Sağlık ve Sağlıklı yaşam siteniz

Şeker Hastalığı (Diabet) « Hastalıklar

Nedenleri

Pankreas bezesinin yorulması: Kandaki şekerin belli seviyede kalması, pankreas bezinin salgıladığı insülin hormonu ile olur. Pankreas bezesini yoran etmenler şunlardır: Oburluk, şişmanlık ve ihtiyarlık.

Pankreas bezesinin hastalanması: Pankreas bezesi iltihaplanmış veya kireçlenmiştir. Pankreas kanseri veya pankreasın alınması.

Menopoz dönemi: Bu dönemde kadının hormonal dengesinde değişmeler olur. Çoğu kadınlar bu dönemde şeker hastası olurlar. Dişetlerinde yanma, dişlerde çürüme, ağızda kuruluk, gözde katarakt oluşur. Bu dönemde eksilen kadınlık hormonu şu bitkilerle sağlanarak, şeker hastalığına yakalanma riski azaltılabilir: Papatya, Ökse otu, Nergis, Adaçayı. Ayrıca, bu dönemde kilo almamaya gayret edilmelidir.

Kortizonlu ilaçlar: Kortizon, böbrek üstü bezlerinin verdiği hormondur ve pek çok hastalığa karşı kullanılmıştır. Ancak şeker hastalığı da dahil birçok yan etkileri vardır.

Ruhsal ve bedensel etkenler: Yapılan araştırmalar, korku, şok, ruhsal sıkıntı gibi psikolojik etkilerin, pankreas salgısını etkileyerek, şekere yol açtığını göstermiştir. Ruhsal bozukluklar şeker hastalığını davet eder.

Vücutta Yarattığı Etkiler

Kandaki asit dengesi bozulur.

Kandaki aseton miktarı artar. Bu durum, hastada bulantı ve kusmaya neden olur. Hastada su kaybı olur ve komaya girer.

Çeşitli hastalıklara zemin hazırlar.

Ciltte yer yer kızarma, pişme, çıban ve apseler oluşur.

Diş etleri, dudak iç kısımları enfeksiyona uğrar ve kaşınır.

Ateş, böbrek gangreni, böbrek ağrısı, sistit, karaciğer ve safrakesesi iltihabı oluşur.

Akciğer veremi sık görülür.

Ayrıca, damar sertliği, görme zayıflığı, kalp yetersizliği, beyin fonksiyonlarının yavaşlaması, sinir bozuklukları, diş çürümesi gibi birçok rahatsızlığa da kapı aralar.

Tedavi

Şeker hastalığı, bir beslenme hastalığıdır. Bu nedenle dengeli beslenmeye özen gösterilmeli, yani karbonhidrat-protein-yağ dengesi sağlanmalıdır. Yağsız süt, yoğurt, yağsız et, balık, yumurta, patates, hububat, bakliyat yenmelidir.

Sebzelerden lahana, tere, soğan, marul, salatalık, turp, domates, patlıcan ve yerelması tavsiye edilir. Meyvelerden ise ekşi elma, limon, greyfurt, yeşil erik, koruk gibi ekşi olanlar tercih edilmelidir. Baharatlar, vücudumuzdaki salgı bezlerine tesir ederek, onları çalıştırırlar. Bu nedenle her sofrada bulundurulmalıdırlar.

Bitki Tedavisi

Tunus Baklası ( çemen ): İki bardak suya 1 kaşık çemen konur ve orta ateşte pişirilerek sabah kahvaltısından önce içilir.

Yulaf: Yemeklerden önce veya iki yemek arası, günde 3-4 bardak salep şeklinde, 1 bardak suya 1 kaşık yulaf unu katarak, orta ateşte pişirip içmelidir.

Mersin Yaprağı: 1 litre kaynar suya, 1 yemek kaşığı yaprak konur. 15 dakika demleyip süzülür ve her yemekten önce 1 çay bardağı içilir.

Okaliptus: 1 litre kaynar suya, 1 yemek kaşığı yaprak konur. 15 dakika demleyip süzülür ve her yemekten önce 1 çay bardağı içilir.

Karadut Yaprağı: 1 çay bardağı sıcak suya, 1 tatlı kaşığı hulasası konur. Yemeklerden önce içilir.

Ceviz Yaprağı: 1 litre kaynar suya, 1 yemek kaşığı yaprak konur. 15 dakika demleyip süzülür ve her yemekten önce 1 çay bardağı içilir.

Zeytin Yaprağı: 30 g. yaprak ince kıyılıp, 1 litre suya atılır, 2 dakika kaynatılıp, 15 dakika demlenir ve süzülür. Yemeklerden önce 1 çay bardağı içilir.

Ardıç Tohumu: 30 g. ardıç, 1 litre suya atılır, 10 dakika kaynatılıp, 15 dakika demlenir ve süzülür. Yemeklerden sonra 3-4 çay bardağı içilir.

Böğürtlen, adaçayı, at kuyruğu (kırkkilit otu)

Bitkilerle yapılan tedavilerin yararlı olabilmesi için, yukarıdaki liste, en az 2-3 ay sürekli uygulanması gerekir.

Niçin Hıçkırırız? « Genel

Akciğerlerimiz kaburgalarımızın içinde birer torba gibi dururlar. Nefes aldığımızda bu torbalar içerlerine alabildikleri kadar hava alarak şişerler. Göğsümüzü karnımızdan ayıran ve akciğerlerimizin altına bitişik büyük bir kas olan diyafram, büzüşerek ciğerlerimizin genişlemesini sağlar, nefes almamıza yardımcı olur.

Süratli yemek yenildiğinde, yutkunma neticesinde yemek ile birlikte bir miktar da hava alınır. Hıçkırık, yiyeceğin yüzeyine yapışarak sindirim sistemine giren bu havayı atmak için sistemin gösterdiği bir tepkidir. Diyafram süratle büzüşerek, çok ani ve hızlı nefes almamızı sağlar. Bu arada boğazımızın üst tarafında, ses tellerimizin bulunduğu kısımda bir kapanma olur ve buradan geçen hava bir an bloke edilir. Bu da 'hıck' şeklinde bir sesin çıkmasına neden olur.

Midedeki bir olayla diyaframın ilişkisi, bu iki organdaki sinirlerin birbirine çok yakın hatta iç içe geçmiş olmalarındandır. Bu nedenle en çok yemekten sonra hıçkırırız. Sindirim işlemi bittikten sonra hıçkırık olmaz. Hıçkırığı önlemek için çok çeşitli öneriler vardır.

Baş aşağı durmak, yavaş yavaş su içmek, kolları yukarıda tutmak, nefesi tutmak, ileride bir noktaya bakarak derin nefes almak, buzlu su içmek, nefesi tutarak üç kere yutkunmak, nane yutmak, parmağı kulağa bastırarak su içmek ve korkutmak gibi.

Bunlardan korkutarak insanı şok etmek, dolayısıyla sinir sistemini etkilemek, derin nefes alarak diyaframın mideyi itmesini sağlamak ve de kandaki düşük karbondioksit seviyesinin hıçkırığın oluşumunu hızlandırdığı bilindiğinden nefesi tutmak en mantıklı önlemlerdir.

Aslında ise bu önlemlerin hiçbirine gerek yoktur. Hıçkırıklar yaklaşık 5 saniyede bir olur ve genellikle bir dakikadan fazla sürmezler. Siz önlemlerle uğraşırken, o zaten kendi kendine kesilir. Hıçkırığı kesmek için kabul edilen genel görüş hiçbir önlemin hıçkırığı kesmediğidir. Ancak aylarca süren istisnai durumlarda, muhakkak tıbbi müdahale gerekir, hatta bu durumlarda sinirler üzerinde operasyon yapılması bile gündeme gelebilir.

Çok miktarda biber yemek gibi kimyasal yanmaların, enfeksiyonların ve ülser gibi hastalıkların da hıçkırığı meydana getirebilecekleri ileri sürülüyor. Hıçkırık süresince bir şey yememekte ve içmemekte fayda vardır, çünkü bu sırada tekrar fazla hava alınabilir.

Hıçkırığı önlemek için en iyisi yemeği yavaş yiyin, çok miktarda yemeyin, yemek yerken karbonatlı içki içmeyin, yemeğe konsantre olun, çok konuşmayın ve gülmeyin. Yemeğe saygınız ne kadar artarsa, hıçkırık o kadar azalır.

Genetik Tababet « Kalıtımsal ve Doğmalık Hastalıklar

Genetik tababet   ifade etmektedir?
Bu irsiyet olaylarını, hastalıklarını ve bununla ilgili başka yönleri, yakından tetkik eden ve çok çabuk gelişmekte olan yepyeni bir  bilim koludur. Çok kudretli yeni mikroskopların gelişmesiyle as kromozomlar veya genler, günümüzde artık bu mikroskoplar altında da görülebilmekte ve incelenebilmektedir.

Yeni doğan bir bebeğin kromozomlarını veya genlerini   incelemek bebekte sakatlıklar olup olmadığı tespit edilebilinmekte midir?
Günümüzde bebeğin ağzından birkaç hücrenin kazınmasıyla veya kanındaki hücrelerin muayenesiyle kromozomlarını inceleme ir kanları elde edilmiştir. Kromozomlar sınıflandırılarak ayrılabilmektedir. Genlerde bu henüz başarılmamıştır. Kromozomların incelenmesiyle birçok yetersizlik ve sakatlık bugüne kadar tespit edilmiştir.

Kromozomların incelenmesiyle hangi hastalıklar teşhis edilmektedir?
Bugüne kadar Mongolizm, Klinefelter ve Turner sendromu kromozomlardaki düzensizliklerden ileri geldiği tespit edilmiştir.

Genlerde düzensizlik olduğunun tam tespiti yapılacağı gün acaba gelecek midir?
Evet. Genetik tababette son yıllarda kaydedilen ilerlemelerden genlerin incelenmesiyle hastalığın teşhis edileceği günlerin uzak olmadığı umutları kuvvetlenmektedir.

Genetik tababette ilerlemeler sayesinde bazı hastalıkların ortadan kaldırılabileceği umutları var mıdır?
Evet. Bir gün gelebilir ki genlerde ve kromozomlarda bazı özel karakteristikleri meydana çıkaracaktır. Bunlarla şeker, kistik fibroid ve hatta kanser gibi hastalıkların gelişmesi aydınlığa kavuşabilecektir. Bir kez bu eğilimleri meydana getiren asıl anormallikler tespit edildiği zaman, bunları ortadan kaldırabilecek yollar da bulunabilecektir.

Çocuk doğmadan önce bazı doğum sakatlıkları teşhis edilebilmekte midir?
Evet. "Amniyosentez" olarak adlandırılan bir işlemle karın bölgesinden rahme bir iğne sokulmakta, ceninin etrafını saran zardan bir miktar sıvı alınmakta ve sıvı çok güçlü mikroskop altında incelenmektedir. Bu şekilde hücrelerde anormal kromozomlarının bulunup bulunmadığı tespit edilmekte ve ceninde sakatlık ya da anormalliklerin bulunup bulunmadığı anlaşılabilmektedir.

oyun