Sağlık ve Sağlıklı yaşam siteniz

Derimiz Olmasaydı « Anatomi

Deri bedeni bütünüyle sarar. Ağız, burun, anüs gibi doğal deliklerde mukoza adı verilen, yapısı deriye benzeyen ama daha ince bir tabaka ile birleşir. Dudaklarımızın renginin yüzümüzden farklı, biraz daha kırmızımsı olmasının da nedeni budur. Dudaklarımız yüzümüzdeki derimizin bir parçası değil sindirim ve solunum sistemimizin bir parçası olan ağzımızın dışa dönük devamıdır.

Vücudun hayati organlarını sayın deseler, derimiz pek akla gelmez. Halbuki derimiz vücudumuzun en hayati organlarının başında gelir. Derinin önemi o kadar büyüktür ki, yanma sonucunda üçte birinin yok olması hatta üçte birinin yağlıboya ile sıvanarak üzerindeki deliklerin kapatılması hayati sorun doğurabilir. Ayrıca derimiz vücudumuzun en büyük organıdır. Yetişkin bir insanın derisi 4-5 kilogram ağırlığındadır ve yaklaşık 7 metrekare alan kaplar.

Derimiz diğer tüm organlarımızdan daha hızlı büyür ve insan hayatı boyunca sürekli kendini yeniler. Devamlı kendini yenileyen bu organın, insan yaşlandıkça kırışmasının nedeni kendisi değil, altındaki kasların etkinliklerini yitirmeleridir.

Derimiz o kadar mükemmel bir organdır ki, kesildiği ya da yaralandığı zaman çevresindeki sağlam dokunun hücreleri hızla çoğalarak bu yarayı ya da kesiği kapatır. Kesilen yerin iki kenarı dikişle birbirlerine yaklaştırılırsa, onarılması gereken açıklık daralacağından iyileşme daha da çabuk olur. Bazen bu açıklık ne kadar kapatılırsa kapatılsın aradaki doku yeterince kendini onaramadığı için derimizde kalan bu yara izini ömrümüz boyunca taşırız.

Derimizin kalınlığı l - 4 milimetre arasında değişir. En kalın derimiz avuçiçlerinde ve topuklarımızın altındakilerdir. Elleriyle çalışan kimselerin ellerinde veya uygun ayakkabı giymeyenlerin ayaklarında nasırlar meydana gelir. Bunlar derinin fazla sertleşmiş biçiminden başka bir şey değillerdir. Göz kapaklan üzerindeki deri ise vücudun en ince derişidir.

Eğer vücudumuz deri ile kaplanmış olmasaydı yaşamımız düşünülemezdi. Derimiz bizi yalnız sıcağa, soğuğa karşı değil, aynı zamanda çarpmalara, sürtünmelere, ıslaklığa, rüzgara, güneş ışınlarına, zararlı bakterilere ve dışarıdan gelecek tehlikelere karşı da korur. Derimizin bütünü üzerinde soğuk ve sıcaklığı duymamıza yardım eden dokunma cisimciklerinin sayısı 600000'den fazladır.

Derimiz terleme yolu ile solunum yapar, toksinleri atar, vücudun ısı dengesini korur. Bir santimetrekarelik bir deri yüzeyinde binlerce ter deliği bulunur. Her gün buharlaşarak derimizden çıkan ter ortalama l litre kadardır.

Öteki organlarımızın aksine derimiz kısa zamanda aşınır. Yüzeydeki hücreler bir kaç hafta içinde ölür ve dökülürler ama aşınan derinin yerine sürekli yenisi gelir. Hiç başımızdaki kepeklerin nereden geldiklerini düşündünüz mü? Kepekler aslında derimizin küçük pulcuklar halinde ufalanıp düşmesinden başka bir şey değillerdir.

Müshiller « İlaçlar

Müshillerin alınması hiçbir olumsuz yan etkiye yol açmaz mı?
Vakaların çoğunluğunda, ara sıra meydana gelen ve kronik kabızlığı gidermek için müshillerin alınması emniyetlidir. Ancak bu devamlı müshil almanın emniyetli olduğu anlamına gelmez.

Hangi hallerde müshil alınmamalıdır?
a.  Şiddetli karın ağrıları olduğu zamanlar.
b.  Müshillere cevap vermeyen ve devamlı artış göstermekte olan kabızlık hallerinde.
c.  Bağırsaklarla ilgili olmayan göğüs ağrıları, baş ağrıları ve bağırsaklarla ilişkisi olamayacak rahatsızlık durumlarında.
d.  Dışkı kanlı olduğu veya kapkara bir renkte olduğu zamanlarda ya da bağırsaklarda herhangi bir kanama hali görüldüğü hallerde.

Müshil almak için ne gibi hallerde doktora danışılması gerekmektedir?
a.  Bütün yukarıda sayılı durumlarda veya müshil almanın zararlı olabileceğine dair en ufak bir şüphe duyulduğu zamanlarda.
b.  Devamlı olarak müshil almadan dışarı çıkılamadığı görüldüğü zaman.

Müshil almak alışkanlık haline gelebilir mi?
Muhakkak ki evet.

Aylarca, hatta yıllarca sürekli olarak alındıkları takdirde  müshiller tesirlerini kaybederler mi?
Evet.

Devamlı müshil almakla bağırsaklarda sürekli hasar meydana gelebilir mi?
Evet. Bağırsaklar kısmen normal fonksiyonlarını yapamaz hale gelebilirler. Başka hallerde, müshillerin fazla alınması bağırsakların zarını tahriş ederek bazı tip kolitlerin gelişmesine neden olabilir.

Müshil alışkanlığından nasıl kurtulabilinir?
Bu çok zordur ve müshillerin tedrici şekilde azaltılması ve onların yerine yeni ve zararsız alışkanlıkların getirilmesi gerekecektir. Fazla miktarda ve bol selülozlu gıda maddesi alınmalıdır. En önemli olan yön, söz konusu kişinin, her gün dışarı çıkacağı saatleri tespit etmesi ve bu saatlere riayet etmesidir. Kronik kabızlığın başka bir hastalıktan ileri gelmediğini tespit etmek için doktora başvurulması gerekmektedir.

Müshillerin yerine geçebilecek uygun başka ilaçlar var mıdır?
Evet.   Aslında müshil olmayan fakat bağırsaklarda  genişleme ve nemlik yapan birçok yararlı ilaç vardır.

Fazla dozajda müshil almak tehlikeli olabilir mi?
Evet. Müshillerin bazılarında bulunan maddeler ciddi zehirlenme tepkilerine neden olabilirler.

Testis Ağrısı « Hastalıklar

Testislerde iltihaplanma, testislerin fazla ya da gereğinden az kanla doluşması bu organlarda ağrıya yol açabilir. Bu tür rahatsızlanmaların dışında buralara yapılan sürekli kan basıncı sonucu ortaya çıkan sancılara, sık sık cinsel gerilime ulaşıp meni fışkırtmama yüzünden meydana geldikleri için, "damat sancıları" adı da verilmektedir.

Gerçekten de cinsel organın kasılması eğer bir boşalma ile sonuçlanmazsa kasık dolaylarında ve testislerde sancılara yol açabilir. Testise kan getiren damarlar üstünde basınca yol açan herhangi bir durum da testislerde ağrı ve sancıya yol açabilir.

oyun