Doğum Sonrası Kanamaları « Gebelik ve Doğum
Doğum sonrası kanamaları ne demektir?
Plasentanın gelmesinden veya alınmasından sonra aşırı derecede kan kaybı.
Doğum sonrası kanamaları neden meydana gelir?
a. Uzun süren doğum halinden sonra rahmin kasılmaması, büyük bir bebekten dolayı rahmin fazla gerilme ve yayılması, boşluğunda fazla su bulunmasından dolayı rahmin fazla gerilip yayılması.
b. Plasenta dokularının geride kalması, bu hal plasentanın arkasından kanamaya neden olur.
c. Doğum halinde dölyolunda, servikste ya da rahimde bir yırtılma veya yaralanmanın meydana gelmiş olması
Doğum sonrası kanamaları tehlikeli midir?
Esas tehlike bunun varlığını ve ciddiyetini anlayamamak ve teşhis edememektir. Modern metotlarla bu halin tespiti ile birçok tehlike atlatılmış olmaktadır. Tedavi kan nakilleri ile yapılmaktadır ve doğum yapan hastanelerde bu kan daima her an mevcut bulur maktadır.
Doğum sonrası kanamaları çoğunlukla ne zaman meydana gelir?
Ya doğumdan birkaç saat sonra veya geciken kanama hallerinde doğumdan birkaç gün sonra.
Doğum sonrası kanamalarının belirtileri nelerdir?
Ciddi denebilecek kan kaybı ile birlikte gelen ani tansiyon (kan basıncı) düşmesi ve şok.
Doğum sonrası kanamaların tedavi metotları nedir?
a. Hasta evinde ise derhal hastaneye kaldırılmalıdır.
b. Eğer hastanede ise kaybedilen kanı telafi etmek için derhal kan verilmelidir.
c. Nedeni tespit edilmeli ve tedavisi için gereken tedbirler acele olarak alınmalıdır.
Doğum sonrası kanamaların sebebinin ortadan kaldırılması için n gibi özel tedbirler alınmaktadır?
a. Eğer rahmin kaşıtmamasından ileri gelmişse bu kasılmayı oluşturacak ilaçların verilmesi.
b. Eğer dölyolunda, servikste veya rahimdeki bir yırtıktan meydana gelmişse, bu yırtık derhal cerrahi müdahale yapılarak diki] melidir.
Fıtık « Fıtık
Fıtık nedir?
İç organlarımızdan birinin normal yerinden ayrılarak vücudun ona ait olmayan başka bir yerine geçmesine yol açan bir vücut boşluğu duvarı kusurudur. Örneğin bir diyafram fıtığında mide, karın bölgesinden ayrılarak, göğüs boşluğuna geçebilir.
Fıtık hangi nedenlerden meydana gelir?
Fıtık, genellikle göğsü karına veya karını bacaklar gibi ve başka vücut bölümlerini birbirine bağlayan adale ve başka bağlantı dokularında yetersizlik veya kusurlar bulunmasından ileri gelmektedir. Başka fıtıklar vücut bölümlerinin çıkış kesimlerinde meydana gelen bir çarpma sonucu kopmuş olan adale bağlantı ve dokularından ileri gelmektedir.
Doğuşta birçok fıtığa rastlanılabilinir mi?
Evet. Birçok çocuk, gelişmede meydana gelen kusurlardan dolayı fıtıklı olarak doğmaktadır. Bunlar genellikle göbek bölgesinde (göbek fıtığı) veya kasıkta meydana gelmektedir (kasık fıtığı).
Fıtıklar çoğunlukla vücudun hangi kısımlarında meydana gelir?
Ana kan damarları veya bağırsakların bir kısmı gibi büyükçe vücut yapıları birçok vücut boşluğuna giriş ve çıkış yaptıkları çeşitli noktalarda. Bu noktalarda birbirine gevşek olarak bağlı olan dokular vardır ve bunlar fazla baskı ve zora dayanamayarak birbirinden ayrılır ve kopabilir.
Ne gibi zorlamalar veya yaralanmalar böyle kopmalara yol açabilir?
a. Çok ağır cisimlerin kaldırılması.
b. Ani bükülmeler, çekmeler ve adale zorlanmaları.
c. Karın içi bölgesine aşırı bir baskı yapan oldukça fazla kilo alınması.
d. Organların yerini değiştirebilecek büyük bir karın tümörünün gelişmesi.
e. Karın bölgesinde fazla baskı yapabilecek gebelik durumu.
f. Dışarı çıkarken zorlama yapan kronik kabızlık.
g. Karın içi bölgesinde aşırı baskı yapan devamlı ve şiddetli öksürme halleri veya nöbetleri.
Fıtık ne kadar yaygındır?
Cerrahi müdahale gerektiren en yaygın rahatsızlıklardan biridir.
Erkeklerde fıtık olma eğilimi kadınlardan fazla mıdır?
Kasık fitığı gibi fiziki zorlama veya çalışmadan ileri gelen fıtıklarda evet. Kadınlarda ise gebelik nedeniyle göbek bölgesinde göbek fıtığı olma ihtimalleri daha fazladır.
Fıtık ailevi veya irsi bir hastalık olabilir mi?
Hayır. Ancak adalelerdeki gelişme tipi irsi olma eğilimini göstermektedir.
En çok rastlanan fıtık tipleri hangileridir?
a. Kasık fıtığı: Bu en çok görülen fıtık türüdür. Kasıkta meydan gelir ve çok kez vücudun iki tarafında gelişir. Bu gibi kopmalara iki taraflı kasık fıtığı denir.
b. Kalça (femoral) fıtığı: Bu tip fıtık genellikle karın bölgesinin ortasında göbeğin altında büyük kan damarlarının gövdeden bacaklara uzanan bölgede meydana gelir.
c. Karın (ventral) fıtığı: Bu tür fıtık genellikle karın bölgesinin ortasında göbeğin altında oluşur. Çoğunlukla gebelik halinden sonra karın duvarlarında adalelerin birbirinden ayrılmasıyla meydana gelir.
d. Epigastrik fıtık: Bu tip fıtık üst karında, göbeğin üst kısmındaki karın duvarında meydana gelir. Bu tip fıtıklar muhtemelen doğuştan olur. Ancak kişi erginlik çağına ulaştıktan sonra meydana çıkar.
e. Göbek fıtığı: Bu en genel fıtıklardan biridir ve göbek bölgesinde meydana gelir. Göbek fıtığı olmaya en çok meyilli görünenler yeni doğan bebekler ve birçok gebelik geçirmiş olan kadınlardır.
f. Enzisyon fıtığı: Bu tip fıtık hastanın yarasının kolayca iyileşmemesinden dolayı ameliyat yapılan yerdeki yaradan veya bu yarada meydana gelen bir enfeksiyon nedeniyle dokuların yeterli ölçüde iyileşmemelerinden ileri gelmektedir. Böyle bir fıtık karın bölgesi duvarının herhangi bir yerinde meydana gelebilir.
h. Diyafram fıtığı: Bu çok yaygın bir fıtık türüdür. Genellikle yutak göğüsteki diyaframdan karına inmekte olduğu nokta civarında meydana gelir. Başka diyafram fıtıkları, diyafram gelişmesindeki yetersizliklerden veya bir yaralanma yüzünden diyafram kopması ileri gelebilir. Bu gibi fıtıklar karın organları ile karakterize olurlar -örneğin; midenin bir kısmının, ince veya kalınbağırsağın göğüs boşluğunda yerleşmeleri gibi.-
i. İç kesim fıtığı: Bu çok az rastlanan fıtık türünde bir iç karın bölgesi organı, genellikle incebağırsak, normal yeri olmayan karın bölgesi girintilerine veya alt bölmelerine girer.
j. (Gluteal) veya beP(lomber) fıtık: Bu fıtıklar çok nadir olur ve kalçalarda veya sırtta adale sistemi kusurlarından ileri gelir, fıtıklı organlar sırt veya kalçalarda vücudun arka kısmında çıkıntılar olarak meydana gelir.
Fıtıklar için hangi hallerde cerrahi müdahale yerme başka şekillerde tedavi tavsiye edilmektedir?
a. Ameliyat sonrası fıtık hali iki veya daha fazla meydana gelmişse ve hastanın doku yapıları zafiyet göstermekteyse, üçüncü veya dördüncü kez ameliyata başvurmak tavsiye edilmemektedir. Çünkü bu ameliyatların başarılı olma oranları yok denecek kadar azdır.
b. Çok şişman olan kişilerde bu gibi ameliyatlar genellikle başarısız olduğundan, bunlarda ameliyata gidilmemeli veya ameliyat öncesi normal ağırlığa gelinceye kadar zayıflatılmaları gerekir.
c. Aktif veremi veya ciddi kalp hastalıkları olan vahim tıbbi rahatsızlıkları olan hastaların ameliyat edilmesi tavsiye edilmemektedir.
d. Yetmiş ile seksen yaşlan arasında olan yaşlı kişilerde eğer küçük fıtıkları varsa ve fıtık ciddi durumlara neden olmamaktaysa, ameliyata başvurulması tavsiye edilmemektedir.
Fıtık tıbbi olarak nasıl tedavi edilir?
Karın bölgesinde ve yerinde tutmak için korse veya fıtık bağlarının kullanılmasıyla.
Genel bir kaide olarak ameliyat öncesi fıtık bağları uzun süre kullanılmalı mıdır?
Hayır. Fıtık bağları devamlı temasta oldukları yapıları zayıflatmak eğilimini göstermektedirler. Bundan dolayı ameliyat öncesi birkaç haftadan fazla kullanılmaları doğru değildir.
Bütün fıtıklarda ameliyat yerine fıtık bağı kullanılması neden öngörülmemektedir?
Çünkü fıtık bağları, fıtığı tedavi etmez. Bunlar ancak fıtığı olduğu yerde turnaya yarar. İnsanlar yaşlanınca fıtıklar büyümekte ve fıtık bağları görevlerini tam olarak yerine getirememektedir.
Fıtık ameliyatını yapmakta gecikmek tehlikeli olabilir mi?
Muhakkak ki evet. Bağırsakların boğulması tehlikesi her zaman mevcuttur ve böyle bir hal ölüme sebep olabilir.
Fıtık tedavisinde enjeksiyon tedavisi yeterli midir?
Hayır. Bu tedavi usulü yetersiz ve tehlikeli olduğu için artık uygulanmamaktadır.
Fıtıklar kendiliklerinden kaybolabilir mi?
Hayır. Kendiliklerinden kaybolan fıtıklar yalnızca yeni doğan be beklerde görülen küçücük böbrek bölgesi fıtıklarıdır. Yeni doğa bebeklerde görülen kasık fıtıkçıkları da bazı hallerde kendiliklerinden kaybolabilirler.
Fıtık tedavisinde cerrahi müdahale ne derece başarılıdır?
Kopmuş dokuların düzeltilmesi, yerinden fırlamış olan çıkık yapı arın esas anatomik yerlerine yeniden yerleştirilmesiyle ve fıtık tor basını teşkil eden fırlayan karın dokularının (periton) alınmasıyla fıtıkların büyük çoğunluğu başarı ile tedavi edilebilinmektedir.
Fıtık ameliyatı yapılmasının en iyi zamanı ne vakittir?
Fıtık ameliyatları genellikle istenilen zamanda yapılabilinir ve bu zamanı hasta kendisine uygun düşecek şekilde tayin edebilir. Ancak, şu da unutulmamalıdır ki fıtıklar büyüme eğilimini gösterirler ve büyüdükleri oranda da kusuru düzeltmek zorlaşır ve tekerrür etme oranları artar.
Bir fıtık ameliyatı ne zaman acil bir cerrahi müdahale gereğidir?
Bağırsak gibi bir organ fıtık torbasına yakalanıp sıkıştığı ve bu yüzden boğularak kan akımını engellediği hallerde acil ameliyat gerekli olmaktadır. Bu durumda hastanın hemen ameliyat edilmesi muhakkak surette gerekmektedir. Ameliyat yapılmadığı takdirde boğulmuş fıtıkta toplanan birikintiler kangrene yol açar ve peritonit'ten de ölüme neden olabilir.
Hasta fazla şişman olduğu takdirde operatörler bazı özel hallerde ameliyatı erteleme kararı verebilirler mi?
Evet. Hasta fazlasıyla şişman ise bir fıtığın tedavi edilme uğraşı küçük bir valize fazla eşya sıkıştırmasına benzeyecektir. Böyle bir valizi zorlayarak kapatma mümkün olsa bile içeriden gelecek basınç valizin patlayıp açılmasına yol açabilecektir.
Fıtık ameliyatları tehlikeli midir?
Hayır. Fıtık torbasında boğulma hali dışında fıtık ameliyatlarından sonra nadiren komplikasyonlara rastlanmaktadır. Bu gibi boğulma hallerinde kangrenlenmiş dışkı veya bağırsaklara rastlanılabilinir ve bu gibi olaylarda bütün kangrenli kısımların alınması için ciddi bir ameliyata başvurulması gerekir.
Bir fıtıkta kangrenlenmiş bağırsak veya dışkı bulunduğu taktirde ne gibi bir işleme başvurulmaktadır?
Bağırsakların kangrenlenmiş kısımları alınır. Bu çok tehlikeli, ciddi ve komplikasyonlu bir ameliyattır. Bu gibi ameliyatlarda anti biyotik ilaçların ve modern cerrahi metotların kullanılmasıyla ölüm oranı büyük bir ölçüde azaltılmışsa da, bu işlem yine de karın bölgesinde yapılan ameliyatlar arasında en ciddi ve tehlikeli: olanlardan biri olarak kabul edilmektedir.
Fıtık ameliyatları fazlasıyla sancılı mı olur?
Hayır. Ancak ameliyat olan kesimde ameliyat sonrası birkaç gün sancı çekilir.
Diyafram fıtığı ameliyatları özellikle tehlikeli olur mu?
Hayır. Ancak bu ameliyatlar karın bölgesindeki ameliyatlardan daha güçtür ve daha uzun sürer.
Diyafram fıtığı nasıl giderilir?
Vakaların çoğunluğunda kaburgalar bölgesinde göğüste bir enzisyon yapılır. Yerinden oynamış olan karın bölgesindeki yerlerine yerleştirildikten sonra diyaframdaki yırtık veya kopuk dikilir. Ayrıca bu tür işlemler yine başarılı olarak karın bölgesinde yapılan enzisyonlar yoluyla de gerçekleştirilmektedir.
Diyafram fıtıklarının giderilme işlemleri genellikle başarılı mı olurlar?
Vakaların büyük çoğunluğunda evet.
Fıtık ameliyatları ne kadar sürer?
Basit kasık fıtığı ameliyatları yarım saat ile kırk beş dakika arasında bitirilebilinir. Daha ciddi, diyafram fıtığı veya torba duvarına sıkışarak hapsedilmiş olarak kalmış fıtık ameliyatları saatlerce sürebilir.
Bu ameliyatlarda ne cins anestezi kullanılır?
Göbeğin altında bulunan fıtıklar için, genel (epidural) veya belkemiği anestezileri en çok kullanılanlardır. Diyaframda ve üst karın bölgesinde olan fıtıklar yalnız genel solunum yolu anestezisi altında ameliyat edilmektedir.
Bir fıtık ameliyatından sonra ne kadar süre hastanede kalınması gereklidir?
Basit fıtıklar için altı ile yedi gün arası, basit olmayan vakalar için on ile on iki gün arası bir süre.
Ameliyattan ne kadar süre sonra hasta yataktan kalkabilir?
Yeni ameliyat kurallarına göre hasta ameliyattan bir gün sonra yataktan kalkabilir.
Öksürme veya aksırma fıtığın tekerrür etmesine yol açabilir mi?
Hayır. Fakat bazen hastalar öksürdükleri zaman bütün dikişlerin söküldüğünü hissine kapılabilirler.
Ameliyattan sonra fıtığın tekerrür etme oranı nedir?
Fıtıkların % 90'mdan fazlası ameliyattan sonra tam anlamıyla tedavi olmuş sayılır. Tekerrürlere genellikle yaşlılarda veya çok zayıf adale dokuları ve bağlantıları olan kişilerde rastlanır.
Normal bir fıtık ameliyatı yarasının iyileşmesi ne kadar sürer?
Yedi ile on gün arası.
Fıtığın tekerrürünü önlemek için ne gibi tedbirler alınmalıdır?
a. Hasta fazla şişmanlamamak için gereken tedbirleri almalıdır.
b. Mümkün olduğu ölçüde yirmi ila yirmi beş kilodan daha ağır cisimlerin itmekten, çekmekten ve kaldırmaktan kaçınılmalıdır.
c. Ameliyattan sonra dört ile altı ay arası bütün yorucu fiziki hareketlerin yapılmaması gereklidir.
Fıtıklar tekerrür ettiği taktirde hangi işleme başvurulmalıdır?
Beş vakadan dördü yeniden ameliyatla tedavi edilir.
Fıtık ameliyatı olanların korse veya fıtık bağı kullanmaları gerekmekte midir?
Hayır. Buna hiç gerek yoktur.
Hastanın ameliyattan sonra haftalarca ve bazen de aylarca yara izinin etrafında veya skrotumda sancı, uyuşukluk, sızı duyması normal midir?
Evet. Bu, bazı hallerde olagelmektedir, fakat kendiliğinden kaybolur.
Bir kasık fıtığı tedavisinden insanın seks hayatı tesir altında kalabilir mi?
Hayır. Fıtık ameliyatları testislere ve öteki tenasül organlarına hiçbir etki yapmamaktadır.
Bir bebeğin fıtığı doğumdan ne kadar süre sonra ameliyat edilebilinir?
Yeni doğan bebekler ameliyata çok dayanıklı olmaktadırlar. Eğer fıtık büyükse veya bağırsak boğulması söz konusu ise bu çocukların doğumdan birkaç hafta, en geçinden birkaç ay sonra ameliyat edilmeleri gerekmektedir.
Yeni doğan çocuklarda fıtıklar iki kasıkta da olma eğilimi göstermekte midir?
Evet. Bu gibi çocuklarda fıtık yalnız bir tarafta bile hissedilse her iki tarafta da ameliyata gidilmek genel bir adet haline gelmektedir. Bir tarafında fıtık hissedilen dört çocuktan üçünün, muayenede belirlenmemiş bile olsa, öbür tarafında da fıtık bulunacaktır.
İki tarafta da ameliyat yapılması ameliyat riskini artırmakta mıdır?
Hayır.
Fıtık ameliyatı olan bir kimse normal fiziki faaliyetine yeniden erişebilecek midir?
Kuşkusuz ki evet.
Fıtık ameliyatı olan bir kadının gebe kalmasında bir sakınca var mıdır?
Evet. Ancak nekahet devresi sonra erdikten birkaç ay sonra bunun bir mahsuru kalmayacaktır.
Bir fıtık ameliyatından sonra hangi süreler arası çekap yaptırılmalı?
İki yıl süreyle, yaklaşık her altı ayda bir defa.
Kansere Karşi Cerrahi Olmayan Tedavi Yöntemleri « Kanser ve Diğer Habis Oluşumlar
Ameliyat yapılmadan kanser tedavisinde ne gibi metotlar kullanılmaktadır?
Birçok metot vardın
a. X ışınları tedavisi, kobalt tedavisi, radyum tedavisi ye iyot, fos for, altın, vb. radyoaktif maddelerin kullanılması ile tedavi metotları.
b. Hormon enjeksiyon ve tabletlerinin kullanılması. Göğüs kanserinin bazı hallerde büyük dozajlarda erkeklik veya dişilik hormonlarının verilmesiyle durdurulduğu görülmüştür. Prostatta gelişen bir kanser ise büyük dozajda dişilik hormonlarının verilmesiyle durdurabilinmektedir.
c. Kanser hücrelerini öldürdüğü görülen bazı kimyasal ilaçların verilmesi.
Kanser tedavisinde X ışınları ve radyoaktif maddelerin uygulanması yolunda ilerlemeler kaydedildi mi?
Evet. Her geçen yıl yeni radyoaktif maddeler üretilmektedir ve bunların kullanılması için yeni teknikler geliştirilmiştir. Bunların hepsi habis dokuların gelişmesini ve yayılmasını önlemede yardımcı olmaktadırlar. Ancak, bu tedavi metodunun kanser tedavisinde son söz olamayacağı bütün tıp dünyası tarafından kabul edilmektedir.
Kanser tedavisinin son çözüm ihtimali hormonların kullanılmasıyla mümkün olabilecek midir?
Araştırmacıların büyük çoğunluğu, son sözün hormonlar olamayacağına inanmaktadırlar. Kanserlerin büyük çoğunluğu hormonlara cevap vermemektedir.
Kemoterapinin (kimya ile tedavi) geleceği ne göstermektedir?
Her gün kanserin büyümesi ve yayılmasını daha iyi önlemekte olan ilaçlar geliştirilmektedir. Bu ilaçların bazıları o derece tesirlidir ki kanserin geçici bir süre için ortadan kaybolmasını bile temin etmektedirler. Önümüzdeki on ila yirmi yıl sonra kanser tedavisinde daha birçok tesirli kimyasal ilaçların bulunacağına inanılmaktadır. Ancak araştırmacıların çoğunluğu kanser probleminin son çözümünün, kemotarapide olacağını kabul etmemektedirler.
Kanser, X ışınları veya radyoaktif maddeler, hormonlar ya da kimyasal maddelerle kesin olarak tamamen "tedavi" edilebilir mi?
Kullanılacak kelimenin tedavi değil "yok etmek" olması gerekmektedir. Radyoaktif maddelerin bazı kanserleri tamamen ve sürekli olarak yok edebilmekte olduğu şüphesizdir ve bazı münferit vakalarda, kimyasal maddelerin habis hücreleri sürekli olarak yok etmekte başarılı göründükleri de tespit edilmiştir.
Kanserin aşı ile önleyeceği zamanın gelmesi mümkün görülmekte midir?
Evet ve geleceğin büyük umutlarından biri olarak kabul edilmektedir. Kanser çok kez virüs istilası ile aynı olarak kabul edildiği için, bu virüslere karşı bir aşının bulunabileceği büyük bir ihtimal olarak kabul edilmektedir. O zaman kanser yapıcı ajanlar olan bu virüsler yok edilebilinecektir.
Kanser veya benzeri hastalıklarda kimyasal maddelerin tesirliliği hakkında yeni istatistikler var mıdır?
Evet. Akut lösemisi olan çocukların % 80 ile 90 aralarında olanları, kemoterapiden yararlanabilmekte olup bunların ömürleri uzatılabilmektedir. Böbrek tümörleri olan çocukların % 70'inin ömrü kemoterapi ile uzatılabilmektedir. Prostat kanseri olan erkeklerin % 70'i kemoterapiden faydalanabileceklerdir. Göğüs kanserleri bulunan kadınların % 40'mın kimyasal ilaçların alınmasıyla yaşama süreleri artmış olacaktır. Kronik lösemiden mustarip olanların % 50 ile 80 arası kemoterapiden fayda görebileceklerdir. Hodgkin hastalığı olanların % 80 ile 90 arasının hastalıkları kimyasal ilaçların alınmasıyla hafifleyecektir. Testislerinde kanser bulunanların % 30 ile 40 arası kimyasal tedaviden yararlanabilecekler ve yumurtalıklarında kanser olan kadınların da % 30 ile 40 arası kemoterapiden fayda görebilecekleridir.
Şaşılacak bir şey olmakla beraber, ufak oranda da olsa bazı kanserlerin kimyasal maddelerle tedavi "edilebildikleri" sanılmaktadır. Böylece, akut lösemisi olan çocuklardan yaklaşık % 2 ile 3 arasının "tedavi" edilebilineceği, habis böbrek tümörleri olan çocukların % 2 ile 3 arasındakilerin "tedavi" edilebileceği ve "nöroblastom" adlı bir özel tip sinir tümöründen mustarip olan çocukların % 3,5'unun "tedavi" edilebileceği sanılmaktadır.
Radyoaktif maddeler, hormonlar ve kimyasal ajanlar çok kez kanser tedavisine ameliyatla birleşim halinde kullanılmakta mıdır?
Evet. Çok az istisnalar dışında, bu tedavi metotları ameliyatla birleşim halinde kullanılmaktadır. Tabiatiyle; lösemi, lenfosarkom, Hodgkin hastalığı, gibi hastalıklar vardır ki, bunlarda ameliyata başvurulamamaktadır.
Radyasyon tedavisi, kemoterapi, hormon tedavisi çok vakalarda yalnızca geçici süre için yararlı olmaktaysalar, neden bunlar kanser hastalarının büyük çoğunluğuna tatbik edilememektedir?
İlk önce, bu tedavilerin yapılmakta olduğu hastaların büyük bir kısmı "tedavi" olmuş kategorisine girmektedir. Üstelik bu tür tedavilerde her geçen gün ilerlemeler ve gelişmeler kaydedilmektedir; belki de bir gün bunlar sürekli tedaviler getirebilecektir. En önemli nokta ise, radyasyon, kimyasal veya hormon tedavilerinin bu hastalara yapılmasıyla, bunların yaşama süreleri uzatılmakta ve bu arada hastalığa sürekli bir tedavi metodu bulunabilme ihtimali her zaman için vardır.
oyun