Sağlık ve Sağlıklı yaşam siteniz

Akciğer Ve Göğüs Boşluğu Travmaları « Akciğerler

Akciğer ve göğüs boşluğu travmalarına çok rastlanır mı?
Evet, özellikle endüstrinin geliştiği çağımızda meydana gelen kazalarda akciğerlerde ve göğüs boşluğu travmalarında korku uyandırabilecek oranda artışlar görülmektedir.

Göğüs boşluğunda ve akciğerlerde en çok görülen travma türleri hangileridir?
a.  Göğüs boşluğunun ciddi surette ezilmesi.
b.  Çatlayan kaburgalar veya çatlayan göğüs kemiği (sternum).
c.  Kınlan bir kaburganın akciğere girmesiyle bir ciğerin yaralanması.
d.  Akciğer etrafındaki plevral boşluğu hava, kan veya ikisinin de birden girmesiyle. Bu durum bir ciğer zedelenmesinden veya yabancı bir cismin göğüs boşluğuna girmesiyle meydana gelebilir.
e.  Kendi kendine olma bir kopmadan veya kanamadan sonra bir ciğerin çöküntü göstermesi (sönmesi).
f.   Göğüse isabet eden bıçak veya kurşun yaraları.

Ciddi   göğüs  veya akciğer travmaları  alan  kişilerin kurtarılması mümkün müdür?
Evet. Aksi iddia edilmesine rağmen, bu gibi yara alanların büyük çoğunluğu gerekli cerrahi müdahale yapıldığı takdirde kurtarılabilirler.

Göğüs boşluğu ve akciğer travmalarında başvurulan tedavi usulleri hangileridir?
a.  İlk olarak bu gibi yaralanmalarda rastlanan şok durumunun tedavisi gerekmektedir. Diğer ilk yardım usulleri kan nakilleri, oksijen teneffüs ettirilmesi ve gereken uyuşturucu ilaçların verilmesidir.
b.  Eğer göğüste büyük bir delik veya emici bir yara görülmekteyse, dışarıdan göğüs boşluğuna hava girmesini önlemek için bunun derhal örtülmesi gereklidir. Emici bir göğüs yarasına rastlandığı zaman ilk yardım tedbiri olarak bunun gazlı bezle, yoksa gömlekten kopanlacak bir bez parçasıyle örtülmesi gerekmektedir.
c.  Eğer kanama sırasında göğüs boşluğuna gelmekte olan kanama, ciddi ise göğsün bir enjeksiyon ile delinmesi ve kanın dışarıya çekilmesi gerekir. Eğer bu usûller yetersiz kalırsa ve kanama devam ederse, cerrahi müdahale gerekir ve bu müdahaleyle kanayan damatların bağlanması veya akciğerin yırtılan kısmının dikilmesi, bu da yeterli olmazsa ciğerin yaralı kısmının ameliyatla' alınması icabeder.
d.  Akciğerin etrafında hava toplanmış olabilir (pneumathora). Göğüs boşluğuna bir kauçuk tüp veya enjektör takılıp renaj yoluyla bu hava dışarıya alınır. Böylece akciğer yeniden genişler ve nefes almaya başlar.
e.  Çok ciddi veya geniş yara almış olan bir akciğerin ameliyat yoluyla alınması gerekebilir.

Çok ciddi akciğer travması almış kişilerin yatık vaziyette olarak mı taşınmaları gerekir?
Hayır. Ciğer yaralanmaları nefes almayı çok zorlaştırabileceklerinden bu gibi yaralıların yarı oturmuş durumda taşınmaları çok önemlidir.

Şeker Hastalığı İğnesi « Genel

Şeker hastalığı midenin arkasındaki pankreas bezinden salgılanan ensülin hormonunun eksikliğinden meydana gelir. Bu hormonun görevi vücudun temel enerji kaynağı olan nişasta ve şeker gibi besinlerin hücrelerde kullanılmasını sağlamaktır. Hormon yetersiz olunca kullanılamayan şeker dokularda birikir, idrarla birlikte dışarı atılır. Hücreler için gerekli olan enerji de bir ölçüde yok olur.

Şeker hastalan dışarıdan ensülin alarak normal bir yaşam sürebilirler. Bu da sıkı bir diyetin yanında her gün deri altına bir ensülin iğnesi yapmakla olur. Hastaları sosyal yaşamlarında sıkıntıya sokan bu iğne yapma olayının alternatifleri sürekli araştırılmaktadır. Ağızdan püskürtme veya deri altına minicik bir pompa yerleştirme gibi çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. İlaç almanın en kolay yolu olan hap yutma ise burada kullanılamamaktadır.

Bunun nedenini açıklamadan önce ilaçların vücuda alınış şekillerine bir bakmak gerekir. Hap ve kapsüller, mide ve ince bağırsaklardan, aşılar doku sıvıları ve lenf kanallarından, damardan yapılan iğneler doğrudan damarlardan, fitiller kalın bağırsaktan, merhemler deriden, soluk yoluyla almanlar akciğerlerden dolaşım sistemimize, yani kana karışırlar.

Görüldüğü gibi bütün şekillerde, ilaçlar kan dolaşımına katılarak işlevlerini yerine getiriyorlar. Damardan iğne ile verilen ilaçlar insanı rahatsız ederler ama doğrudan kana verildiklerinden hemen kanla birlikte vücuda dağılmaya başlarlar dolayısıyla ilacın etkisi çok kısa zamanda görülür.

Ağızdan alınan ilacın ise yolu uzundur. Önce midede dağılıp sonra bağırsaklarda çözümlenerek emilirler ve oradan kana karışarak çeşitli organ ve dokulara dağılırlar. Başımız ağrıdığı için aldığımız bir aspirin önce bağırsağa kadar inip oradan kanla birlikte geri dönerek nerdeyse bütün vücudumuzu dolaşır.

Haplar en çok kullanılan ilaçlardır ancak bir ilacın hap olarak kullanılabilmesi için moleküllerinin mide ve bağırsaklarda kolayca emilebilecek kadar küçük olmaları ve bu moleküllerin mide asidinden etkilenmeyecek yapıda olmaları gerekir.

Ensülin, protein tabiatında bir hormondur. Molekülleri hem büyüktür hem de asitlere karşı hassastır. Sindirim yolu ile alındıklarında tahribata uğrarlar ve yeterli bir şekilde kana karışamazlar. Bu nedenle hap olarak ağızdan alınamazlar, vakaya göre uygun doz ve sıklıkta enjeksiyonlara gerek duyulur.

Kan Basıncı « Kalp

Kan basıncı nedir?
Kan akımının devamlı ve yeterli şekilde vücuttaki damarlarda seyretmesi için kasılan kalbin meydana getirdiği kuvvete kan basıncı denir. Kilometrelerce uzunluktaki dar kan damarlarındaki direnişi yenmek ve kanın kimyasal madde alışverişini temin edebilecek yeterli baskı kudreti ile dokulara varabilmesini temin için, kalp kan akımı sistemi içerisinde asgari bir basınç düzeyi muhafaza etmek zorunluluğundadır.

Kan basıncı nasıl ölçülmektedir?
Kolun üst kısmına yuvarlak bir lastik bant yerleştirilmektedir. Kol ağzı basıncı ölçen bir alete bağlanmakta ve alet hava ile şişirilmektedir. Bu arada doktor dirseğin ortasındaki arter nabzını dinlemektedir. Ondan sonra kol ağzındaki basınç nabız dinlenilemeyecek hale gelinceye kadar artırılmaktadır. Daha sonra kol ağzındaki hava boşaltılarak doktor nabzın geri gelmekte olduğunu yeniden duymaktadır. Bu metoda sistolik basınç adı verilmiştir. Bundan sonra kol ağzındaki hava daha da bırakılır ve nabız atışı yeniden kaybolur. Bu noktadaki basınca diastolik basınç adı verilmiştir.

Yüksek kan basıncı (yüksek tansiyon) neden meydana gelir?
Bütün vücuttaki küçük arterlerin daralmasıyla kalbin vücut dokularına kan yetiştirmek için fazla pompalama gayreti sarf etmek zorunda kalması dolayısı ile yüksek kan basıncının ileri gelmekte olduğu sanılmaktadır. Kalp daha fazla pompalamak zorunda kalınca kan basıncı artmaktadır.

Yüksek kan basıncının kalıtımsal olma eğilimi var mıdır?
Evet, ancak şu belirtilmelidir ki anne-babadan birinde yüksek kan basıncı bulunması muhakkak surette çocuğunda da yüksek kan basıncı bulunacağına delalet etmez.

Fazla şişmanlık yüksek kan basıncı eğilimini getirir mi?
Evet.

Yüksek kan basıncı; az pişmiş et, tuz veya baharat yemekten ileri gelebilir mi?
Hayır.

Yüksek kan basıncı neden zararlı olabilir?
a.  Kalbin üzerine normalin üstünde yük bindirilmektedir. Bu durum sürekli olarak devam ederse kalp büyüyerek zarar görebilir.
b.  Kan, damarlardan daha büyük bir baskı ile geçtiğinden dolayı, boyunlarda yıpranma ve zedelenme oranları artmaktadır. Sonunda bu damarlarda çok önemli hasar meydana gelebilir. Bu yüzden de bu damarların besledikleri doku ve organlar hasara uğrayabilir. Bu durumdan en çok zarar görebilecek organlar şunlardır: Kalp, beyin, böbrekler ve gözler.

Çeşitli kişilerin yüksek kan basıncına tepkileri değişik olur mu?
Evet. Kadınlar devamlı yüksek kan basıncına, erkeklerden çok daha iyi dayanabilmektedirler. Kişiler arasında da tepkiler çok değişik olmaktadır.

Yüksek kan basıncı hali tedavi edilebilir mi?
Aslında hayır. Ancak modern tıbbi metotlarla basınç kontrol altında tutulabilmekte ve böylece olabilecek ciddi hasarlar önlenebilmektedir. Gereken ilaçların alınması ve normal bir hayat tarzı sürdürmeni yanında, fazla kiloların kaybı ve devamlı tıbbi müşahede altındı bulunmakla yüksek kan basıncı büyük ölçüde kontrol altına alınmış olacaktır.
Bunun dışında, yüksek kan basıncı için, başka ve daha az rastlanan nedenler de bulunmaktadır: Bazı tümörler, böbrek hastalıkları, iç salgı bezleri düzensizlikleri gibi. Bu gibi hastalıkların nedenleri teşhis edilebilindiği vakalarda, bunların tedavisi ve ortadan kaldırılması mümkün olacaktır.

Yüksek kan basıncı önlenilebilir mi?
Hayır, ancak yukarıda yazılı tedbirlerle, birçok kontrol altına alınabilinir.

Heyecan ve mizaç yüksek kan basıncında tesirli olabilir mi?
Evet. Tedbirsiz bir hayat tarzı ve ifrat derecesinde duygusal girişimler kan basıncının artmasına neden olabilir. Böyle aşırı hareketlerin yüksek tansiyonun nedeni olabileceği sanılmamakta ve mevcut bir yüksek tansiyonu artırabilecek sebepler olabilecekleri ileri sürülmektedir.

Yüksek kan basıncı olan bir kişi, kendisini iyi hissederek bu durumundan habersiz olabilir mi?
Çok kişilerde yıllarca süregelen yüksek kan basıncı bulunduğu halde kendileri bundan habersizdir.

Yüksek kan basıncının genel belirtileri nedir?
Aslında, yüksek kan basıncının kendisine has belirtileri yoktur. Şikayet edilen baş ağrıları ve aniden ateşlenme halleri genellikle başka durumlardan ileri gelmektedir.

Normal kan basıncı düzeyi nedir?
Normal' kan basıncı düzeyi diye bir şey yoktur. Ergin kişiler için geniş bir basınç alanı bulunmaktadır. Sistolik basınç için üst normal sınır 150 - 160  milimetre civa ve diastolik basınç için üst sınır 90 ile 100 arasında kabul edilmektedir.

Düşük kan basıncı nedir?
Düşük kan basıncı normal bir hastalık olarak sayılmaktadır. Buradaki durum kan basıncının normal düzeylerden düşük olmasıdır. Bu aslında sağlıklı bir durum olarak kabul edilmelidir; çünkü kalbin ve kan damarlarının zorlanmamakta olduğunu göstermektedir.

Düşük kan basıncı gerçek bir hastalığın belirtisi olabilir mi?
Bazı nadir hastalıklarda, inatçı ve sürekli olan düşük kan basıncı devamlı bir belirti olarak kalmaktadır.

Düşük kan basıncının genel olan türü yorgunluk ve atalet belirtileri gösterir mi?
Ancak bazı nadir hallerde. Düşük kan basıncı birçok kişinin psikolojik gardrobu haline gelmiştir ve birçok kişi ilgisiz şikayetlerini bu gardropa asmaktadırlar.

Düşük kan basıncı tedavi gerektirir mi?
Gerekse bile bu ancak pek nadir vakalarda olur.

Bir kişide "geçici" yüksek kan basıncı olabilir mi?
Evet. Bir sınavın getireceği heyecan veya sınavla ilgili heyecan safhalar anormal derecede yüksek kan basıncı gösterebilir.  kişinin rahatladıktan sonra, tansiyonu alındığı zaman kan basıncının normale gelmiş olduğu görülecektir. Bunun dışında aşırı duygusal stres de kan basıncını artırabilecek ve bu durum birkaç ve bazı hallerde birkaç hafta sürebilecektir. Bu durum genel gerginlik ortadan kalkınca normale dönüşecektir.

oyun