Sağlık ve Sağlıklı yaşam siteniz

Ispanak « Besinler ve Özellikleri

Ünlü çizgi film kahramanı Temel Reis sayesinde çocukların en sevdiği sebze durumuna gelen Ispanağı veren, Ispanakgiller'in örnek bitkisidir. Anayurdu Kafkasya, Iran, Afganistan ve Türkmenistan olan ıspanağın yabani örneklerine o bölgelerde rastlanmakta ve bunlar yerli halk tarafından yemeklik olarak kullanılmaktadır.

Ispanak, dünyada ve ülkemizde bol bol üretilen ve tüketilen sebzelerden biridir. Pek çok çeşidi bulunan ve oldukça kolay yetiştirilen ıspanak, biryıllık otsu bitkidir. Güçlü bir kazık kökü ile buna bağlı toprağın yüzeyine yakın gelişen ince saçak kökleri vardır. Yapraklarının biçim, renk, etliliği bakımından ve bir de yaprak ayasının düz ya da kıvırcık olması yönünden ıspanaklar çeşitli tiplere ayrılır.

Bitkinin çiçekleri salkım şeklinde olup her salkımda, sayısı 6-12 arasında değişen çiçekleri yer alır. Ispanağın tohumları da, dikenli ya da pürüzsüz olmak üzere iki tipte olur. Türk mutfağında önemli yeri bulunan ıspanağın körpe olanları, salatalara katılarak çiğken yenildiği gibi çorbası, kavurması, püresi, sotesi, kıymalısı, kuşbaşı etlisi, yumurtalısı ve börekleri pişirilip beğenilerek yenilir. Ispanak dondurularak İleriki kullanımlar için saklanabilir.

BESİN DEĞERLERİ

100 gr. taze sebze ıspanağın içerdiği besin değerleri şunlardır: 25 kalori; 3 gr. protein; 3,6 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,3 gr. yağ; 2.1 gr. lif; 38 mgr. fosfor; 170 mgr. kalsiyum; 2.2 mgr. demir: 50 mgr. sodyum; 500 mgr. potasyum: 8.100 IU A vitamini: 0,07 mgr. B l vitamini; 0,14 mgr. B2 vitamini; 0.5 mgr. B3 vitamini: 150 mcgr. folik asit; 28 mgr. C vitamini ve 1,7 mgr. E vitamini.

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

Yukardaki değerler dikkatlice incelendiğinde ıspanağın insanlar için ne denli önemli ve mükemmel bir besin kaynağı olduğu ortaya çıkar. Bunun yanı sıra;

o Ispanak, bedenin kansere yakalanma rizikosunu azaltır: Yapılan araştırmalar ıspanağı bolca tüketen kişilerde deri, akciğer, prostat ve idrar torbası (mesane) kanserlerine yakalanma oranlarının çok düşük olduğunu göstermiştir.

o Ispanak, yüksek oranda A, C ve E vitamini gibi antioksidan maddeleri içerdiğinden, kişilerin kalp krizi geçirme, felç olma ve katarakt illetine yakalanma tehlikesini de azaltmaktadır.

o Ispanak, 'Yaşlılık Körlüğü' de denilen Makula dejeneresansına iyi gelmektedir: Ispanağı bolca tüketen kişilerde, sonu körlükle noktalanan bu tür görme bozukluğu hastalığının en aza indirgendiği saptanmıştır. Son zamanlarda ıspanağın proteiniyle l voltluk bir elektrik akımı üretilmekte ve bununla gözlere canlılık kazandırılmaktadır. Bu konuda fareler üzerinde deneylere başlanmıştır. Olumlu sonuçların insanlar için de bir umut kaynağı oluşturması en büyük dileğimizdir.

o Potasyum yönünden çok zengin olan ıspanak, yüksek tansiyonu düşürmektedir.

o Demir yönünden de zengin olan ıspanağın yüksek oranda oksalat içermesi demir alımını engeller gibi görünürse de, yapılan araştırmalar iki günde bir ıspanak yiyenlerde demir oranının başlangıçta biraz düştüğünü, ancak altı haftadan sonra yükselen düzeylere ulaştığını göstermiştir.

o Yüksek oranda folik asit içeren ıspanak, gebe kadınların spina bifida (omurganın bir yanının açık olması) hastalığıyla sakat çocuklar doğurma rizikosunu en aza indirir.

o Ispanak, zengin oranlı lifiyle peklik (kabızlık) çekenlere iyi gelmektedir.

o Ayrıca ıspanağın, idrarı artırıcı, müshil, tonik (bedeni güçlendirici) ve yatıştırıcı etkileri de bulunmaktadır.

Bu denli çok dirimsel önemi bulunduğu halde yüksek oranda oksalat içermesi nedeniyle ıspanağın her gün değil, haftada iki kez yenilmesi yararlı olur. Taze olmayan ıspanakları yemektense, dondurulmuş ıspanakların tüketilmesi daha iyidir. Ancak, teneke kutularda saklanan ıspanak, folik asidini yitirmektedir.

Dikkat: Gut hastalığı, safra ve böbrek taşı rahatsızlıkları çekenler yüksek oranda oksalat içeren ıspanağı yememelidir.

BİTKİSİNİN ÜRETİLMESİ

Ispanak bitkisi tohumlarıyla çoğaltılır. Ülkemizde genellikle ilkbahar ve sonbaharda, ıspanak tohumları doğrudan doğruya bitkinin yetiştirileceği toprağa ekilmektedir. Ekim, ya serpme yöntemiyle ya da toprakta hazırlanan sıralara yapılır. Serpme yönteminde, daha sonra çimlenen bitkiler seyreltilir. Sıra üzerinde tohumlar 10-12 cm. aralıkla ve toprak yüzeyinin 2-3 cm. altına ekilir. Bu aralıklar bırakıldığında bitkinin seyreltilmesi de gerekmez.

BİTKİSİNİN YETİŞTİRİLMESİ

İklim isteği: Ispanak, ılık ve ılıman serin iklimlerin bitkisidir. Serin hava koşullarıyla birlikte uygun bir nem ortamının bulunmasını ister. 10-15 derece sıcaklıklarda iyi sonuç ve ürün verir. Kışı yumuşak geçen yerlerde mükemmel yetiştirilir. Bitki fazla sıcaklıkları sevmez, bu durumda hemen tohuma kalkar.

Toprak isteği: Ispanak bitkisi, toprak bakımından fazla seçici olmamakla birlikte geçirgen, gevşek bünyeli, organik madde yönünden zengin tınlı topraklarda en iyi sonucu verir. Bitki için en uygun toprak pH'ı 6-7 arasıdır. Asit karakterli topraklara karşı duyarlı olan ıspanağın, bu gibi yerlerde yetişebilmesi için toprağa sönmüş kireç verilmesi gerekir.

Toprak işleme: Tohumlarının ekiminden 10-15 gün sonra çimlenen ıspanak bitkilerinin yaprakları tümüyle toprak yüzünü örtene kadar, yabani otları ayıklamak, topraktaki kaymağı kırmak ve yüzeyi kabartmak için birkaç kez toprağı çapalama işi yapılır.

Sulama: Havaların yağış durumuna göre, ıspanak bitkisinin aksatılmadan sulanması gerekir.

Gübreleme: Ispanak kısa gelişme döneminde topraktan oldukça fazla besin çeker. Bu nedenle yeterli derecede olmak üzere iyi yanmış çiftlik gübresi ile azot, fosfor ve potasyum içeren kompoze fenni gübre verilmesi gerekir. Eğer çiftlik gübresi sağlanamazsa, yerine yeşil gübreleme yapılmalıdır.

Hasat (Derim): Ispanak bitkisinin hasadı, tohumlarının ekiminden 2-2,5 ay kadar sonra başlar. Ülkemizde hasat işi genellikle bitkilerin bahçede seyreltilmesi, istenilen niteliğe erişmiş bitkilerin topraktan olduğu gibi çekilip çıkarılması şeklinde yapılır. Böylece bahçede kalan öteki bitkiler daha rahat bir gelişme ortamına kavuşmuş olur.

Hastalık ve zararlılarıyla mücadele: Ispanak bitkisine dadanacak zararlı ve hastalıklarla, uzmanlara danışılarak ve uygun tarım koruma ilaçları kullanılarak zamanında, eksiksiz ve aksatılmadan mücadele sürdürülmelidir.

Tere « Besinler ve Özellikleri

Baharlı çeşnisinden ötürü yaprakları yemek ve salatalara katılarak ya da öylece yenilen Tere bitkisi, Turpgillerdendir. Anayurdu Asya kıtası olan ve 20-50 cm. kadar boylanabilen biryıllık otsu tere bitkisi ülkemizde bolca yetiştirilmekte, Anadolu'da yabani örneklerine kırlarda rastlanmaktadır.

Bitkinin, yeşil renkli çok parçalı yaprakları ve beyaz ya da pembe renkli çiçekleri vardır. Yapraklarının tadı biraz acı ve yakıcıdır. Kokusu da hoş olmadığı halde vitamin ve mineraller yönünden çok zengin ve iştah açıcı olan bu yapraklar, salatalara çeşni vermesi için katılır. Kemikli kuzu ya da koyun etiyle, tere kebabı adı verilen özel bir yemeği yapılır.

BESİN DEĞERLERİ

100 gr. taze terenin içerdiği besin değerleri şunlardır: 32 kalori; 2,6 gr. protein; 5,5 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,7 gr. yağ; 1,1 gr. lif; 76 mgr. fosfor; 81 mgr. kalsiyum; 13 mgr. demir; 14 mgr. sodyum; 606 mgr. potasyum: 930 IU A vitamini; 0,08 mgr. B1 vitamini; 0.26 mgr. B2 vitamini; l mgr. B3 vitamini: 0.24 mgr. B6 vitamini: 69 mgr. C vitamini ve 0,7 mgr. E vitamini.

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

Hiç önemsenmeyen ve hatta küçümsenen tere bitkisi, yukarıda görüldüğü gibi çok önemli oranlarda doğal vitamin ve mineral içermektedir. Bunun yanı sıra;

o Tere iştah açıcı bir besindir.

o Lif oranı yüksek olduğu için peklikten şikâyetçi olan kişilere iyi gelir.

BİTKİSİNİN ÜRETİLMESİ

Yetiştirilmesi oldukça kolay bir bitki olan tere, tohumlarıyla çoğaltılır. Yaz mevsiminde hasat edilecek tereler, derin kazılmış ve iyi gübrelenmiş tereliklere (tere yatağı), mart ayında tohumları serpilerek ekilir ve üzerleri ince bir toprak tabakasıyla kapatılır.

Kısa zamanda çimlenen bitki, zayıf olanları sökülerek seyreltilir. Ya da tohumlar başlangıçta 30 cm. aralıklı sıralara yan yana ekilir. Çimlendikten sonra gene seyreltme yapılır. Kış mevsiminde hasat edilecek tere tohumlan, sonbaharda yukarıda açıklanan şekilde ekilir.

BİTKİSİNİN YETİŞTİRİLMESİ

İklim isteği: Ilıman iklimlerin bitkisi olan tere, yarıgölge ve gölge yerleri sever. Tere, yaz mevsiminde yakıcı güneşten korunmalıdır.

Toprak ve gübreleme isteği: Tere, bol humuslu ve organik madde yönünden zengin bahçe toprağını sever. Bu nedenle terelik hazırlanırken derin kazılmış toprağa, bol bol iyi yanmış çiftlik gübresi ya da kompost gübre verilmelidir.

Sulama: Suyu seven bitki olan tere, yazın sıkça sulanır ve toprağının nemli olmasına özen gösterilir.

Hasat (Derim): Tere, tohumlarının ekilmesinden 8 hafta kadar sonra hasat edilecek hale gelir. Genç bitkilerde önce dış yapraklar, yaşlı bitkilerde ortadaki yapraklar koparılarak hasat edilir.

Bel Ağrısı « Kemikler Kaslar Kas Kirişleri ve Eklemler

Bel ağrılarımın bazı genel nedenleri hangileridir?
a.  Yaralanma; örneğin ağır cisimler kaldırmaktan veya bir düşme sonucu sırtta meydana gelen bir burkulmadan.
b.  Omurga kemiği artritinden.
c.  Kayan bir omurga diskinin meydana getirdiği fıtık veya disklerin dejenere olmasından.

Lumbago, sakroilyak (kalçada iki kemiğin birleştiği yer) zorlaması ve disk kayması arasındaki farklar nelerdir?
Lumbago beldeki adalelerin ciddi ve sürekli spazm halinde olmalarından ileri gelen sancıdır. Bu, belde meydana gelen bir zedelenmeye veya bu bölgedeki bütün sancıları tali olarak meydana getiren bir durumdur. Sakroilyak sancıların aslında olmayan bir şey olduğuna bugün inanılmakta ve bu belirtilerin kayan bir diskten ileri geldiği sanılmaktadır.

Bir disk kaydığı zaman ne meydana gelir?
Normal olarak çeşitli omurlara bir yastık vazifesi gören kıkırdakların bir kısmı yerinden oynayıp normal pozisyondan kayarak, kişi her kımıldanışında bir baskıya neden olur ve çok ciddi sancıların meydana gelmesine yol açar.

Bel ağrılarına daha fazla meyilli olan insan tipleri var mıdır?
Evet. Bel ve kuyruksokumu bölgelerindeki omurları zayıf ve anormal doğanlar veya bel kasları zayıf gelişmiş olanlar bu ağrılara daha fazla meyilli olurlar.

Bir kişinin sırtının burkulmaya veya disk kaymasına eğilimli olup olmadığını öngörmek mümkün müdür?
Genellikle bunu öngörmek imkansızdır. Bazı hallerde röntgen filmleri yanlış teşeküllerin bulunduğunu gösterebilecek ve ağır fiziki çalışmalara karşı kişiyi uyarmaya yararlı olabileceklerdir.

Eğer bir kişide bel ağrıları meydana gelmişse; bu, o kişinin kronik veya tekerrürlü duruma eğilimli olduğunu belirtir mi?
Evet.

Sakroilyak burkulması ile siyatik (siyatik nevrozu) arasındaki fark nedir?
Siyatik nevrozu sinir mecrası üzerindeki sancı ile ilgilidir; yani belden başlayarak kıça, kalçaya, baldıra ve oradan ayağa inmektedir. Artık tıp adamları arasında çok az kullanılmakta olan sakroilyak burkulmasının, esas siyatik nevrozu ile hiçbir ilişkisi bulunmamaktadır.

Kuşak, sıkı bir korse veya başka ortopedik aletler bel ağrıların gelişmesini önleyebilir mi?
Evet. Çünkü bu gibi yardımcı aletler bel kemiğinin burkulmasını önleyebilecek ve hastaya her zaman aşırı fiziki zorlamadan kaçınmasını hatırlatacaktır.

Lumbago, siyatik nevrozu veya disk kayması gibi bel bölgesinde sancı yapan durumlar ne gibi belirtilere neden olurlar?
Lumbago, adale ağrıları ve sırtın ortasında veya bir tarafında sancı ile birlikte gelmektedir. (Bu bir hastalık adı olmayıp yalnızca bir belirtiyi ifade etmektedir.) Siyatik nevrozu ve disk kayması yukarıda zikredilen aynı belirtilere neden olmaktadır.

Kronik bel ağrıları için tıbbi tedavi metotları nedir?
a.  Yatak somyası ile sert bir yatak arasına tahtaların yerleştirilmesi ve böylece sert ve düz bir zemin üzerinde yatmak.
b.  Muntazam sürelerle salisatlar ve başka sancı dindirici ilaçlar almak.
c.  Sıcaklık tedavilerinin yapılması.
d.  Spazmları  gidermek ve sırt adalelerini kuvvetlendirmek için doktorun tavsiye edeceği egzersizleri yapmak.
e.  Ani hareketlerden ve aşırı fiziki faaliyetten kaçınmak.
memişse bu gibi aletlerin kullanılmasına son verilebilir. İlk olarak bunların kullanılması kısa süreler için bırakılmalı ve birkaç hafta hiçbir rahatsızlık belirtisi meydana gelmemişse, bu gibi destek ve aletler tamamen terk edilmelidir.

Bel ağrılarımın nedenleri her zaman röntgen filmlerinde görülebilir mi?
Hayır bazı hallerde bel ağrılarının nedenlerinin tespiti için çok özel röntgen araştırması gerekmektedir. Bu özel araştırmalar yapıldıktan sonra bile bazı hallerde bel ağrıların nedeni tespit edilememektedir.

oyun