Niçin Uyuyoruz? « Genel
İşte hayatımızla ilgili son derece önemli bir soruya bir sürpriz cevap daha! 'Hiç kimse bilmiyor.' Cevabın kolay olduğunu, uykuda enerjimizi şarj ettiğimizi söyleyebilirsiniz, ama bilimsel araştırmalar bunu göstermiyor. Yapılan araştırmalarda, İngiltere'de 70 yaşında bir kadının, her gece bir saat uyuyarak, hatta bir keresinde 56 saat uyanık kaldıktan sonra sadece l ,5 saat uyuyarak ertesi gün tam performans ile hayatını sürdürebildiği gözlemlenmiştir.
Aslında normalde, hepimizin bildiği gibi, bir gece dahi uyumasak, ertesi gün adrenalin nedeni ile bütün aktivitelerimiz yavaşlamaktadır. İki gece üst üste uyumayan insanda ise durum daha kötüdür. Dikkat ve konsantrasyon düşer, hatalar artar.
Üç günden sonra insan hayal görmeye başlayabilir, düşünce berraklığı kaybolur. Daha sonra ise artık insan gerçekle ilişkisini keser. Fareler üzerinde yapılan deneylerde bir canlıyı uyanık tutmaya çalışmakla ölümüne neden olunabileceği ispatlanmıştır.
Ayrıca arka arkaya geceleri yetersiz uyuyanlarda da benzeri problemler gözlemlenmiştir. Uyku süresince oluştuğu gözlemlenen diğer iki olaydan biri çocukların büyüme hormonlarının gelişmesi, diğeri ise bağışıklık sistemimiz için gerekli olan kimyasalların salgılanmasıdır.
Fakat soru hala yerinde duruyor! 'Niçin uyuyoruz?' Kimse bilmiyor. İşte size çeşitli teoriler.
Uyku, insana kaslarını ve diğer dokularını onarma, yaşlanan veya ölen hücrelerini yenileme şansı verir.
Uyku, insan beynine hafızasındaki bilgileri düzenleme, gereksizleri unutma ve arşivleme şansı verir. Rüyalar da bu işlemin bir parçasıdır.
Uyku, enerji tüketimimizin miktarını azaltır. Bu nedenle günde 4-5 kez yerine üç öğün yemekle yetinebiliriz. Gece karanlığında zaten hiçbir şey yapamayacağımızdan, anahtarı kapatarak enerji tasarrufu yaparız.
Uyku, bütün gün çalışan beynin bir şarj süresi olabilir. Diğer organlardaki enerji harcanmasını kısarak, beyin hücre aktiviteleri için gerekli olan enerjiyi artırabilir.
Uyku hakkında tüm bildiğimiz, geceleri iyi bir uyursak, sabahları kendimizi iyi hissettiğimiz, hem vücudumuzun, hem de beynimizin yeni bir gün için kendisini tazelediği olgusudur.
Tükürük Bezi Tümörleri « Tükürük Bezleri
Tükürük bezlerinde tümör oluşu genel bir durum mudur?
Evet, genellikle kulak altı tükürük bezlerini ilgilendiren "karışık tümörler".
Kulak altı tükürük bezlerindeki tümörler genellikle habis midir?
Hayır. Kulak altı tükürük bezleri tümörleri genellikle selimdir. Fakat bez çok kez kanserli bir marazı teşekkül ile bulaşabilir.
Kulak altı tükürük bezleri tümörleri bir kez alındıktan sonra yeniden tekerrür edebilir mi?
Evet, bu tümörler selim bile olsal)ar her beş vakanın birinde tekerrür etme eğilimindedirler.
Bir tükürük bezi tümörünün habis veya selim olduğu nasıl anlaşılır?
Selim tümörler yavaş gelişir ve çoğunlukla bunların etrafında bir kapsül bulunmaktadır. Bunların çoğunluğu deri altında oynatılabilirler. Tükürük bezlerinde gelişen habis tümörler ise çabucak büyür, cilde ve etrafındaki dokulara sımsıkı yapışık olurlar. Tümör alındıktan sonra mikroskobik muayene sonucu tümörün habis mi yoksa selim mi olduğu tespit edilir.
Tükürük bezlerinin birisinin alınmasıyla hazım gücü veya tükürük üretimi etkilenir mi?
Hayır.
Bezlere yapılacak ameliyatlar tehlikeli midir?
Hayır. Ancak kulak altı tükürük bezlerini almak için yapılacak ameliyatlar hem zordur ve hem de uzun sürelidir. Kulak altı tükürük bezlerinden geçen yüz sinirlerinin ercik saplarında bir zedelenme meydana gelmemesi için, bu ameliyatlarda çok dikkatli olunması gereklidir. Bu sinirde olan bir zedelenme yüzün kısmen felce uğramasına neden olur.
Tükürük bezleri ameliyatlarında hangi tip anestezi kullanılır?
Önemli ameliyatlar için genel anestezi, önemsiz olan ameliyatlar içinse lokal anestezi yapılır.
Kulak altı tükürük bezlerinde yapılacak ameliyat için ensizyon nereden yapılır?
Kulağın önünde ve çene hizasında boyuna uzanan kısımda.
Kulak altı tükürük bezlerine yapılan ameliyatlardan sonra çirkinleştirici ameliyat izleri kalır mı?
Hayır. Yaralar birkaç ay içerisinde tamamen iyileştikten sonra, ancak incecik beyaz çizgi belirtisi kalır.
Kulak altı tükürük bezlerinden bir tümör, cerrahi müdahale ile çıkarılırken, yüz sinirinde bir zedelenme meydana gelmesine engel olmak her zaman mümkün müdür?
Hayır. Bazı hallerde kulak altı tükürük bezlerinden fazlasıyla büyümüş marazı bir teşekkül alınırken bu sinire dokunmak ve bazı hallerde bir parçasının kesilmesi bile gerekebilir. Ancak, bu hal çok nadir vakalarda olur; en önemli işin, tehlikeli olan tümörü almak olduğu göz önünde tutulursa, bunun sonucunda katlanılması gerekmektedir.
Bir kulak altı tükürük bezi tümörü alınırken yüz siniri zedelendiği halde ne meydana gelir?
Yüz kısmen felce uğrar ve biçimsiz bir hal alır; ağzın bir tarafı düşük ve burkuk kalır. Bazı nadir vakalarda gözkapağına giden sinirin bir bölümü zedelenebilir ve bu da, hastanın bu gözünü tam olarak kapayamamasına yol açar.
Yüz siniri zedelendiği vakit yüzdeki biçimsizlik kalıcı mı olur?
Aşağı yukarı öyle. Ancak zamanla bu biçimsizlik az çok azalabilir.
Bu sinirler bir kez kesildi mi, başarı ile düzeltilebilir mi?
Bunların çapı dikiş ipliği kadar incedir. Dolayısıyla bunların uçlarını bulabilmek ve birbirine eklemek çok zor bir işlemdir. Son zamanlarda bu gibi hallerde, hünerli adale ve sinir nakilleri yapılması yollarıyla bu ameliyatlar sonucu biçimsizleşen yüzlerin normale yakın hale getirilmesi başarılmıştır. Bunun yapılması için çok usta bir plastik operatöre başvurulması gerekir.
Bu gibi ameliyatlardan sonra akıntı olur mu?
Evet. Ameliyattan sonra günlerce, bazı hallerde haftalarca cilt üzerine tükürük akıncısı devam edebilir. Ancak, yaralar tamamen iyileştikten sonra bu gibi akıntılar kendiliklerinden durur.
Tükürük bezlerine ameliyat yapıldıktan ne kadar zaman sonra hasta normal olarak yemek yemeğe başlayabilir?
Ameliyattan sonra birkaç gün sıvı gıdalar alınır, ondan sonra normal halde yemek yenilebilir.
Tükürük bezleri ameliyatlarından sonra hastanede kalma süresi ne kadar olmalıdır?
Hastaların büyük çoğunluğu ameliyattan bir hafta sonra hastaneden çıkabilirler.
Bir kulak altı tükürük bezindeki tümör tekerrür ettiği takdirde yeniden ameliyata başvurulabilir mi?
Evet. Kulak altı tükürük bezlerinden daha büyük ölçüde doku alınmasıyla ameliyatların büyük bir kısmı başarılı olacaktır.
Çene altı ve dil altı tükürük bezlerinde olan bir tümör nasıl tedavi edilir?
Bezin tam olarak cerrahi müdahale ile alınmasıyla.
Çene altı ve dil altı tükürük bezlerinde gelişmiş tümörlerin ameliyatları başarılı olur mu?
Evet; ancak bu işlem bu yapılarda çabucak gelişmekte olan bir kansere yapılmamaktaysa başarı oranı hemen hemen yüzde yüzdür. Bu gibi habis apselere ancak nadiren rastlanmaktadır.
Rh Testi « Laboratuar (Pataloji) Testleri İşlemleri ve Tedaviler
Rh testi nedir?
Rh testi, kanda Rh faktörünün bulunup bulunmadığını gösteren bir testtir. Bir kişinin kan grubu tespit edildiği zaman bu test devamlı yapılmaktadır.
Bütün gebe olan kadınlar Rh testi yaptırmalı mıdırlar?
Muhakkak ki evet.
Rh faktörü neden gebelikte önemli olmaktadır?
Rh faktörü, gebelikte özellikle Rh negatif (Rh faktörleri olmayan) olup Rh pozitif faktörleri ile evli olan kadınlarda önemlidir. Bu kadınların taşımakta olan ceninde Rh pozitif faktörü olabilecektir. Normal olarak bu anneye bir zarar getirmeyecekse de, doğmamış olan bebeği etkileyebilecektir.
Eğer anne Rh negatif ise, bebeğe kan nakli yapmak gerekli olacak mıdır?
Ancak anne Rh faktörüne karşı hassasiyet göstermişse ve anne tarafından üretilen antikorlar bebeği etkilemişse kan nakli gerekli olacaktır. Annenin Rh negatif oluşu, muhakkak surette bebeğin herhangi bir tedaviye tabi tutulmasını gerektirmeyecektir.
Eritroblastoz nedir?
Yeni doğan bebeğin kanının Rh faktöründen büyük ölçüde harap olmasına neden olan faktör "eritroblastoz" olarak adlandırılmıştır.
Eritroblastoz tehlikeli bir faktör müdür?
Evet. Acilen tedavi edilmediği takdirde bebeğin ölmesine neden olabilir.
Bir kadın Rh negatif ise, başka çocuk doğurmaktan kaçınmalı mıdır?
Hayır. Rh negatif olan bir kadına doğum yaptıktan 72 saat içerisinde "Rhogam" olarak tanınan ve adlandırılan bir madde enjekte edilebilecektir. Bu enjeksiyon bundan sonra doğacak çocuğu Rh faktörü hastalığın gelişmesine karşı koruyacaktır.
Rh pozitif bir kocayla evli olan Rh negatif bir kadın, Rh negatif olan bir bebek doğurabilecek midir?
Evet.
Rh pozitif olan bir kadın, başka kan faktörlerinden komplikasyonları olan bir bebek doğurabilecek midir?
Evet. Kanda başka faktörler de düzensizliklere neden olabileceklerdir. Ancak, bunlar genellikle Rh faktörü kadar ciddi ve önemli komplikasyonlar olmayacaktır.
Daha doğmamış bir bebeğin Rh faktörü etkisi altında kalacağı nasıl öngörüle bilmektedir?
Gebelik süresi içerisinde annenin kanı anti-Rh antikorları için tahlil edilebilecektir. Bu test sayesinde bebek doğacağı zaman meydana gelecek durum kısmen de olsa belirlenmiş olacaktır.
Antikor etütleri nedir?
Bu testler vücudun antikorlar üretip üretmediğini tespit etmektedir.
Rh faktörüne hassas olan bir kişide antikorların tehlikesi nedir?
Rh pozitif kanın enjekte olmasına veya karışmasına maruz kalmadıkları taktirde antikorların bu şekilde hassas olan bir kişiye zararları olmaz. Ancak, Rh pozitif kan ile karıştıkları takdirde bu antikorlar çok ciddi tepkilere yol açabilirler.
Rh faktörüne hassas olan bir kadın yeni bir evlilik yaparsa normal çocuk doğurabilecek midir?
Evet, eğer yeni eşi Rh negatif ise veya kadındaki asıl hassasiyetini doğuran kan grubunun dışından bir kan grubu varsa.
Eritroblastoz olan bir bebek canlı doğarsa yaşayabilecek midir?
Eğer hastalık bebeği asgari derecede etkilemişse, bu genellikle böyle olmaktadır; bu gibi bebekler çoğunlukla normal olarak gelişmektedirler.
Eritroblastoz bir bebekle bir mavi bebek arasında fark var mıdır?
Evet. Mavi bir bebek kalıtımsal bozukluğu olan bir kalp veya akciğerlerle doğmaktadır. Eritroblastoz bir bebek ise, annesinin kandaki Rh faktörüne hassasiyetinden dolayı zor durumda bulunmaktadır.
Doğum yapacak annenin Rh faktörüne hassas olduğu bilindiği taktirde,bu anneden doğacak bebeklerde eritroblastoz gelişmesini önleme çareleri var mıdır?
Günümüzde bu hastalığın gelişmesini önleyecek ilaç veya enjeksiyonlar bulunmamaktadır.
Rh negatif olan bir kadının ilk çocuğunda eritroblastoz olabilmekte midir?
Bu nadir bir haldir; ancak anneye bundan önce Rh faktörüne karşı bir enjeksiyon ile hassasiyet kaspettirilmişse veya Rh faktörü bulunan bir kan nakli yapılmışsa, böyle bir durum meydana gelebilmektedir.
Eritroblastoz nasıl tedavi edilmektedir?
Kan nakilleri ile; bebeğin Rh pozitif kanı, vericinin Rh negatif kanı ile değiştirilmektedir. Son zamanlarda yeni doğan bebekte eritroblastozun gelişmesini önlemek için yapılmakta olan "rahim içi" kan nakillerinin çok yararlı olduğu görülmüştür.
oyun