Sağlık ve Sağlıklı yaşam siteniz

Cilt Kırışıklıkları « Estetik ve Bakım

Kırışık giderme konusunda kozmetik dünyasında en çok konuşulan yardımcı, A vitamini ve türevleridir. Çok geniş olarak konuşulmasa da C vitamini, selenyum, dengeli beslenme, spor ve su, cilt sağlığı ve kırışıklıkların giderilmesi veya oluşumunun engellenmesinde önemlidir.

Yapılan bazı çalışmalar, kollajen yapımı üzerine etkileri nedeni ile C vitaminini de gündeme getirmiştir. Bazı çalışmalar, C vitamininin, vücüdumuzdaki bağ doku denen, koruyucu doku katmanının korunmasında anahtar rölü oynadığını göstermiştir. Kollajen de bu dokunun bir elemanıdır. Kollajen sentezi için gereken sinyali, C vitaminin oluşturduğu düşünülmektedir.

Günlük hayatımızda besinlerimiz ile C vitamini almaktayız. Bu vitamin, suda eriyebilen vitaminler gurubundandır. Asit yapıdadır, kimyasal ismi askorbik asittir. Yani sindirim kanalından kana, vücudun emme mekanizmasının izin verdiği ölçüde geçer ve vücudun her noktasına taşınır. Hücreler ihtiyaçları kadar C vitaminini kandan alırlar ve fazla alınmış miktar ise vücuttan idrar yolu ile atılır.

Sıklıkla yediğimiz, taze sebze ve meyveler, C vitamini için iyi bir kaynaktır. Günlük erişkin bir kişi için önerilen C vitamini dozu 300-500 mg. dır. Sigara kullanan kişilerin ihtiyacı daha yüksektir.

Fazla miktarda C vitamini alınması halinde, idrar yolu ile atılır ve bir zararı yoktur. Ancak çok yüksek dozda alınan C vitamini, atılımı sırasında idrarda, kum veya taş oluşumuna neden olabilir. Erişkinler için önerilen minimum C vitamini dozunun, vücutta C vitamini eksikliği oluşmaması için gereken doz olduğunu vurgulayan uzmanlar, bu dozların kırışıklar üzerinde bir etki sağlamayacağını söylemektedirler.

Özellikle güneş ışınlarının taşıdığı ultrviyole ışınlarının cilt üzerindeki olumsuz etkileri düşünüldüğünde, hücre içi metabolizma bozulur, daha az kan taşınır, ter ve yağ bezlerinin fonksiyonları bozulur, Kollagen yapımı azalır, varolan kollagen lifleri kalınlaşır. Damarların duvarlarındaki kollagen lifler de özelliklerini kaybettiklerinden (özellikle göz çevresi ve damarların daha yüzeyde olduğu bölgelerde) damar duvarlarından dışarıya kan serumu çıkmakta ve süngersi yapıdaki bölgelerde, torbalaşmalara neden olmaktadır.

Genç ciltlerde daha çok kan akımı ve damarsal oluşumlar varken, yaşlılıkta azalan kan akımı ve daha çok ultraviyoleye tabii kalarak yıpranmış, daha çok serbest radikallerin (hücre için, sağlam moleküllerden elektron çalarak, onların yapısını bozarak, normal moleküllere zarar veren zararlı bir grup madde) oluştuğu ciltte, daha çok C vitamini gereklidir.

Cilde, yüksek dozda C vitamini içeren kremlerin uygulanması ile bazı olumlu gelişmeler gösterilmiştir. Özellikle sunblock (tam UV kesen kozmetikler) ile birlikte C vitamini uygulamasının, serbest radikallerin oluşumu azalmakta ve kırışıkların oluşumlarının başlamasında engel olduğu düşünülmektedir. Bu tip ürünlerin, güneşe çıkmadan en az 20-30 dakika önce uygulanması gerekmektedir.

Ciltte kırışıklıkların oluşumuna engel olan bir diğer mekanizma da E vitaminidir. Antioksidan özelliği ile serbest radikalleri ortadan kaldırır. Bu tip ürünlerin güneşe çıkmadan değil de, güneşe maruz kaldıktan sonra uygulanması önerilmektedir.

E vitamininin kendisinin de ultraviyole karşısında, serbest radikaller oluşturduğu bilinmektedir. Güneşlenmeden 8 saat sonra uygulanan E vitamini yağının, ciltteki zarardan cildi koruduğu ve şişme oluşumunu engellediği söylenmektedir.

Ağız yolu ile alınan E vitamininin, cilt kırışıklıkları üzerine olan etkisi, yeni çalışılan bir konudur, ancak bu tip uygulamanın cildin daha sağlıklı olmasına ve ultraviyole zararlarından korunmada etkili olduğu bildirilmiştir.

E vitamini gibi etki gösteren bir başka mineral de selenyumdur. Toprakta bulunan bu mineral, besinlerimiz yolu ile alınırlar. Topraktaki selenyum içeriği doğrultusunda bazı bölgelerde alım eksikliği olur. Cilt sağlığı için günlük önerilen minimum miktar 50-200 mikrogramdır.

En çok kullanılan selenyum tuzu, l-selenomethionin'dir. Bu mineralin kullanılmasında mutlaka hekiminize danışmalısınız. 100 mikrogramın üzerindeki yüksek dozlarda toksik (zarar verici) olabilmektedir. Sadece gereğinde kullanılmalıdır. Özellikle soğan, sarmısak gibi yemeklerimizde sıklıkla kullanılan sebzeler, yüksek miktarlarda selenyum içerir. En çok da ton balığında vardır. Ondaki miktar bile 3 konserve kutu balıkta 100 mikrogram kadar yer alır.

Bazı araştırıcılar, iyi sonuçlar aldığını bildirmektedirler. Cilt kırışıklıkları konusunda içki ve sigaranın da çok etkisi vardır. Sigara, içerdiği maddeler nedeni ile damarların büzülmesine ve kan akımının azalmasına neden olur. Ciltte tahrişlere ve kurumalara neden olurlar.

Vücuda su alımı da çok önemli bir faktördür, ciltte bulunan hücrelerin su içeriklerinin tam olması, yağ ve ter bezlerinin normal fonksiyonları için su çok önemlidir. Doğal olarak cildi nemlendirir. Bir kişinin günde 5 lt. ye yakın miktarda sıvı alması gerekir. Bol bol su içilmesi, tüm sağlık problemlerinde önerilen bir unsur olduğu gibi, cildin her türlü sorunununda da çok önemlidir ve etkindir.

Dolaşım sisteminin sağlıklı çalışması, cildin de beslenmesi konusunda çok önemlidir. Dolaşımın artması ve düzenli olması, hücrelere daha düzenli besin ve oksijen taşınması demektir. Daha sağlıklı bir vücut için, spor da çok önemli bir faktördür. Spor, dolaşım sisteminin sağlıklı fonksiyon görmesini sağlar. Dengeli bir beslenme, güneşten korunma, spor yapmak ve bol bol su içmek, cilt sağlığı için yapılması gereken en temel davranışlardır.

Rehabilitasyon « Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Rehabilitasyonun hedefleri nelerdir?
a.  Hastayı mümkün olduğu derecede normale yakın bir fiziki duruma geri getirmek.
b.  Hastanın duygusal durumunu  iyileştirmek ve böylece sakatlığına alışmasına yardımcı olmak.
c.  Toplumda yeniden yerini alabilmesi için hastanın sosyal durumunun düzeltilmesinde yardımcı olmak.

Son on beş ile yirmi yıldan beri rehabilitasyon metotlarında gelişmeler kaydedildi mi?
Bu alanda varılan ilerlemeler tıp aleminde hayret verici derecede olmuştur. Artık "sakatlara" sakat gözüyle bakmamaktayız. Rehabilitasyon için açılan özel enstitüler sakatların büyük bir kısmını toplumda işe yarar, verimli, kendi kendilerine yeterli kişiler olarak iade etmeyi başarmıştır.

Rehabilitasyon metotları hangi tip hastalıklar için en yararlı olmaktadır?
a.  Doğuştan şekil bozukluğu olan çocuklara.
b.  Felç olmuş hastalara.
c.  Bir ayağı veya kolu kesilmiş sakatlara.
d.  İnsanı yetkisiz bırakan sinir, adale, kemik ve eklem hastalıkları olan kişilere.
e.  Uzun bir hastalıktan sonra anormal derecede halsiz ve takatsiz olarak yeni hayata dönen ve ancak kısmen iyileşen bir hastanın normal fiziki, duygusal ve sosyal yaşantısına dönmesine yardımcı olmada.

Uzun hastalıklar geçirmiş olanlardan,  rehabilitasyona lüzum göreceklerin oranı nedir?
Hastanede yatmış olan bütün hastaların % 5'inin ve ortopedik hastaların % 80'inin hastaneden çıktıktan sonra rehabilitasyona ihtiyaçları olacağı tahmin edilmektedir.

Hastalığın hangi safhasında rehabilitasyona  en çok  ihtiyaç duyulmaktadır?
Nekahet safhasında. Çok ciddi bir hastalıktan kalkmış olan hastaların normal faaliyetlerine mümkün olduğu kadar çabuk dönmeleri sağlıkları bakımından çok önemlidir. Birçok kronik hasta kendilerini hastalıklarına kaptırmak ve alıştırmak eğiliminde olmaktadır ve bu gibiler, eski normal yaşantılarına dönmek için fazla ilgi göstermemektedirler.

İnsanların kendilerini sakat olarak kabul etmek eğilimleri var mıdır?
Evet. Bilinmeyen psikolojik bir nedenden, uzun süreden beri tam sakat olarak bakım görmüş olan insanlar bu hali kabul etme eğiliminde olmaktadırlar. Bunun içindir ki, eğer imkan dahilindeyse, rehabilitasyonun bu gibilerde normal bir yaşantıya dönme isteğini yaratmak ve bu kadere boyun eğmemek eğilimi için mücadele etmesi gerekmektedir.

Rehabilitasyon temin etmek için ne gibi cihazlar kullanılmaktadır?
Bunları burada sıralamak olanaksızdır. Bir rehabilitasyon merkezi hastaya göre cihazı temin edecek veya yaptıracaktır.

Kekik « Aromaterapi

Latincesi Thymus Vulgaris olup Güney Avrupa'da yetişen bir bitkidir. Aromatik yağ kekik, timol ve karvakrol bakımından zengindir. Mide için kullanılan bitki diüretik ve antiseptik özelliğindedir. Gıdalarda baharat olarak ve ete lezzet vermek için kullanılır.

Herbal Terapi

Kırmızı kekik ve tatlı kekik olarak iki cinsi vardır. Kırmızı kekik kuvvetli bir antiseptiktir. Pek çok parazit üzerinde etkilidir. Kanda beyaz hücreleri artırıcı etkisi vardır. Tatlı kekik bitkisi ise baş ağrılarında özellikle sinirsel baş ağrılarında etkilidir. İdrar yolları iltihabında, üşütmelerde, öksürük ve balgam sökülmesinde, ruhsal sıkıntılarda etkilidir. Adale ağrılarında romatizma hastalıklarında kullanılır.

Aromaterapi

Kekik aromatik yağı timol ihtiva eden bitkisel bir kokusu vardır. İyi bir uyarıcıdır ve balgam söktürücüdür. Soğuk algınlıklarında romatizmal ağrılarda ve böcek sokmalarında kullanılır.

Kozmetikte Kullanım

Aknede, ekzemada, ciltteki kızarıklıklarda, cildi temizlemek için ve ciltteki çıbanda, saç dökülmesinde kullanılır.

Kullanım Şekli

Kekik aromatik yağı, masaj tarzında banyoda ve buğu tarzında, stres için banyo suyuna bir kaç damla damlatılır. Baş ağrısında, eklem ağrısında uygulanmaktadır. Akciğer problemlerinde buğu tarzında uygulama söz konusudur. Dilüe edilmeden kullanılmamalıdır. Hamilelikte kullanılmaz. Kırmızı kekik toksik etkiye sahip olduğu için hiç kullanılmamalıdır.

Uygun Karışımları

Limon Bergamot Melisa Biberiye Lavanta Sardunya.

oyun