Sağlık ve Sağlıklı yaşam siteniz

Kayın « Aromaterapi

Beyaz kaynı ağacı aromatik yağının latincesi Betulla Alba'dır. Yağ, kayın ağacının yapraklarındaki tomurcuklardan ve beyaz kayın ağacının kabuklarından elde edilir. Bitki Rusya, Norveç, Almanya ve İsviçre'de yetişir.

Herbal Terapi

Deri problemlerinde, eklem ağrılarında, romatizmal şikayetlerde kullanılmaktadır. Cildi derinlemesine temizlediği için deri rahatsızlıklarında, kan dolaşımı bozukluklarında kullanılır.

Aromaterapi

Kayın aroma yağı, antiinflamatuar etki adını verdiğimiz mikrobik olmayan iltihaplarda, antiseptik ve diüretik adını verdiğimiz idrar söktürücü etkisi mevcuttur. Sıcak suda hoş bir ağaç kokusu özelliği mevcuttur. Artroz ve romatoid artritte kullanılır. Antiinflamatuar olarak kullanılır. İdrar yolları hastalıklarında, diüretik adını verdiğimiz idrar söktürme etkisi mevcuttur.

Kozmetikte Kullanım

Kozmetikte derin temizleyici etkisinden faydalanılır. Kan dolaşımını hızlandırır. Kuru ciltleri nemlendirici etkisi mevcuttur. Kepeklere karşı, ekzamada ve mantar enfeksiyonlarında etkilidir. Cilt altındaki sıvıyı çözücü etkisinden dolayı selülit tedavisinde kullanılır.

Kullanım Şekli

Masaj seklinde, banyoda kullanılmaktadır. Fin saunalarında inhalasyon etkisi ve deri üzerindeki etkisinden dolayı taban döşemesi olarak kullanılır. Antiseptik özelliği ve solunumu açıcı etkisi, taze bir hava verme özelliği saunalarda kullanımda aranan madde olmuştur. Masaj tarzında uygulama selülit tedavisinde etkilidir. Kuru ciltlere masaj tarzında veya su buharı ile uygulanmaktadır. Ayaklardaki çamaşırcı parmağı adını verdiğimiz tahrişlerde ve mantar enfeksiyonlarında sıcak suya birkaç damla konarak uygulanmalıdır. Kayın aromatik yağı, kullanılmadan önce dilüe edilmelidir.

Saçlar:kellik,saç Dökülmesi,saçların Yıkanması,vücutta Aşırı Kıllanma,elektroliz,saç Boyama « Deri ve Derialtı Dokuları

Kelliğin yeterli bir tedavi metodu var mıdır?
Birçok değişik tipte kellik vardır. Bazı kelliklere hiçbir yardımda bulunulamadığı için kellik tipi hakkında tam bir teşhise varılması önemlidir. Doktorunuz size tedavi edilebilecek bir tip olup olmadığını söyleyebilecektir. Sözde tedaviler hakkındaki reklamlara kanarak boşuna paranızı sarf etmeyin.

Kellik irsi midir?
Doğrudan doğruya değil ama, kel eğilimi irsi olabilir.

Geniş ölçüde reklamları yapılan ilaçlar,  kel  başta  saç  büyümesine yardımcı olabilirler mi?
Hayır.

Kafatası derisi masajı kelliğe yardımcı olabilir mi?
Kelliğin tipi masajın yararlı olup olmayacağını gösterecektir. Bunun hakkında ise gereken bilgiyi size ancak doktorunuz verebilecektir.

Alopesi nedir?
Alopesi saç dökülmesi için kullanılan teknik bir terimdir.

Muhtelif cins alopesi'ler var mıdır?
Evet. Bir tipi olan, "alopecia areata" normal kellikle hiçbir ilgisi olmayan, başın yalnız bir bölümündeki saçların dökülmesidir.

Genç erkeklerde normal tip kellik nasıl tedavi edilir?
Atılacak ilk önemli adım, kafatasını kaplayan derinin iyice muayene edilmesidir. Eğer hastalık bu deride ise, bu durumun tedavi edilmesiyle çok kez daha fazla saçların dökülmesi önlenebilinir.

Genç yaşta saçların kırlaşmasının veya genç yaşta saçların dökülmesinin kişinin genel sağlığı ile bir ilgisi var mıdır?
Hiçbir ilişkisi yoktur. Bu, çok kez bir aile karakteristiğidir ve erken yaşlanmayla veya yaşantı süresi ile hiçbir şekilde ilgili değildir.

Saçların kesilmesi veya traş edilmesi saçların daha gür çıkmasına neden olur mu?
Hayır. Bu genellikle halk arasında yaygınlaşan yanlış bir kavramdır.

Saçlar haftada kaç kez yıkanmalıdır?
Bu kişiye göre değişir. Bazı kişilerin haftada iki veya üç kez başlarını yıkamaları gerekir. Bazı kişilerin ise, saç yapıları nedeniyle, saçlarını iki haftada birden fazla yıkamamaları gerekmektedir.

Bir kadının yüzünde veya vücudunda  bulunan fazla kılları önleme çareleri var mıdır?
Evet. Bunlar elektroliz yoluyla alınabilir. Bazı hallerde fazla kıl çıkması iç salgı bezlerinden birinin bozuk çalışmasından ileri gelmektedir. Bu yüzdendir ki tedaviye girişilmeden hastanın genel sağlığının esaslı şekilde incelenmesi gerekmektedir.

Normal bir kişide fazla kıl nasıl giderilebilir?
Kıl döken ilaçlar, dikkatle kullanıldığı takdirde, yararlı olabilir. Ancak, en yararlı ve etkili metot bu fazla kılların elektroliz yolu ile alınmasıdır.

Elektroliz nedir?
Saç (veya kıl) folikülüne ufak bir iğne sokularak bu iğneden elektrik cereyanı verilmektedir. Bu işlemle saç' (veya kıl) in kökü imha edilmektedir. Daha sonra operatör saçı (veya kılı) çıkarmaktadır. Eğer iyi tatbik edildiği takdirde elektroliz yolu ile çıkarılan saç (veya kıl) bir daha büyümeyecektir.

Elektroliz tehlikeli bir metot mudur?
Bunları kaldırabilecek ciltlerde uygun bir şekilde yapıldıkları takdirde tehlikesi yoktur.

Elektroliz yapılması için doktora gitmek gerekli midir?
Hayır. Saç veya kılları uygun bir şekilde alabilecek elektroliz uzmanları vardır.

Kıllı erbenlerin elektroliz ile alınması uygun ve güvenli midir?
Hayır. Kıllı erbenlerde elektroliz kullanılmadan bir doktora başvurulması gerekir.

Saçların boyanması tehlikeli midir?
Önce az bir parça boyanarak, kullanılan kimyasal maddelere karşı alerji ve hassasiyet olmadığı tespit edildikten sonra ve boyama işlemi usta ve uzman kişilerce yapılmaktaysa, saç boyanmasından bir zarar gelmez.

Mandalina « Besinler ve Özellikleri

Erkenci türleriyle sonbaharın başlarında piyasaya çıkan ve kış ortasında son turfandaları yenilen mis kokulu, hoş tatlı mandalina meyvesini veren Mandalina ağacı, Turunçgiller'dendir (Narenciyeler). Anayurdu büyük olasılıkla Çin ya da Laos olan mandalina ağacı, ülkemizde başta Akdeniz ve Ege bölgelerinin kıyı şeridi olmak üzere Karadeniz ve Marmara bölgelerinin bazı kesimlerinde yetiştirilmektedir.

5-8 m'ye kadar boylanabilen bu hepyeşil ağacın, toprakta derine uzayan sağlam bir kök yapısı, ince ama dikine boylanan bir gövdesi vardır. Düzgün yapılı dallarında koyu yeşil renkli, portakalınkinden küçük ve sivri, üzeri parlak ve düz olan yaprakları yer alır. ilkbaharda ağacın biryıllık sürgünlerinin ucunda ya da yaprak koltuklarında açan çiçekleri beyaz renkli ve çok hoş kokuludur. Bu çiçekler, mandalin türlerine göre sonbahar başı, ortası ve sonunda olgunlaşıp mandalina meyvesine dönüşür.

Genelde portakaldan küçük olan bu meyveler, üstten ve alttan basık yuvarlak biçimli, turuncu renkli kabuğu gevşek, bol kokulu ve sulu eti hoş tatlı olur. Yurdumuzda yetiştirilen önemli çeşitleri içinde soğuğa en dayanıklı olan ve erken olgunlaşanı satsuma (Rize) mandalinasıdır.

Satsumadan sonra olgunlaşan klemantin çeşidi, ince kabuklu, az çekirdekli, güzel kokulu, bol sulu ve az çekirdekli olur. Yerli (Bodrum) mandalinaları ise geç olgunlaşır ve bol çekirdekli olur. Bunlardan başka, daha az oranda üretilen mandalina türleri de vardır. Mandalina meyvesi genelde taze olarak yenildiği gibi, reçeli, marmeladı, meyve suyu ve şerbeti yapılarak da tüketilir. Kabuğundan esansı çıkarılır.

BESİN DEĞERLERİ

100 gr. taze mandalinanın içerdiği besin değerleri şunlardır: 46 kalori; 0,8 gr. protein; 11.6 gr. karbonhidrat: 0 kolesterol; 0,2 gr. yağ; 0,5 gr. lif; 18 mgr. fosfor; 49 mgr. kalsiyum; 0,4 mgr. demir; 2 mgr. sodyum; 126 mgr. potasyum: 7,8 mgr. magnezyum; 420 IU A vitamini: 0,06 mgr. B1 vitamini; 0,2 mgr. B2 vitamini; 0,1 mgr. B3 vitamini; 0,067 mgr. B6 vitamini; 7,4 mcgr. folik asit ve 31 mgr. C vitamini.

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

Yukarıda sayılan önemli besin değerlerinin yanı sıra;

o Mandalina, içerdiği zengin ve doğal C vitaminiyle, bedenimizin hastalıklara karşı direnme gücünü artırır.

o Yüksek orandaki potasyum içeriğiyle yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur.

o İçerdiği antioksidan maddelerle bedenin kansere yakalanma rizikosunu azaltır.

o Kalp hastalıklarına karşı şaşırtıcı bir ilaç olma özelliği taşır: Çünkü kötü kolesterol düzeyini düşürür. Kılcal damarlardaki kan dolaşımını hızlandırır. Damar hastalıklarına karşı bedeni korur.

Sağlığa yararlı bütün bu önemli etkilerinden yararlanmak için mandalinanın taze olarak istendiği kadar yenilmesi öğütlenir.

AĞACININ ÜRETİLMESİ

Mandalina ağacı, turunç ağacı anaçlarına aşılanma yöntemiyle üretilir. Çokyıllık ve değerli bir ağaç olan mandalinayı bahçemizde yetiştirmek istiyorsak, bizim için doğru olan, karşımıza çıkan ilk üreticiden olur olmaz mandalina fidanlarını almamaktır. Bunun yerine, inanılır ve güvenilir fidan üreticilerinden, çeşidi belli ve sağlıklı fidanları almak yerinde olur.

Alacağımız bu mandalina fidanlarını soğuklardan korumak üzere ilkbaharda, toprak sıcaklığı 13 dereceye ulaştığında bahçemizde açacağımız 25-30 cm. çap ve derinlikteki çukurlara, klemantinleri 6 m., satsumaları 5 m. ve yerli mandalinaları 7 m. aralıklarla dikmemiz gerekir.

AĞACININ YETİŞTİRİLMESİ

İklim isteği: Tüm turunçgiller gibi, mandalina ağaçlarının da en önemli isteği sıcak bir ortamda yetiştirilmektir. Bu ağacın yetiştiriciliğinin yapıldığı yerde sıcaklıklar -3, -4 derecenin altına düşmemelidir. -9, -10 derecenin altına düşen sıcaklıklarda mandalina ağaçları donup ölebilir. Dayanamayacağı en yüksek sıcaklıklar ise, 45 derece ve üzeridir.

Mandalina ağaçlarının gelişmesi 12, 13 derece sıcaklıkta başlar; 25-31 dereceler, gelişmenin en hızlı olduğu sıcaklıktır ve 37-39 derecelerde ağaçların gelişmesi durur. Meyve bağlamaları için en uygun sıcaklık 21 derecedir. Soğuk ve sıcak olarak sert esen rüzgârlar mandalina ağaçlarını kötü yönde etkilediğinden, bulundukları yerde hâkim esen rüzgârlara karşı rüzgârkıranlar kurulmalıdır. Ayrıca mandalina ağaçlarının meyve dökümü ve meyvelerinin niteliği, havanın nem oranından etkilenir. Düşük nem oranlı hava, ağacın gelişimini ve meyve verimini kötü yönde etkilemektedir.

Toprak isteği: Tüm turunçgiller gibi, mandalina ağaçları da en iyi, bol humuslu, derin, süzek (suyu iyi akıntılı), kumlu-tınlı, tınlı ya da killi-tınlı topraklarda yetişir. İyice derine inen köklerinin oksijen gereksinimi fazla olduğundan, mandalina ağacı kesinlikle ağır topraklarda yetiştirilmemelidir. Taban suyunun da genelde toprak yüzeyinden 1,5 m. kadar altta olması istenir. Aksi takdirde toprakta iyi bir drenaj yapılması gerekir. Toprağın kireç oranına karşı da duyarlı olan mandalina ağaçları için en uygun toprakların pH'ı 5,5-6 olmalıdır.

Toprak işleme: Tüm turunçgiller gibi, mandalina ağaçlarının da çok derinlere inen kökleri vardır. Ama, köklerinin %90'ı, 0-90 cm. derinlikteki yüzlek topraklardadır. Bu nedenle toprak işlemesi 10 cm. derinliğe kadar yapılmalı ve ağacın köklerine zarar verilmemelidir. Bahçemizin, yılda 4 kez, ilkbahar ve yaz mevsimlerinde 15-20 gün aralarla çapalanması yeterli ve yararlı olacaktır. Yabani ot temizliği, böyle çapalamalarla olabileceği gibi, herbisit (ot öldürücü) ilaçlarla da yapılabilir.

Sulama: Tüm turunçgiller gibi mandalina ağaçlarının yıllık su gereksinimi de toprak tipi, iklim ve ağacın gelişimine bağlı olarak 800-1.200 mm. arasında değişir. Sulama dönemi olan nisan ayının ortasından ekim ortalarına kadarki 7 aylık sürede, havaların kurak ve sıcak olduğu zamanlarda, ağaçlara 600-700 mm. kadar su verilmesi gerekir.

Sulama yetersiz kalırsa ağaç köklerini yayar, gelişimi yavaşlar, ürün verimi ve niteliği düşer. Aşırı sulamada ağaçların kökleri havasız kalacağından, kök çürüklüğü hastalığı başlar. Yine ağaçların meyve verimi ve niteliği düşer. Mandalina ağacının sulama zamanının gelip gelmediği, en kolay şekilde şöyle anlaşılır: Ağacın yaprakları akşam saatlerinde güneş batmadan önce solgunluk gösteriyor ve gece canlanıyorsa, ağacın sulama zamanı gelmiş demektir. Öğle zamanı gelen geçici yaprak solgunluğuna aldanılmamalıdır.

Gübreleme: Tüm turunçgiller gibi, hep yeşil yapraklı mandalina ağacı da topraktan çok fazla besin maddesi kaldırdığından gübreye gereksinimi de çoktur. Ağaçlara, bulunduğu ortam, yaş ve gelişmelerine uygun ve dengeli gübreleme yapmak için bütün bu faktörlerin ortak etkisini ortaya koyan yaprak ve toprak analizleri uygulanmalı; buna göre verilecek azotlu, fosfatlı ve potaslı kompoze fenni gübre miktarları saptanmalıdır. Ayrıca eksikliği duyuluyorsa magnezyum, demir, mangan ve çinko da verilir. Mandalina ağaçlarına bu mineral gübrelerden başka, 2-3 yılda bir, iyi yanmış çiftlik gübresi verilmesi de yararlı olur.

Budama: Tüm turunçgiller gibi, mandalina ağaçlarına da şekil ve ürün budamaları uygulanır ve genellikle ağaçlara kâse şekli verilir. Şekil budamasına, ağaçların ürün vermesiyle başlanır. Turunçgillerin budanması ustalık isteyen bir iştir. Budamanın, ağaçları iyi tanıyan kişiler tarafından yapılması olumlu sonuçlar verir. Mandalina ağaçlarında kurumuş, ezilmiş, kırılmış, hastalanmış, yaralanmış, berelenmiş ve yaşlanmış dallar kesilip çıkarılmalıdır. Ayrıca obur dalların kesilip ayıklanması da gerekir.

Hasat (Derim): Mandalina hasadına, meyve çeşitlerinin olgunlaşma dönemine ve meyvelerin olgunluğuna bakılarak sonbaharın çeşitli zamanlarında başlanır. Meyveler ya elle tutulup sapı döndürülür ve bükülerek koparılır ya da daha iyisi keskin makasla kesilerek hasat edilir. Hasat sırasında kesinlikle ağaçların dalları kırılmamalı, meyve toplama işi açık, kuru, güneşli ve ılık havada yapılmalıdır. Meyve üzerlerinde çiy ve kırağı varsa bunların kuruması beklenmelidir.

Hastalık ve zararlılarıyla mücadele: Mandalina ağaçlarına dadanan zararlı ve hastalıklarla, en yakın yetkili kuruma danışılarak alınacak uygun tarım koruma ilaçları kullanılmak suretiyle zamanında, eksiksiz ve aksatılmadan mücadele sürdürülmelidir.

oyun