Sistoskopi « Mesane ve Üretra
Sistoskopik muayene ne demektir?
Sistoskop diye adlandırılan metalden yapılmış tüp biçimi bir aygıtla mesanenin içerisinin direkt olarak gözle görülebilmesi ve muayene edilmesi. Sistoskoplarda ışıklandırma ve mercekler bulunmakta ve bunlarla mesanenin içerisi mükemmel bir şekilde görülmektedir. Ayrıca bu aygıt ile böbreklerden üterusların çıkışları da gayet iyi bir şekilde etüt edilebilmekte ve bundan başka prostat guddesinin iç büyüklüğü ve şekli incelenmektedir.
Sistoskopik bir muayene ağrıya neden olur mu?
Kadınlarda aşağı yukarı hiçbir rahatsızlığa neden olmamaktadır. Erkeklerde biraz rahatsızlık olmaktaysa da, bu lokal anestezi kullanılmakla önlenebilmektedir. Çocuklarda sistoskopi genel anestezi altında yapılmaktadır.
Bir sistoskopik muayene için hastanın hastaneye yatırılması gerekli midir?
Genellikle hayır. Sistoskopik muayenelerin büyük çoğunluğu ürologun muayenehanesinde yapılabilmektedir. Eğer üreterler yoluyla böbreklere sistoskop içerisinden sondaların geçirilmesi gerekecekse, o zaman bunun hastanede yapılması çok kez tavsiye edilmektedir. Eğer bu sondaların birkaç gün yerinde kalması gerekli olacaksa, hastanın muhakkak surette hastaneye yatırılması icap edecektir.
Verem Tedavisi « Verem
Akciğer veremi tedavisinde devamlı yatakta kalma gerekmez mi?
Hayır. Bugün başvurulmakta olan tedavi usullerinde hasta yatakta tutulmadan mükemmel neticeler elde edilmektedir. Antitüberküloz ilaçlarıyla tedaviye başlandığının ilk günlerinde fiziki hareketlerin sınırlandırılması gerekmektedir, ama çok hastalar ayakta tedavi görmektedirler.
Verem tedavisinde hastanın gerekli tedaviyi görebilmesi için hastane veya sanatoryuma gönderilmesi gerekli midir?
Aktif hastalıkların ilk tedavi devrinde hastanede tedavi görmeleri şüphesiz tercih edilmelidir. Hasta evde ailesi arasında tecrit edilmesinden çok daha iyi bir şekilde tecrit edilmekle kalmayacak, aynı zamanda hastanın teşhis, röntgen ihtiyacı, laboratuar tahlilleri ve uzman konsültasyonları hastanede kolaylıkla elde edilebilecektir.
Ne kadar bir istirahat süresi gereklidir?
Böyle bir zaman tespit edilmez. İstirahat devresi öksürük, tükürme, kilo kaybı kontrol altına alınıncaya, röntgen filmi stabilizasyon gösterinceye ve tükürük testleri menfi gösterinceye kadar devam etmelidir. Hasta iyileşme işaretleri gösterirse alacağı ilaçlarla birlikte nekahet devri altı ile dokuz ay arası sürecektir. Bugünkü şartlar altında hastanın bu sürenin ilk üç ayını hastanede ve şartlar uygunsa gerisini evde istirahatla geçirebilir.
Devamlı yatakta kalma ne gibi hallerde zaruridir?
Kritik şekilde hasta olanlar devamlı yatakta tutulmalıdırlar. Kesin istirahata ihtiyacı olan bu gibi hastalara yemekler de yatakta verilmeli ve yıkanmaları da yatakta yapılmalıdır. Hasta hafif yürüyecek takati olduğu zaman ancak banyoya gitmesine müsaade edilmelidir.
Hastanın yatakta hareket etmesine müsaade edilmeli mi, yoksa kıpırdamadan mı yatması gereklidir?
Günümüzde tedavi metotlarında hasta yatakta oturabilir, kımıldanabilir, tıraş olabilir, yıkanabilir ve okuyabilir.
Ne kadar zaman geçince hasta normal fiziki hareketlerine yeniden başlayabilir?
Tükürük testleri menfi gösterince ve nöbet, öksürük, tükürme ve kilo kaybı durunca. Ancak, ilaç tedavisi devam edilmelidir.
Bir hastanın ameliyat yoluyla akciğerlerinden biri alınmışsa ne kadar yatakta kalması gereklidir?
Bazı hastalıklı dokular kuşkusuz surette vücutta kalmış olacağından böyle bir hastanın yaklaşık altı ay yatakta kalması gerekmektedir.
Akciğer veremi tedavisinde iklim önemli bir faktör müdür?
Hayır. Geçmiş yıllarda bunun önemli olduğuna inanılırdı. Günümüzde ise aşırı sıcaklar, soğuklar ve yüksekliklerden kaçılmadığı müddetçe hastanın kuzeyde, güneyde, kentte veya köyde yaşaması arasında bir fark olmadığı kabul edilmektedir.
Verem hastasının güneşte kalmasına müsaade edilir mi?
Evet, ama göğüs bölgesi doğrudan güneş ışınlarına maruz bırakılmamalıdır. Çünkü böyle bir durum yeniden kanlı tükürmeye ve hastalığın tekerrür etmesine neden olabilir.
Verem için özel bir beslenme rejimi gerekir mi?
Hayır. Fakat kilo almasını temin edecek bol kalorili bir beslenme rejime ihtiyaç vardır. Ayrıca vitaminler de verilmelidir
Rehabilitasyon programların gayeleri hangileridir?
Bunlar kentler, hastaneler ve sosyal servisler tarafından kurularak yürütülen programlardır. Bu programların hedefi ve gayesi hastaların mümkün olduğu derecede normal şartlar arasında toplumda, endüstride ve iş sahalarında yerlerini yeniden almalarının teminidir. Bu programlar çerçevesi içinde bazı hallerde hastalar daha hafif işlerde eğitilmektedirler.
Tamamen tedavi olmuş bir verem hastası ne kadar süre kendisine çok iyi bakmalıdır?
Hastalık tam olarak tedavi edildikten sonra daha beş yıl hastalığın tekerrür etme ihtimali vardır. Bu süre içerisinde fiziki faaliyet sınırlandırılmalıdır. Gün arası istirahat ve geceleri uzun uyku süresi (on iki saat kadar) gereklidir.
Veremli hasta veya veremden tedavi olmuş hasta sigara kullanabilir mi?
Tütün dumanı (akciğer kanseri tehlikesi bir tarafa) tahriş edici bir unsur olduğundan, veremli veya veremden tedavi görmüş hastaların sigara içmekten kaçınmaları gerekmektedir.
Verem hastalığı tedavi olmuş bir kişi hangi aralarla röntgen filmleri çektirmelidir?
Yıllar boyunca en azından altı ayda bir kez. Hastalığın tam geçmemiş olduğuna dair kuşkular varsa röntgen filmleri daha sık alınmalıdır.
Veremi tedavi eden ilaçlar var mıdır?
Hayır. Ancak, gerekli şekilde kullanıldıkları takdirde hastalığa karşı çok tesirli ilaçlar vardır. Bu ilaçların kullanılmasıyla verem enfeksiyonu derhal durdurulmaktadır ve ilaçların devamlı kullanılmasıyla hastalığın tedavisi süratlendirilmektedir.
Muayyen bir ilaç, ilaçlar kombinezonu veya muayyen dozajda ilaçlar, verem tedavisinde sürekli olarak kullanılmalı mıdır?
Hayır. Her vaka doktor tarafından değerlendirilmelidir. Muayyen süreler içerisinde ve süreler arasında bir, iki veya üç vereme karşı kullanılan ilaçlar aynı zamanda kullanılabilecektir.
Aktif veremi olan her hastanın, vereme karşı kullanılan ilaçlarla tedavi edilmesi uygun mudur?
Evet. Aktif hastalık görününce hemen tedavisine girişilmelidir. Ancak, hangi ilacın veya ilaçların, hastanın evde mi veya hastane de mi tedavi edilmesi gerektiği, tedavinin ne kadar süreceği her vakanın özelliği göz önünde bulundurularak tayin edilmelidir.
Verem tedavisi genellikle ne kadar sürmelidir?
Günümüzdeki şartlara göre müspet kültür elde edildikten sonra verem tedavisinin en azından iki yıl sürmesi gerekli' olduğu kabul edilmektedir. Açık boşlukları ve menfi tükürük testleri olan hastaların tedavileri daha da uzun sürecektir. Bazı doktorlar ilaç tedavisinin belirsiz bir süre devam edilmesi lüzumu üzerinde durmaktadırlar.
Verem tedavisinde kullanılan tesirli ilaçlardan bazıları hangileridir?
Genellikle tek olarak veya kombinezon şeklinde kullananla Myambutol, Streptomisin, P.A.S. (para-amino-salisilik asit) ve I.N.H (isonikotinik-asit-hidrazid)dir. Bazı hallerde birçok mevcut başka ilaçlar da kullanılabilir.
Bu ilaçların tesirli olduğu göz önünde tutulursa, eski tedavi metotlarının geçerliği kalmakta mıdır?
a. Yatakta istirahat sistemi değiştirilebilir veya kısaltılabilir.
b. Çökürtme (kollaps) tedavisi günümüzde tamamen ortadan kalkmış durumdadır. "Pnömotoraks" ve "torakoplasti" işlemleri bugün artık nadir hallerde, «pnömoperitoneum» sistemi ise ancak ara sıra ve geçici bir tedbir olarak kullanılmaktadır.
c. Bugünkü tedavi sistemlerinde de yeterli beslenme, sigara dumanı gibi solunumu tahrik edici şeylerden kaçınmak, mümkün olan en iyi durumlarda yeterli istirahat çok önemli faktörler olarak kabul edilmektedir.
Tedavi edilmiş bir hasta ne kadar süre müşahede altında tutulmalıdır?
En azından birkaç yıl. Bu şekilde hastalığın nüksetmesi erken müşahede edilebilir.
Veremde hastalığın nüksetme oranları nedir?
İlaçlarla tedaviye başlanmadan önce nükseden vakalar % 50 civarındaydı. Yeni, modern tedavi metotlarıyla bu oran % 10'a düşmüştür.
Akciğerin bir parçasını çıkarmak (pülmoner rezeksiyon) ne demektir?
Akciğerdeki hastalıklı dokuların ve akciğerin bir parçasının cerrahi müdahale ile alınmasıdır.
Bu ameliyatla akciğerin ne kadar kısmf alınmaktadır?
Küçük bir kıskı biçiminde bir lop parçasından (segmentektomi) bunun gibi birkaç parçadan bütün bir lopa kadarı (lebektomi) veya bütün bir akciğer (pnömonektomi) alınabilir.
Akciğerin bir parçasının alınması hangi vakalarda uygundur?
Her vakanın en uygun kararı doktorların ve operatörlerin incelenmesinden sonra verilecektir. Bu ameliyatı gerektiren vakalar genellikle açık boşluklar olanlarda tükürük testinde müspet göstermiş olanlar ile tıbbi tedaviye cevap vermemiş olanlardır. Bazı hallerde hastalanmış dokuların boşluk çeperleri içerisinde çökmesini önlemek için açık boşluklu ve müspet tükürük testi göstermiş hastalarda bu ameliyata başvurulmaktadır.
Akciğer vereminde cerrahi müdahale emniyetli ve tesirli midir?
Evet. Uygun vakalarda yapıldığı zaman sonuçlar çok umut vericidir.
Akciğer veremi olan kişilerin çoğunluğuna neden cerrahi müdahale yapılmamaktır?
Çünkü vakaların çoğunluğu bu tedavi metoduna uygun olmayıp ilaçlarla tedavi usullerine iyi tepki göstermektedirler.
İskelet ve Kemikler « Anatomi
Bütün omurgalı hayvanların ve insanların, türlere göre değişik sayıda kemikten oluşan eklemli bir çatısı, yani iskeleti vardır. Birbirine eklemlerle bağlanan kemikler, kaslara destek görevi yapar; ayrıca, iç organları korur, vücudun besin alışverişine katkıda bulunur, özellikle kan için çok gerekli olan kalsiyumu sağlar.
Canlı Bir Madde
Kemik madensel tuzlardan (yüzde 45), sudan (yüzde 25) ve başta kemiközü (osein) olmak üzere ona esneklik veren maddelerden (yüzde 30) oluşur. Üzerindeki incecik kanallardan sinirler ve kan damarları geçer.
İskelet gelişen bir yapıdır: doğumdan erişkin yaşa kadar kemiklerin ağırlığı artar, boyu uzar (kızlarda 20 ve erkeklerde 25 yaşına kadar). Kemik, kırıldığı zaman özel bir madde çıkararak kendini onarır. Ancak bu canlılık sürekli olarak bazı besinlerin (protitler, kalsiyum, fosfor ve D vitamini) sağlanmasına ve bazı salgıbezlerinin iyi çalışmasına da bağlıdır.
Kemikler biçimlerine göre yassı kemikler (kürek kemiği, kafatası kemikleri), kısa kemikler (omurga) ve uzun kemikler (uyluk kemiği) diye çeşitlere ayrılır. Uzun kemiklerde silindir biçiminde bir orta kanal bulunur ve bunun içinde sarı ilik yer alır: bu çeşit kemiklerin iki ucu hafifçe şişkindir ve üzeri kıkırdak adını verdiğimiz sedef renginde bir maddeyle kaplıdır. Uçlarda kırmızı ilik vardır.
Karmaşık Bir Çatı
İskeleti özellikle ayakta durmağa elverişli olan insanda, vücudun kemikten eksenine omurga denir. Omurga, üst üste yerleşmiş 33 kemikten meydana gelir, omur denilen bu kemikler, kıkırdaktan yapılmış esnek disklerle birbirinden ayrılır. Omurga, kuyruk ve sağrı kemikleriyle kalça kemiklerinden oluşan leğene dayanır. Omurganın içinde, beynin uzantısı olan omurilik vardır. Kafatası başlıca 8 kemikten meydana gelir. Bunlar yassı kemiklerdir ve birbirine sımsıkı kenetlenmiştir. Başın yüz kısmında, 13'ü kafatasına kaynamış 15 kemik bulunur.
Omurlardan başlayan 12 çift kaburga önde göğüs kemiğine bağlanarak göğüs kafesini oluşturur. Kollar kürek ve köprücük kemikleriyle omurgaya bağlanır; bacaklarsa iki kalça kemiğine bağlıdır. Bacak kemikleri (uyluk, baldır ve kaval) ayak kemikleriyle son bulur ve el ile son bulan kol kemiklerinden (pazı, önkol ve dirsek) daha sağlam ve güçlüdür, çünkü bacak kemikleri hem vücut ağırlığını taşır, hem de yürümeyi sağlar.
Hastalıklar ve Çarpıklıklar
Kemiklerde mikroplu hastalıklar (kemik iltihabı, kemik veremi), kötü beslenme ya da güneş görmeme (raşitizm) yüzünden çarpılmalar olabilir. Omurga da bazen çarpılabilir: kamburluk v.b.
Eklemler
Kemiklerin eklem yerleri yapışık (kafatası kemikleri), yarı oynar (omurlar) veya oynar olabilir: böylece kol ve bacak eklemleri (dirsek, diz) eklem sıvısı denen yağlı bir sıvıyla dolu ve kaygan bir kıkırdakla kaplıdır. Eklem kapsülü denen bir gömlek ve eklem bağlan, kemiklerin birbirinden ayrılmasını önler. Kapsül de, eklem bağları da şiddetli basınç altında (burkulmalar, ezikler) uzayabilir ve o zaman kemikler birbirinden ayrılabilir, yerinden çıkabilir; çıkık yerlerindeki eklem sıvısı da yayılabilir.
(Solda) İnsan iskeleti. Öteki primatlardan farklı olarak insanda omurga diktir: vücudun çeşitli yerlerindeki eğimler, ayakta dururken gerekli olan esnekliği ve dengeyi sağlar.
(Sağda) Bir eklemin şeması: diz.
oyun