Toksik Hepatit « Karaciğer
Toksik hepatit nedir?
Karaciğere zararlı olan kimyasal zehirlerin veya ilaçların alınmasıyla karaciğerde meydana gelen hasar için kullanılan addır.
Toksik hepatite nasıl yakalanılır?
Hastalık solunum veya sindirim yoluyla büyük miktarlarda kimyasal zehirler ya da ilaçların alınmasından hemen sonra veya yine bu gibi toksik maddelerin azar azar fakat devamlı olarak alınmasından dolayı çok uzun bir süre içerisinde gelişebilir. Bu gibi maddelere karşı kişinin hassasiyeti, hastalığın gelişmesinde büyük rol oynar.
Toksik hepatit tedavi edilebilir mi?
Bu toksinlerin karaciğeri ne derece tahrip etmiş olacağına bağlıdır. Eğer hasar hafif ve giderilecek ölçüde ise hasta tedavi edilip iyileştirilebilir.
Ampütasyonlar (Uzuvların Kesilmesi) « Kemikler Kaslar Kas Kirişleri ve Eklemler
Bir kol veya bacağın kesilmesini gerektiren en genel durumlar hangileridir?
a. Kol veya bacağın kan akımını durduran,ve ölüme neden olabilecek vahim enfeksiyonlar.
b. Arterioskleroz veya şeker hastalığına tali olan kangrenler.
c. Kol ve bacaklarda veya kemiklerde meydana gelen habis tümörler.
d. Bir kazanın veya yaralanmanın meydana getirmiş olduğu telafisi imkansız hasarlar.
e. Suni bir aletin kullanılmasını imkansız kılan, el veya bacakların kullanılmasını engelleyen doğuştan bir deformasyon durumu.
Bir kol veya bacağın kesilmesi için operatör hangi prensiplere dayanır?
Göz önünde bulundurulması gereken en önemli yön, hastanın hayatının tehlikede olup olmadığıdır. Bir hastalık veya durum hastanın ölümüne neden olabilecek hale geldiği zaman doktor o uzvun kesilmesini salık verecektir.
Kol veya bacağın nereden kesileceği nasıl kararlaştırılmaktadır?
a. Kol veya bacaktan mümkün olan kısmını bırakmak için gayret sarf edilecektir.
b. Kesilme yapılacak kısımda kan akımı yeterli olmalıdır. Kan akımı ne kadar zayıfsa kesilecek kısım o oranda daha ileri seviyede olacaktır.
c. Suni bir kol veya bacağın takılması için uzvun uygun bir yerden kesilmesi tercih edilecektir. (Bunu temin bakımından bazı hallerde uzvun kesilmesi daha yukarıdan yapılması gerekli olacaktır.)
Dizden aşağı bir kısmın kurtulması imkanı varken, bazı hallerde kesilen kısmın dizin üzerinden yapılması tercih edilebilir mi?
Evet. Çünkü birçok hallerde takma bacak, kesinti dizin üzerinde olursa daha iyi görev yapabilecektir.
Bir bacak veya kol kesilmesi tehlikeli bir ameliyat mıdır?
Hayır. Ancak birçok halde uzuvları kesilecek kişiler yaşlı insanla: olacağından ve bunlarda enfeksiyon, arterioskleroz veya kalp hastalığı olabileceğinden, bunlarda ciddi komplikasyonlar meydan gelebilir.
Suni kol veya bacak takacak olanların çoğunluğu bunları yeterli ş< kilde kullanmasını öğrenebilirler mi?
Muhakkak ki evet. Günümüzde mükemmel denebilecek aletler vardır ve bunlar çok iyi şekilde kullanılabilinmektedir. Eli veya bacakları takma olanlar bunları o kadar iyi kullanmaktadırlar ki, çok kişi bunların takma olduğunun farkına bile varamamaktadır.
Bir kol veya bacak kesildikten ne kadar süre sonra takma bir kol veya bacak takılabilinecektir?
Bu büyük ölçüde değişiktir ve uzvun nereden kesildiğine, kesilen uzvun kalan parçasının iyileşmesine, hastanın genel sağlık durumuna bağlıdır. Eğer kesilen kısım normal sayılacak bir süre içe: sinde iyileşirse takma kol veya bacak esas uzuv kesildikten altı sekiz hafta arası sonra takılabilecektir.
İki bacağı kesilen bir kişi yürümeyi öğrenebilir mi?
Evet ama, bir bacağı kesilmiş olan bir kişiden çok daha zor bir şekilde yürüyeceği şüphesizdir.
Suni bir el aynen normal bir ele benzer mi?
En iyi işe yarayan suni eller metalden yapılmaktadır ve normal; görünüşte olması için çok az gayret sarf edilmektedir. Ancak, sırf görünüş için normal ellere benzer suni eller de yapılabilinmekte de bunların fonksiyonu sınırlı kalmaktadır.
"Hayal uzuv" ne demektir?
Bu terim hastanın kol veya bacağını kesinti yerinde duyduğu sanı için kullanılmaktadır. Bu sancının kesik yerden geri kalan kışı da, kesilen sinirlerden ileri gelmekte olduğu sanılmaktadır.
Bir kol veya bacağı bazı hallerde yeniden kesmek gerekli olabilir mi?
Evet. Bazı kol ve bacak kesilmeleri geri kalacak kısmın işe yararlılığı göz önünde tutulmadan acil ve hayat kurtarıcı işlem olarak yapılmaktadır. Bu gibi durumlarda takma kol veya bacağın yerleştirilebilinmesi için yeni ikinci bir ameliyatın yapılması gerekli olacaktır.
Kol veya bacak kesildikten sonra geriye kalan kısım ülserleşmeden veya yetersiz kan akımından dolayı işe yaramaz bir hale gelirse, yeni bir ameliyat yapılabilinir mi?
Evet. Daha yüksek satıhta yapılacak yeni bir ameliyat çok kez problemin çözülmesini temin edecektir.
Kesilen bir vücut yapısının yeniden büyüme durumu olabilir mi?
Hayır, hiçbir şekilde olamaz.
Narkolepsi « Hastalıklar
Önüne geçilemeyecek kadar şiddetli uyuma arzusu olarak tanımlanan narkolepsi, halâ gizemini koruyan bir hastalık. Ancak bilim, bu konuda epey yol aldı. İskelet kaslarının normal tonunu (sağlıklı gerginlik durumu) bilinç kaybı olmadan yitirmesi olarak tanımlanan katapleksi, nörolojik bir hastalık olan narkolepsinin en belirgin semptomlarından biridir.
Utanç verici durumlara hedef olmak, yabancılarla ilişki kurma zorunda kalmak, ani öfke nöbetleri, sportif faaliyetlerde aşırıya kaçmak veya hızlı bir cinsel yaşam katapleksi ataklarını tetikleyen önemli etkenlerdir.
Narkolepsinin diğer bir özelliği ise gündüzleri ortaya çıkan inatçı uyku halidir. 48 saat uyumamış bir insanın içinde bulunduğu durumu, bir narkoleptik her gün yaşar. Her zaman uykulu olmalarına karşın, gece uykuları çok düzensiz ve kalitesizdir. Bu kişiler kısa bir uykudan sonra dinlenmiş bir şekilde günlük yaşamlarına geri dönseler dahi, çok kısa bir süre sonra uyku hali yeniden başlar. Tedavi edilmez ise hasta trafik kazalarına kurban gitme, okul ve iş yaşamında ortama uyum sağlayamama gibi olumsuzluklara maruz kalır.
Son olarak kataplekside beynin etkilendiği bölgeler, net bir şekilde tespit edildi. Herkesi şaşırtan nokta, bu bölgenin rüyalarımızla senkronize bir şekilde hareket etmemizi engelleyen bölge olmasıydı (Örneğin rüyasında koşan bir kişi, yatakta bacaklarını koşar gibi ileri geri hareket ettirmez). Aynı şekilde narkolepside nöronal dejenerasyonun ilk kanıtları bulundu.
Bazı bilimadamları ise köpeklerde narkolepsiye neden olan, mutasyona uğramış geni ayrıştırmayı başardılar. En önemlisi, narkolepsinin "otoimmün" bir hastalık olduğuna ilişkin ipuçlarının elde edilmesiydi. Bu da bağışıklık sisteminin normal beyin dokularına yabancı doku gibi saldırması anlamına geliyor.
Uyku ve Narkolepsi
Uyku düzeni normal olarak iki kısımdan oluşur. Biri ''hızlı göz hareketleri''ya da ''REM''uykusu, diğeri ise ''hızlı göz hareketleri dışında kalan''ya da Non- REM''uykusudur.
Non-REM, sakin uyku halidir. Kaslar gevşemekle birlikte gerginliğini belirli bir ölçüye kadar korur. Soluk alma düzenlidir. Beyin yüksek voltajda dalgalar üretir. Beynin tükettiği enerji minimum düzeydedir. REM'de, Non-REM'de olduğu gibi çevre bilinci yitirilmiş olsa da fizyolojik olarak çok büyük farklılık gösterir.
REM'de soluk alma ve kalp ritmi düzensizdir; karakteristik olarak hızlı göz hareketleri belirgindir; beyin hızlı, düzensiz, düşük voltajlı dalgalar gönderir; canlı, renkli rüyalar görülür; beyin metabolizması kişinin uyanık olduğu zamanki performansını sergiler.
Narkoleptik olmayan insanlar gece uykularına Non- REM ile başlarlar. Yaklaşık 90 dakika sonra REM uykusu başlar. Oysa narkoleptik kişiler doğrudan REM uykusuna dalar. Araştırmacılar, bu özellikten yola çıkarak, narkoleptik semptomların REM uykunun uygunsuz zamanlarda ortaya çıkmasının sonucu olduğunu ileri sürerler.
oyun