Sağlık ve Sağlıklı yaşam siteniz

Kanser Ve Diğer Habis Oluşumlar « Kanser ve Diğer Habis Oluşumlar

Kanser nedir?
Doku hücrelerinin azgın ve düzensiz şekilde büyümeleridir. Bu işlem devam eder ve önü alınmazsa; bir organın normal yapısı  fonksiyonu yok olur. Kanser hücreleri, iyi bakım görmekte olan  bahçede kontrolsüz gelişen ve oradaki çiçeklere zarar veren yabani otlara benzetilebilinir. Bu yabani otlar imha edilmediği takdir bahçe bütünüyle yok olur.

Kansere yakalanma ihtimali olmayan herhangi bir organ var mıdır?
Hayır. Herhangi bir organ kanser veya kanser benzeri habis bir teşekkül tarafından etkilenebilir.

Kanser günümüzde ne kadar yaygındır?
Her sekiz kişiden bir kişinin hayatını kanserden kaybedeceği tahmin edilmektedir.

Kanser bulaşıcı mıdır?
Hayır. Ancak bazı araştırmacılar, bazı kanserlerin virüs istilası ilgili olduğunu sanmakta ve böylece hastalığın bulaşabileceğini il sürmektedirler.

Kanserin, kadınlardan fazla erkeklerde gelişme eğilimi var mıdır?
Hayır. Bu oran yaklaşık aynıdır. Ancak, bazı tür kanserler var ki, bir cinste daha fazla gelişmekte olduğu görülmektedir. Örneğin ciğer kanseri erkeklerde fazla rastlanırken göğüs kanseri kadınlarda daha fazla gelişmektedir.

Selim bir tümörün kansere dönüşme oranı nedir?
Bunun hakkında kesin bir rakam verilemeyecekse de; doktorlar bu gibi hallerin erken tedavi ile hallolacağının üzerinde ısrarla durmaktadırlar.

Kanser vakaları artış göstermekte midir?
Kanser vakalarımın artış kaydetmekte olduğu sanılmaktadır. Ancak, bunun nedenini insanların günümüzde daha fazla yaşadıklarına bağlayabiliriz. Böylece, insanlar daha ileri yaşlara varmakta ve bu ileri yaşlarda kanser oranı gençlerden çok daha yüksek olmaktadır.

Kanserin gelişmesinde fazla eğilimi olan yaş grubu var mıdır?
Evet. Kanser hayat süresinin ikinci yarısında çok daha sık gelişmektedir.

Kanserin daha az gelişme ihtimali olan bir yaş grubu var mıdır?
Ufak çocuklar, erginleşmekte olanlar ve genç erginler, kansere karşı muafiyetleri olmamakla beraber; onlarda yaşlılardan daha az kanser olma eğilimi bulunmaktadır.

Kanserin gelişme ihtimali fazla olan bir tip var mıdır?
Hayır. Ancak, bilimsel araştırmacılar şişman kişilerde kanser olma eğiliminin zayıflardan fazla olduğunu ileri sürmektedirler.

Kanserin gelişme ihtimali daha az olan bir insan tipi var mıdır?
Hayır. Ancak, muntazam aralıklarla sağlık kontrolü yaptıran kişi hastalığa karşı daha iyi korunmuş olacaktır. Çünkü kanserin bulunuşu daha erken ve tedavisi daha kolay bir gelişme devresinde meydana çıkarılmış olacaktır.

Kanser bir aile hastalığı veya kalıtımsal bir hastalık mıdır?
Kanser kalıtımsal bir hastalık değildir. Ama birçok doktor hastalığın irsi olabilme eğilimi gösterdiğine inanmaktadırlar.

Bir ailede kanser olduğu görüldüğü hallerde, o aileden bir kişi ile evlenmekten kaçınılmalı mıdır?
Hayır. Aslında hiçbir kanser vakası görülmeyen bir aile pek düşünülemez.

Kanser bazı ırklarda daha fazla veya daha eksik rastlanmakta mıdır?
Hiçbir ırkın bütün kanser türlerine karşı herhangi bir muafiyeti olduğu görülmemiştir.

Kansere eğilimi fazla veya eksik olan bazı muayyen etnik gruplar var mıdır?
Hayır. Fakat bir kısım toplumların bazı özel yaşama adetleri vardır ki, bunlarda bazı tip kanserlerin gelişme oranları daha fazla olmaktadır. Böylece, fazla tütün içilen toplumlarda, tütün kullanılmayan toplumlardan daha fazla akciğer kanserine rastlamak mümkündür.

Yaşanılan yerin iklimi kanser olma sayısında bir değişikliğe neden olabilmekte midir?
Kanser dünyanın her yerinde bulunmaktadır.

Kanserin vücudun bir tarafından diğer tarafına yayılmasına ne sebep olmaktadır?
Kanser hücreleri, geliştikleri orijinal yerden koparak lenf kanalları veya kan damarlarına girmeleriyle vücudun bir tarafından diğer tarafına yayılırlar.

Kanserin, vücudun bir tarafından diğer tarafına yayılmasını önleme çareleri var mıdır?
Evet. Gelişmesinin ilk safhasında asıl tümörün alınmasıyla bunun önüne geçilebilir.

Kanserin asıl organından, yayılmakta olduğu nasıl anlaşılır?
Asıl tümörün ve etrafındaki normal dokuların cerrahi müdahale ile alınmasından sonra bunların mikroskop altında incelenmesiyle, çok kez kanserin yayılıp yayılmadığı tespit edilebilecektir. Yani mikroskobik muayene kanser hücrelerinin koparak bitişik dokulara yayılmış olup olmadığını gösterebilecektir.

Kanseri önlemenin çareleri var mıdır?
En iyi metot yılda bir veya iki defa genel sağlık kontrolü yaptırılmalıdır. Bu muayeneler arasında meydana gelebilecek olağandışı herhangi bir belirti için de, vakit kaybetmeden doktorunuza başvurun. Vücudun herhangi bir açıklığından beklenmedik bir kanamanın olması muhakkak surette bir kanser belirtisi değilse bile, doktora görünmeyi gerektirir.

Çocuklarda kanser olayları artış göstermekte midir?
Hayır. Ancak kanser teşhisinde gelişmiş olan metotlar, bunu böyle gösterebilmektedir.

İnsanda gizlenmiş bir kanser olduğu nasıl anlaşılır?
Kanser, çok kez, insan vücudunda yerleştikten sonra, uzun süre hiçbir belirti göstermez. Bu da yıllık veya altı aylık genel sağlık kontrolü yapılması için başka bir nedendir.

Kanser teşhisi testleri yararlı mıdır?
Evet, ancak bunlar gerekli genel bir sağlık testi yerine geçmemelidir.

Kanseri teşhis edebilecek yeterli kan muayene metotları var mıdır?
Şimdilik yoktur, ama bunların yakın tarihte gelişeceğine dair belirtiler vardır.

Kanser her zaman röntgen filminde görülebilinecek midir?
Hayır.

Bir operatör bir tümörü çıkardıktan sonra her zaman bunun kanserli olup olmayacağını bilebilir mi?
Hayır. Çok vakalarda patolojik raporun gelmesi için beklemek gerekli olabilir.

Müspet bir kanser teşhisi için ne gibi testlerin yapılması gerekmektedir?
Şüphe uyandıran dokudan bir parça alınarak mikroskopla incelenmelidir.

Mikroskopik raporun alınması ne kadar sürer?
Donmuş seksiyon muayenesinde on beş ile yirmi dakika arası. Daha detaylı bir rapor için bir hafta.

Operasyon odasında mikroskopla yapılan donmuş seksiyon raporu her zaman kesin teşhisin yapılmasında yeterli olur mu?
Hayır. Çok vakalarda birkaç gün zaman alan başka araştırmaların yapılması gerekebilir.

Biyopsi nedir?
Bir tümörün veya bir tümör doku parçasının mikroskobik incelenmesidir.

Mikroskopik rapor kusursuz ve güvenilir midir?
Evet, vakaların hemen hepsinde, güvenilir sonuç verir.

"Total Body Scanner (Compterized Tomography)"nin kullanılmasıyla kanser erken teşhis edilebilinmekte midir?
Evet. Vücudu inceden inceye tetkik eden bu yeni metotla, vücudun ta derinlerinde olan bir kanser bile gelişmesinin ilk safhalarında çok kez tespit edilebilmektedir.

Tedavi edilmeyen her kanser ölümle sonuçlanır mı?
Hayır. Bazı çok nadir hallerde, kanser o kadar yavaş gelişir ki, has ta normal hayat süresini doldurur ve kanserle hiçbir ilgisi olmayan bir durumdan ölür. Bu gibi vakalara genellikle yaşlı kişilerde rastlanmaktadır.

Kanserli hastanın iyileşme şansı nedir?
Deri kanserleri gibi bazı tür kanserler yaklaşık % 100 tedavi edilebilmektedir. Başka kanserlerin iyileşme oranları bulundukları yere, ilk teşhis edildikleri ve tedaviye başlandığı zamana bağlıdır. Erken teşhisle kanser hastalarının yaklaşık % 50'si kurtarılabilmektedir.

Bütün kanserler cerrahi müdahale gerektirir mi?
Hayır. Hastalığın çok çeşitleri vardır ki bunlar çok iyi ilaçlarla veya X ışınları uygulanması ile tedavi edilmektedirler.

Neden bazı kanserli hastalarda ameliyat öngörülürken başkalarında X ışınları tedavisi tavsiye edilmektedir?
Hem ameliyat hem de X ışınları uygulaması iyi tedavi metotlarıdır. Ancak bazı kanserler birine ötekinden daha iyi cevap vermektedirler. Bazı hallerde iki tedavi şeklinin birleşmesiyle en iyi sonuçlar alınmaktadır.

Kanser alındıktan sonra, kişi tedavi olduğunu nasıl anlayabilir?
Zaman en iyi delildir. Beş ila on sene geçtikten sonra tekerrür edecek kanserlere çok nadir hallerde rastlanır.

Kanserden ameliyat olanlar başka tür ameliyat olanlar kadar çabuk ve kolay iyileşirler mi?
Hayır. Ancak modern ameliyat usulleri sayesinde, aradaki fark o kadar azalmıştır ki, kanserli hastalar ameliyattan sonra, başka tür ameliyat geçirenlere yakın bir süre içerisinde iyileşmektedirler.

Kanser, başlangıç noktasından yayıldıktan sonra hastalar iyileşebilir mi?
Evet. Ancak iyileşme oranları çok azalmış olacaktır. X ışınları veya kobalt tedavileri, radyoaktif izotoplar, kimyasal maddeler veya hormonlar, başlangıç noktasından yayılmış olan kanserleri bazı hallerde yok edebilir.

Kanser hastalığının ilk safhalarında hastalar kilo kaybetmeye başlarlar mı?
Genellikle hayır. Ancak hastalığın bazı türleri, erken günlerinde bir hayli kilo kaybına neden olurlar.

Kanser hastaları, hastalığın başlangıç safhalarında genellikle anemi belirtileri gösterirler mi?
Hayır. Ancak tümör aşırı kanamaya neden olmuşsa o zaman kansızlık arazı meydana gelebilir.

Kanser hastaları, hastalığın başlangıç safhalarında iştahsızlık eğilimi gösterirler mi?
Eğer kanser midede veya yutakta gelişmemişse hayır.

Kanserin büyüklüğünün, habisliği ile bir ilişkisi var mıdır?
Her zaman değil. Bazı çok büyük kanserler nispeten selim olmaktadırlar. Bunun yanı sıra bazı küçük kanserler erken, geniş ölçüde ve hızla yayılmaktadırlar.

Bütün kanserlerin tek bir tedavi ile iyileştirilebileceği gün acaba gelebilecek midir?
Bu çok şüphelidir. Çünkü çok fazla değişik kanser türü bulunmaktadır. Günümüzde bile, bazı kanserler için tedavi metotları vardır.

Kanserli bir hastaya durumu açıklanmalı mıdır?
Kişiler hastalıkların ne olduğunu bilmek istedikleri zaman bunu onlara bildirmek en doğru yoldur. Eğer bilmek istemiyorlarsa o zaman bu açıklamanın kendilerine yapılmaması uygun olur.

Operatörlerin, bir kanseri tamamen almalarını ne gibi bir hal önler?
Operatörler kanseri tamamen almaya olağanüstü gayret sarf ederler. Ama, kanser bazen alınması mümkün olmayan organlara bulaşmış olabilir. Yine bazı hallerde kanser o derece yayılmıştır ki, operatörün yapacağı bir şey artık kalmamıştır.

Operatör, bir kanseri tam olarak aldığını her zaman bilebilir mi?
Hayır. Operatör mikroskop ile ameliyat yapmamaktadır ve birkaç hücre ameliyat bıçağının ulaşamayacağı bir yere yayılmış olabilir. Ne yazık ki, bunu her zaman bilecek durumda değildir.

Kanser alındıktan sonra tekerrür etme eğilimi göstermekte midir?
Evet. Ancak periyodik muayeneler böyle bir tekerrürü kontrol edilebilecek veya yok edilecek bir safhada meydana çıkarabilecektir.

Kanserin   tekerrür  eğilimini en aza indirmek   için ne yapılması gereklidir?
a.  Tümörün geniş safhada ortadan kaldırılması.
b.  X ışınları, radyoaktif maddeler, kemoterapi veya hormonlar ile ameliyat sonrası tedavi metotlarını uygulamak.

Bir hasta kanserden iyileştikten sonra normal hayatına dönebilir mi?
Bu kanserin bulunduğu yere ve uygulanan tedaviye bağlıdır. Kanserden iyileşenlerin büyük çoğunluğu normal veya normale yakın bir hayata dönmektedirler.

Vücudunun bir yerinde kanser gelişmiş bir kimsede vücudunun başka yerinde başka bir kanser gelişmesi eğilimi olur mu?
Evet. Ama bu durum, sık sık ve yoğun tıbbi muayeneler ile yeterli derecede kontrol edilebilmektedir.

Kanserden iyileşmiş olan bir kadında gebelik hali zararlı tesirler yapabilir mi?
Evet. Bazı hallerde vücuttaki hormonların tesiri altında bulunan bazı organlarda tümörlerin yeniden gelişmesine yol açabilmektedir.

Kanser başarılı tedavi olduktan sonra kontrol muayeneleri için doktora hangi süreler içerisinde kaç kez gidilmelidir?
Bu kanserin türüne göre değişir. Ancak, altı ayda bir doktora başvurulması tavsiye edilmektedir.

Kanser tedavisinde ne gibi gelişmeler ve ilerlemeler beklenmektedir?
Doktorların büyük çoğunluğu ilerideki kanser tedavisinin aşı ve muafiyet kazanmak etrafında gelişeceği kanısındadırlar. Ayrıca iyileştirici kimyasal maddelerin de kullanılabileceğine inanmaktadırlar.

Yaş Dönümü « Kadın Üreme Organları

Yaş dönümü (menopoz) nedir?
Kadının hayatında yumurtlama devrinin bitmesiyle adetlerin kesilmesidir. Genellikle bu hale yaş dönümü (menopoz) denmektedir. Başka deyişle menopoz tıbbi yaşlanma başlangıcıdır.

Yaş dönümü ne zaman olur?
Kadınların çoğunluğunda kırk beş ile elli beş yaşları arasında olur. Ancak bazı kadınlarda otuz beş yaş kadar erken, bazılarında ise elli beş yaşları kadar geç olabilir.

"Suni menopoz" ne demektir?
Yumurtalıkların ameliyatla alınması veya yumurtalıkların X ışınları ile tedavisi sonucu bunların yumurta yapma yeteneklerini kaybetmiş olmaları demektir.

Yaş dönümü tepkileri nedir?
Bunlar çok değişiktir. Bazı hallerde hiç tepki yoktur veya çok azdır. Bu dönemin en önemli faktörü kadının buna karşı göstermekte olduğu psikolojik davranıştır. Bazı kadınlar, şuur altında ıstırap çekmek istemekteyseler bunların yaş dönümüne tepkileri çok şiddetli olabilir. Çok hallerde bir kadın annesinin yaş dönümü hareketlerini taklit etme eğilimini gösterir. Eğer kadınlar yaş dönümü hakkında gerekli eğitimi görmüşler, gerekli bilgiye vakıfsalar ve duygusal bakımdan normalseler, yaş dönemi tepkileri büyük bir ihtimalle çok hafif olacaktır.

Yaş dönümünün (menopoz) genel belirtileri nelerdir?
a.  Birdenbire ateşlenmek.
b.  Soğuk ter dökmek.
c.  Baş ağrıları.
d.  Yorgunluk.
e.  Sinirlilik, duygusal bir gerginlik ve zorlama hissi.
f.  Depresyon ve bir yetersizlik hissi.

Yaş dönümünün özel belirtileri nelerdir?
Adetlerin düzensiz gelmesi ve kanamanın azalması.

Yaş dönümünden dolayı gelen düzensiz kanamalar ile bir tümörden veya pelvis bölgesindeki bir hastalıktan ileri gelen düzensiz adetler arasında ayırım nasıl yapılabilinir?
Adetlerin düzensizliği hakkında bir şüphe varsa; jinekolog kanser smiri yaparak veya rahimden ya da serviksten biyopsiler alarak bunları inceleyecektir. Bazen durumun tam teşhisi için jinekolog bir kürtaj yapılmasına lüzum görecektir.

Yaş dönümünün genel süresi ne kadardır?
Birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir?

Yaş dönümünde ne gibi bir tedaviye başvurulur?
a.  Yaş dönümünde en önemli tedavi usulü hastanın güvenini tazelemek ve durumu hakkında kendisine kesin ve açık bilgi vermektir.
b.  Belirtiler ciddi değilse en iyi yol hiçbir tedavi yapılmamasıdır.
c.  Belirtiler çok ciddi ise çok kez hormon değiştirilmesine başvurulmaktadır. Ancak bu tedavi rahim kanseri olma ihtimallerini arttırabileceğinden gerektiğinden daha uzun süre yapılmamalıdır.
c. Bazı hallerde belirtilerin hafifletilmesi için müsekkin ve yatıştırıcı ilaçlar verilmektedir.

Yaş dönümü tepkileri yumurtalık hormonları verilmesiyle hafifletilebilinir mi?
Evet. Ancak bu tedavinin daimi olarak bir jinekologun kontrolü altında yapılması gerekmektedir.

Yaş dönümü olan kadınlara hormon verilmesi davranışında bir değişiklik var mıdır?
Evet. Bundan önce birçok kadın doktoru, hormon tedavilerini tavsiye etmekte ve uygulamaktaydılar. Ancak günümüzde bu tedavi usulünün rahim kanserine yol açtığı şüpheleri artmış bulunduğundan, artık hormon tedavileri tavsiye edilmemektedir.

Yaş dönümü rahatsızlıkları işin yatıştırıcı ilaçlar faydalı mıdır?
Evet, ama ancak hafif vakalarda.

Yaş dönümü belirtileri zaman aşımı ile tamamen ortadan kalkar mı?
Evet, birkaç ay ile birkaç yıl arasındaki bir süre içerisinde tamamen kaybolur.
Duygusal dengeleri bozuk olan kadınlarda yaş dönümü tepkileri daha ciddi mi olmaktadır?
Evet.

Yaş dönümü ile kadında cinsel arzu azalır mı?
Hayır. Yaş dönümünden sonra cinsel arzu eskisi gibi devam eder. Bazı kadınlarda gebe kalma korkusu kalmamış olduğundan cinsel arzu artış göstermektedir.

Yaş dönümünden sonra bir kadımın özel temizlenmesinde bir değişiklik olmalı mıdır?
 Hayır.

Yaş dönümünden sonra kadının sesinin kalınlaştığı ve yüzünde kıllar çıktığı doğru mudur?
Katiyen doğru değildir.

Yaş dönümünden sonra kadın gebe kalabilir mi?
Hayır. Yaş dönümünden sonra bir kadın gebe kalamaz.

Yaş dönümü belirtilerinden ne kadar süre sonraya kadar bir kadın gebe kalabilir?
Yaş dönümü başlangıcından altı ay ila bir yıl sonrasına kadar bir kadın gebe kalabilir.

Yaş dönümünden sonra yumurtalıkların görünüşünde veya yapısında herhangi bir değişiklik meydana gelir mi?
Biraz ufalma eğilimi gösterirler, fakat bu değişiklik pek önemli çapta olmaz.

Yaş dönümünden sonra dölyolu kanaması ne anlam taşır?
Yaş dönümünden altı ay sonra meydana gelen herhangi bir kanama serviks veya rahimde bir tümör teşekkülü işareti olabilir. Bu durum jinekolog tarafından ciddiyetle incelenmelidir.

Yaş dönümünden sonra bir kadının akli davranışları ile düşünme kabiliyetinde herhangi bir değişiklik olur mu?
Kesinlikle hayır.

Kadınlar yaş dönümünden sonra gençlik görünüşlerini kaybederler mi?
Hayır. Ancak şu göz önünde bulundurulmalıdır ki yaş dönümü geldiği zaman kadınlar artık gençliklerini kaybetmeye başlamışlardır. Bir kadının hormon ifrazatının kaybolmuş olması o kadının fiziki görünüşünde bir değişikliğe neden olmayacaktır.

Bir kadına yaş dönümünden sonra yumurtalık hormonu verilmesiyle, gençlik görünüşü geri getirilebilinecek midir?
Bunun böyle olacağına dair birçok iddia varsa da, hayır.

Erken veya geç yaş dönümü irsi olabilir mi?
Evet.

Yaş dönümü hali geçirmekte olan  kadınlarda  bazı yumurtalık hormonları verilmesi yaşlanmayı geciktirebilecek midir?
Belki bazı hallerde, o da bir dereceye kadar ve kısa bir süre için. Yaşlanma kaçınılmaz bir doğal olaydır.

Erken gelen bir yaş dönümü o kadının hayat süresinin kısa olacağını mı gösterir?
Kesinlikle hayır. Yaş dönümünün, bir kadının ömrü ile hiçbir ilişkisi yoktur.

Biber « Besinler ve Özellikleri

Türk mutfağının vazgeçilmez sebze öğelerinden biri olan Biber'i veren bitkisi, Patlıcangiller'dendir. Anayurdu Güney Amerika' dan tüm dünyaya yayılıp ülkemizde de bol bol yetiştirilen biberin, 700 kadar türü vardır. 50-100 cm. kadar boylanan biryıllık otsu bitki biberin sap ve dalları zamanla odunsulaşır. Bazı yerlerde ikiyıllık bitki olarak gelişmekte ve çalmışı görünüş kazanmakta; hatta tropik bölgelerde ağaççık haline gelmektedir.

Biber bitkisinin türlere göre değişmekle birlikte, uzunca oval biçimli, kenarları düz yapraklarının rengi, yeşilin açıktan koyuya kadar değişen tonlarında olur. Yaz aylarında açan küçük çiçekleri, beyaz ve ender olarak menekşe rengindedir. Biber meyveleri renk, biçim, büyüklük ve tat bakımından türlerine göre büyük farklılıklar gösterir. Meyvenin kabuğu, disk biçimindeki kirli beyaz renkli ufak tohumlarının kümesinden bir boşlukla ayrılır.

Ülkemizde dolmalık, sivri, çarliston, domates, süs vb. türleri yetiştirilmektedir. Biber meyvesi taze olarak salatalara katılır, öylece yenilir; dolması ve turşuları yapılır. Acı biberler baharat olarak sıkça kullanılır. Domates biberinin salçası yapılmakta ve ayrıca biberler, türlü yemeklere katılmaktadır.

BESİN DEĞERLERİ

100 gr. dolmalık ya da sivri taze biberin içerdiği besin değerleri şunlardır: 22 kalori; 1,2 gr. protein; 4,8 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,2 gr. yağ; 1.4 gr. lif: 22 mgr. fosfor; 9 mgr. kalsiyum; 0,7 mgr. demir; 13 mgr. sodyum; 213 mgr. potasyum: 420 IU A vitamini; 0,08 mgr. B1 vitamini; 0,08 mgr. B2 vitamini; 0,5 mgr. B3 vitamini; 0.26 mgr. B6 vitamini; 9.8 mcgr. folik asit; 128 mgr. C vitamini ve 0,7 mgr. E vitamini.

Acı kırmızı biberlerin bazı besin değerleri daha da yüksektir. Şöyle ki: 32 kalori; 3.840 mcgr. A vitamini kaynağı betakaroten: 140 mgr. C vitamini ve 0,8 mgr. E vitamini.

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

Yukarıda görülen ve bazıları oldukça yüksek olan besin değerlerinin yanı sıra;

o Biberler, içerdikleri antioksidan ve diğer maddelerle bedenin birçok kanser türüne ve kalp hastalıklarına yakalanma rizikosunu azaltır; felç geçirme ve katarakt illetine tutulma tehlikesini en aza indirger.

o C vitamini yönünden zenginliği sayesinde biberler, bedenin hastalıklara direncini artırır, soğuk algınlığının ilk aşamasında iyileştirici olur.

o Biberler, içerdiği yüksek orandaki lif nedeniyle pekliğe (kabızlığa) iyi gelir.

o Özellikle acı biberler akciğerlerin ilacı olur: Balgam söktürücü işlevleri vardır; kronik bronşit ile anfizemi önler ve hafifletir; solunum zorluklarını giderir.

o Gene acı biber, damarlarda pıhtılaşmış kanı çözer, ağrı geçirir ve hastaların kendisini iyi duyumsamalarını sağlar.

o Ayrıca tüm biberler mideyi uyarır, sindirim salgılarını artırır. İştahı açar ve sindirimi kolaylaştırır. İdrarı artırır, tüm bedeni uyana olurlar.

Bütün bu önemli etkilerinden faydalanmak için biber türleri günlük diyete katılmalı ve bol bol tüketilmelidir.

Dikkat: Acı biber aşırı olarak alınırsa, mide ve bağırsaklarda tahrişlere yol açabilir, hatta böbreklerde, karaciğerde rahatsızlanmalara neden olabilir.

BİTKİSİNİN ÜRETİLMESİ

Tohumlarıyla çoğaltılan biber bitkisinin üretimi iki aşamada gerçekleştirilir. Birinci aşamada, tohumları sıcak yastık ya da kasalara sıralı olarak veya serpme yoluyla ocak-mart aylarında ekilir. İki hafta içinde çimlenen fideler, gerekiyorsa seyreltilir.

İkinci aşamada, bu şekilde elde edilmiş fideler, bahçemizde önce derin kazılarak gübrelenmiş ve sonra tırmıkla düzeltilmiş yerlerine, sıra üzerinde aralıkları 20-30 cm. ve hatta elverişli olan yerlerde 30-50 cm. aralıklarla ve don tehlikesi tümüyle atlatıldıktan sonra, hava sıcaklığı 15 dereceye ulaştığında dikilir.

BİTKİSİNİN YETİŞTİRİLMESİ

İklim isteği: Biber, ılık ve sıcak mevsim bitkisidir. Soğuklardan çok korkar. Yetiştirilme evrelerinde sıcaklık -2, -3 derecelere düştüğünde bitki tümüyle yok olur. ilkbaharda fidelerin dikimi don tehlikesi ortadan kalktıktan, toprak ve hava koşulları bu bitkiye uygun sıcaklığa eriştikten sonra yapılmalıdır. Aynı şekilde sonbaharda biber yetiştiriciliği de, bitkinin hasadı ilk donlardan önce bitirilecek biçimde planlanmalıdır. Biberin en iyi gelişme gösterdiği ve en bol ürün verdiği sıcaklıklar 15,5 ila 32,2 derecelerdir.

Toprak isteği: Biber bitkisi en iyi sonucu, derin, geçirgen, su tutma yeteneği yüksek, besin ve organik madde bakımından zengin, tınlı bahçe topraklarında verir. Kumlu-tınlı ya da kumlu-killi topraklarda da turfanda (erkencil) ve iyi ürün almak üzere biber bitkisi yetiştirilebilir. Bitkinin istediği toprak pH'ı 6-6,5'tur.

Toprak işleme: Biber fideleri yerlerine dikildikten yaklaşık 20 gün sonra birinci, bundan 3-4 hafta sonra ikinci ve olanaklar elverirse 3 hafta daha sonra üçüncü çapalama yapılır. Böylece yabani ot mücadelesi ve toprağın kabartılması da gerçekleştirilmiş olur.

Sulama: Biber bitkisi toprağının nemli olmasını ister. İyi gelişmesi ve ürün veriminin yüksek olması için düzenli olarak sulanması gerekir. Bununla birlikte biberlerin aşırı sulanmasından da kaçınılmalıdır. Fazla kurak ve sıcak dönemlerde bitki, mümkünse 2-3 günde bir sulanmalıdır.

Gübreleme: Biber bitkisi, yetiştirildiği toprağın besin maddesi yönünden zengin olmasını ister. Yapılacak toprak analizi sonuçlarına göre, yetiştirileceği toprağa iyi yanmış çiftlik gübresi ile azot, fosfat ve potas içeren kompoze fenni gübreler verilir. Bitkinin gelişmesinde bir durgunluk görüldüğünde, şerbet verilmesi de yararlı olmaktadır.

Hasat (Derim): Tohumlarının ekiminden hasat edilmeye başlanmasına kadar geçen süresi 18 hafta olan biber bitkisi, bölge koşullarına göre mayıs-haziran aylarından başlanarak hasat edilir. Çok verimli bir bitki olan biber, hasat edildikçe yeni ürünler verir.

Bakım ve sulama işlemleri düzenli olarak sürdürülürse, bitki 5-6 ay süreyle ürün vermektedir. Biberler elle toplanarak hasat edilirler. Kırmızı toz biber elde edilmek isteniyorsa, biberler tümüyle kızarana kadar bitkinin üzerinde bırakılır. Sonra toplanan kırmızı biberler güneş altına serilip birkaç gün kurutulur. Özel değirmenlerde çekilerek kırmızı toz biber elde edilir.

Hastalık ve zararlılarıyla mücadele: Biber bitkisine dadanan zararlı ve hastalıklarla, uzmanlara danışılarak ve uygun tarım koruma ilaçları kullanılarak zamanında, eksiksiz ve aksatılmadan mücadele sürdürülmelidir.

oyun