Sağlık ve Sağlıklı yaşam siteniz

Sinirliot « Şifalı Bitkiler

Taze sinirliot yapraklarıyla hazırlanan şurup kan temizleyici etkiye sahiptir ve her öğünden önce kullanılmalıdır. Yetişkinler bir yemek kaşığı alırken, çocuklar yarım tatlı kaşığı alırlar.

Sinirliot şurubu iki ayrı reçeteye göre hazırlanabilir:

1) İki avuç dolusu iyice yıkanmış taze sinirliot yaprağı kıyma makinesinden geçirilir. Bu yaprak lapası biraz su eklenerek sulandırılır. 250g çiçek balı ve 300g ham şeker eklenir. Çok düşük ısıda sürekli karıştırılarak kaynama derecesine geldiğinde ocaktan indirilir. Yaprak, bal ve ham şekerden oluşan ağdalı şurup temiz kavanozlara aktarılır ve buzdolabında muhafaza edilir.

2) İyice yıkanmış sinirliot yaprakları bir çömleğin veya cam kabın dibine bir kat dizilir ve üstüne bir kat ham tozşeker serpildikten sonra yine bir kat yaprak dizilir. Kap dolana kadar bu işlem sürdürülür. Kap dolduktan sonra, besinlerin korunmasında kullanılan ince plastik folyelerle, hava almayacak biçimde ağzı iyice örtülür ve bahçenin belirli bir köşesine gömülür. Üstü toprakla örtülmeden önce, kap bir tahta parçasıyla koruma altına alınır. Toprağın altındaki değişmeyen ısıda sinirliot-şeker karışımı mayalanmaya başlar. Sekiz hafta sonra kap topraktan çıkarılır, oluşan şurup kısaca kaynatılır ve soğuduktan sonra şişelere veya kavanozlara aktarılır.

İskelet ve Kemikler « Anatomi

Bütün omurgalı hayvanların ve insanların, türlere göre değişik sayıda kemikten oluşan eklemli bir çatısı, yani iskeleti vardır. Birbirine eklemlerle bağlanan kemikler, kaslara destek görevi yapar; ayrıca, iç organları korur, vücudun besin alışverişine katkıda bulunur, özellikle kan için çok gerekli olan kalsiyumu sağlar.

Canlı Bir Madde

Kemik madensel tuzlardan (yüzde 45), sudan (yüzde 25) ve başta kemiközü (osein) olmak üzere ona esneklik veren maddelerden (yüzde 30) oluşur. Üzerindeki incecik kanallardan sinirler ve kan damarları geçer.

İskelet gelişen bir yapıdır: doğumdan erişkin yaşa kadar kemiklerin ağırlığı artar, boyu uzar (kızlarda 20 ve erkeklerde 25 yaşına kadar). Kemik, kırıldığı zaman özel bir madde çıkararak kendini onarır. Ancak bu canlılık sürekli olarak bazı besinlerin (protitler, kalsiyum, fosfor ve D vitamini) sağlanmasına ve bazı salgıbezlerinin iyi çalışmasına da bağlıdır.

Kemikler biçimlerine göre yassı kemikler (kürek kemiği, kafatası kemikleri), kısa kemikler (omurga) ve uzun kemikler (uyluk kemiği) diye çeşitlere ayrılır. Uzun kemiklerde silindir biçiminde bir orta kanal bulunur ve bunun içinde sarı ilik yer alır: bu çeşit kemiklerin iki ucu hafifçe şişkindir ve üzeri kıkırdak adını verdiğimiz sedef renginde bir maddeyle kaplıdır. Uçlarda kırmızı ilik vardır.

Karmaşık Bir Çatı

İskeleti özellikle ayakta durmağa elverişli olan insanda, vücudun kemikten eksenine omurga denir. Omurga, üst üste yerleşmiş 33 kemikten meydana gelir, omur denilen bu kemikler, kıkırdaktan yapılmış esnek disklerle birbirinden ayrılır. Omurga, kuyruk ve sağrı kemikleriyle kalça kemiklerinden oluşan leğene dayanır. Omurganın içinde, beynin uzantısı olan omurilik vardır. Kafatası başlıca 8 kemikten meydana gelir. Bunlar yassı kemiklerdir ve birbirine sımsıkı kenetlenmiştir. Başın yüz kısmında, 13'ü kafatasına kaynamış 15 kemik bulunur.

Omurlardan başlayan 12 çift kaburga önde göğüs kemiğine bağlanarak göğüs kafesini oluşturur. Kollar kürek ve köprücük kemikleriyle omurgaya bağlanır; bacaklarsa iki kalça kemiğine bağlıdır. Bacak kemikleri (uyluk, baldır ve kaval) ayak kemikleriyle son bulur ve el ile son bulan kol kemiklerinden (pazı, önkol ve dirsek) daha sağlam ve güçlüdür, çünkü bacak kemikleri hem vücut ağırlığını taşır, hem de yürümeyi sağlar.

Hastalıklar ve Çarpıklıklar

Kemiklerde mikroplu hastalıklar (kemik iltihabı, kemik veremi), kötü beslenme ya da güneş görmeme (raşitizm) yüzünden çarpılmalar olabilir. Omurga da bazen çarpılabilir: kamburluk v.b.

Eklemler

Kemiklerin eklem yerleri yapışık (kafatası kemikleri), yarı oynar (omurlar) veya oynar olabilir: böylece kol ve bacak eklemleri (dirsek, diz) eklem sıvısı denen yağlı bir sıvıyla dolu ve kaygan bir kıkırdakla kaplıdır. Eklem kapsülü denen bir gömlek ve eklem bağlan, kemiklerin birbirinden ayrılmasını önler. Kapsül de, eklem bağları da şiddetli basınç altında (burkulmalar, ezikler) uzayabilir ve o zaman kemikler birbirinden ayrılabilir, yerinden çıkabilir; çıkık yerlerindeki eklem sıvısı da yayılabilir.



(Solda) İnsan iskeleti. Öteki primatlardan farklı olarak insanda omurga diktir: vücudun çeşitli yerlerindeki eğimler, ayakta dururken gerekli olan esnekliği ve dengeyi sağlar.

(Sağda) Bir eklemin şeması: diz.

Omurilik Travmaları « Beyin Cerrahisi

Omurilik travmalarının genel sebepleri nelerdir?
Omurilik yaralanmaları genellikle kaburga kemiğinde ileri gelen kırıklar veya çıkıklarla birlikte meydana gelmektedir. Düşmeler, otomobil kullanırken meydana gelen veya trafik kazaları, silahla yaralanmalar genellikle bu duruma sebep olurlar. Kaburga, bir kazada zedelendiği zaman, omurilik zedelenmemiş olabilirse de yaralının hastaneye kaldırılırken yapılacak herhangi küçük bir ihmal omuriliğin de zedelenmesine yol açabilir.

Bir omurilik yaralanması nasıl belli olur?
Omurilik yaralanmalarında muhtelif derecelerde felç durumu, his kaybı, mesane ve bağırsakların kontrolünün kaybı görülebilinir.

Bir omurilik yaralanmasından sonra iyileşme şansı nedir?
Tam bir felç durumu ve bütün hislerin kaybolması halinde iyileşebilme şansları çok azdır. Omuriliğin bütün fonksiyonları durmamışsa ve çok az da olsa bu fonksiyonlar işlemekteyse, o zaman yaralının iyileşme şansı çok daha yüksek olur. Eğer omuriliğin fonksiyonları birkaç gün tamamen çalışmaz halde kalırsa, herhangi bir iyileşme elde edilebileceği imkanı yok gibidir. Ayrılmış liflerin yeniden canlanması (regeneration) omurilikte meydana gelmez.

Omurilik yaralanmalarında   cerrahi müdahaleden   faydalanma imkanları var mıdır?
Omurilik yaralanmaların büyük çoğunluğunda ameliyatın hiçbir faydası yoktur. Bazı nadir istisnalar varsa da, genel kaide omurga çatlaması veya çıkıntısını tedavi etmek için ortopedik tedbirlere başvurulmasıdır. Kemiklerde sağlamlık ve kemiklerin normal sıralanma temini bakımından cerrahi müdahale gerekli olabilir.

Felçli kalan bir hastanın iyileşme umutları var mıdır?
Felçli kalan bir hastanın idaresi o kadar karışık bir problemdir ki, bunun hakkında fikir yürütmek bu eserin konusu dışındadır. Sununla yetinelim ki, uzun bir eğitimden sonra bu gibi felçlilerin birçoğunu rehabilitasyon yoluyla, araçla hareket ve yaklaşık normal bir hayat sürdürme imkanları temin edilebilinmektedir.

oyun