaneye kaldırılması gerekli olacaktır.

Tampon ne kadar süre yerinde bırakılır?
Arka tarafta bulunan tamponlar yaklaşık bir hafta yerinde kalacaktır. Ön tarafa yerleştirilen tamponlar ise dördüncü günde kısım kısım çıkarılmaya başlanacaktır.

Genel bir durumdan meydana gelen burun kanamasında ne gibi tedavi metotlarına başvurulur?
Uzman doktora müracaat edilmesi gerekir. Doktor kanamaya neden olan hastalığın tedavisine girişecektir.

İnsan Seslerinin Farklılığı « Anatomi

İnsan sesi, daha doğrusu insan konuşması oluşurken katkıda bulunan o kadar çok şey vardır ki, bunlar bir araya gelince iki insanın konuşmasının aynı olma ihtimali yok denecek kadar azdır. Hatta her bireyin konuşması o kadar kendine özgüdür ki, telefonda sesin alttan ve üstten belirli frekansları yok edilmesine rağmen, açar açmaz 'merhaba' deyişinden karşımızdaki kişiyi tanıyabiliriz.

Sesimizin oluşmasının ana nedeni şüphesiz ses tellerimizdir. Ses tellerinin boyu sesimizin kalınlığını belirler. Ne kadar uzunsalar ses o kadar ince çıkar. Kadınların erkeklere göre avantajları ses tellerinin daha uzun olmalarıdır. Tabii ki ses tellerimiz sesimizin tınısını tek başlarına belirleyemezler. Dudağımız, dişlerimiz, dilimiz olmasaydı ortaya anlaşılmaz rahatsız edici bir gürültü çıkardı.

Konuşurken nefes veririz. Bu nefes konuşmanın karakteristiğini etkileyen en az 11 noktadan geçer. Ayrıca kişinin karakteri, havanın akışı ve hızı, ağız ve dudak yapısı da konuşmada etkin faktörlerdir. Ancak tüm konuşma olayının organizatörü beyindeki bir bölgedir. Burada düşüncenin ana yapısı oluşturulur, kulak ve gözlerden gelen sinyallerle birleştirilir ve boğaza sinyal olarak gönderilir.

Hayvanlarda ise beyinde böyle bir bölge yoktur. Bazı papağan, muhabbet kuşu hatta karga türlerinin konuşmaları onların ezberleme ve tekrar edebilme yetenekleridir. Bilinçli bir konuşma söz konusu değildir. Genetik olarak insana en yakın olan şempanzelerin bile dil ve damak yapıları nedeni ile insan gibi konuşmaları mümkün değildir.

Dünyanın dört bir yanında farklı lisanlar konuşuluyor ama tüm bu insanlar ağızlarında benzer sesler çıkarıyorlar. Her iki dudakları ile T' ve 'B', dudak ve dişleri ile 'F' ve 'V, dilin ön kısmı ile 'T' ve 'D', dilin arka kısmı ile de 'K' ve 'G' seslerini çıkarıyorlar.

Dilin ilk insanlarda, işbirliği daha doğrusu kültür ve bilgileri gelecek nesillere aktarma ihtiyacından doğduğu sanılıyor. Günümüze kadar altı bin dil geliştirilmiş. Dünyadaki bütün dillerin tek ortak yanı, en çok kullanılan kelimelerin daha az sayıda harfle yazılmalarıdır. Altay dilleri ailesine giren Türkçe'mizde bazı ilginç özellikler var. Bir kere cisimleri dişi ve erkek olarak ayırmıyoruz, ses uyumu var ve bir ad veya fiil kökünden değişik eklerle yeni kelimeler türetebiliyoruz.

İnsan yüzündeki kaş, göz, burun, ağız ve diğer şekillerin çok az fark göstermelerine rağmen hepsi birleşince nasıl bir insan diğerine benzemiyorsa, oluşumunda katkıda bulunan şeylerin çeşitliliği açısından konuşmamız da öyledir.

oyun